fbpx
  • En Büyük Özgürlüğün: Özgüvenin

    “Şu işe bir gireyim, sonra her şey düzelecek.” “Kollarım daha kaslı olursa beni beğenirler.” “Ah bir evlensek, sonra rahatlayacağım.” “Biraz kilo verebilirsem güzel olacağım.” “Projeyi tamamlayabilirsek başarılı hissedeceğim.” Hayatın ne kadar bağlı birşeylerin olmasına, öyle değil mi? Kızı tavlayabilirsen kendini daha iyi hissedeceksin, kilo verirsen güzel olduğunu düşüneceksin, terfi alırsan işe yaradığını bileceksin… Koşulsuz hissedemiyor muyuz güzel olduğumuzu, sevilmeyi hakettiğimizi ya da değerli görülebileceğimizi? Muhakkak bir şarta bağlı olmalı, öyle mi? Dünyada varolan güzel sıfatların, iyi hissettiren vasıfların bir bedeli olmak zorunda mı? Verdiğim kilolarla mı alıyorum “güzel” etiketini? Ya da özgeçmişime eklediğim prestijli okullarla mı saygınlık basamaklarını adımlıyorum? Emin misin? Ben değilim… İstediğin vücuda sahip olsan da, hayalindeki kariyeri…

  • 4 Adımda Özgüven: “O Kız” Olmak

    Selam canımın içi kadınlar, güzel kızlar! Elbette söyleyeceklerim yalnızca kızlar için geçerli değil; ama bilirsiniz çoğu zaman kızlar arasında nispeten daha yoğun ve yorucu bir savaştır özgüvenli olmak. Belki bu algıyı kendi kendimize oluşturmuşuzdur, bu yüzden bu kadar zorlanırız. Herkesin hayranlıkla baktığı “O kız” olmanın tanımını da çok yanlış anlarız bu yüzden. Özellikle lise döneminde benim jenerasyonumun özgüvenli insan algısı çok farklıydı. (Mezun olalı kaç yıl oldu saymak istemiyorum, hey gidi hey…) Şimdi durum nedir bilmiyorum ama biz çok yanılmıştık. Eğer aranızda “cool” olmayı baygın ve somurtkan surat ifadesiyle gezmekle, özgüvenli olmayı insanlara yukarıdan bakmakla, korkusuz olmayı vahşi olmakla, “güzel” olmayı da her zaman çok çaba sarfetmekle karıştıran varsa benden…