• Bu Cümleleri Kendine Asla Söyleme: Zihnindeki Negatif Sesi Sustur

    Hayatın içinde zihninden geçen düşüncelerin farkında mısın? Her gün, her an neler söylüyorsun kendine? Destekliyor musun kendini, koruyor musun? Yoksa devamlı eleştiriyor, suçluyor ya da yargılıyor musun? Biliyor musun, hayalindeki senin önünde duran tek engel SENSİN! Kendine şefkatle, nazikçe yaklaşmana engel olan iç ses neler söylüyor sana? Dinle bakalım… “Kimse beni sevmiyor.” Eminim çevrende seni seven, varlığına değer veren çok insan vardır. Onlara değil, sana sormak lazım: Sen neden kendini sevmiyorsun? “Elalem ne der?” Bırak şu elalemi allasen. Başkaları yönetmesin hayatını, kır zincirlerini. Ne derlerse desinler, bu SENİN hayatın! “Çirkinim, şişmanım/cılızım.” Yazık biliyor musun… Kısacık hayatta kendine böylesine acımasız davranma, ruhunu soluksuz bırakma… Öyle güzelsin, öyle güzelsin ki… İzin ver…

  • En Büyük Özgürlüğün: Özgüvenin

    “Şu işe bir gireyim, sonra her şey düzelecek.” “Kollarım daha kaslı olursa beni beğenirler.” “Ah bir evlensek, sonra rahatlayacağım.” “Biraz kilo verebilirsem güzel olacağım.” “Projeyi tamamlayabilirsek başarılı hissedeceğim.” Hayatın ne kadar bağlı birşeylerin olmasına, öyle değil mi? Kızı tavlayabilirsen kendini daha iyi hissedeceksin, kilo verirsen güzel olduğunu düşüneceksin, terfi alırsan işe yaradığını bileceksin… Koşulsuz hissedemiyor muyuz güzel olduğumuzu, sevilmeyi hakettiğimizi ya da değerli görülebileceğimizi? Muhakkak bir şarta bağlı olmalı, öyle mi? Dünyada varolan güzel sıfatların, iyi hissettiren vasıfların bir bedeli olmak zorunda mı? Verdiğim kilolarla mı alıyorum “güzel” etiketini? Ya da özgeçmişime eklediğim prestijli okullarla mı saygınlık basamaklarını adımlıyorum? Emin misin? Ben değilim… İstediğin vücuda sahip olsan da, hayalindeki kariyeri…

  • Hayatı Yaşanır Kılmak İstiyorsan Bunu Yapmak Zorundasın

    En son ne zaman kendinle başbaşa kaldın? Hayır , gerçekten. Ne zaman bir kafeye gidip kendine bir şeyler ısmarladın? Ne zaman en sevdiğin restaurantta yer ayırtıp kendini yemeğe çıkardın? Ne zaman çok sevdiğin yerlere tek başına gittin? Ne zaman bi kadeh kaldırdın kendine? Peki en son bunu yaptığında kimdin? “Ya nasıl sorular bunlar Ceren…” Evet haklısınız sadede gelelim hadi. Diyorum ki kalabalığın içinde kendimizi kaybediyoruz. Ondan bi’ fikir, bundan bi tavsiye derken kendimiz ne hissediyoruz, ne düşünüyoruz, neyi seviyoruz, hangisi bizim fikrimiz, hangisi başkasından etkilendiğimiz bir düşünce, hepsi birbirine giriyor… Bir süre sonra başkaları gibi davranmaya, başkaları gibi düşünmeye, başkaları gibi konuşmaya başlıyoruz belki de. Bu bir ayıp değil, bu…

  • Kalbin Kırılmasın Diye Daha Ne Kadar Saklanacaksın?

    Ne kadar çok korkuyoruz kalbimizin kırılmasından. Ödümüz patlıyor. En ufak bir ihtimali bile bizi perdelerin arkasında tutmaya yetiyor. Aman kalbimiz kırılmasın, aman canımız yanmasın, aman üzülmeyelim… Kim bilir nice ilişkiler, yaşanacak nice güzel anılar daha gerçeğe dönüşmeden yok oldu gitti bu uğurda… Neden kaçtık, neden korktuk? Kalbimizin kırılmasından. Peki, tek bir sorunun yanıtını almak istiyorum. Eğer kalbin kırılmazsa kim olduğunu nasıl bileceksin? Hadi evinin kapısını kitleyip dışarı bile çıkmadan otur. Kalbini kimse kıramasın diye hareket bile etmeden öylece dur. Hayatının sonuna kadar güvenli alanında öylece durup ömrünün geçmesini bekle. Bekle ki kimse seni bulup kalbini kıramasın. Seni bulacak olan güzellikler de, felaketler de elinle koymuş gibi gelir bulur seni. Sen ise hayatı…