• Neden Bazen Vazgeçmek Gerekir?

    Evet evet biliyorum. “Vazgeçmeyin, yürüyün, koşun, yola devam edin…” Bunları duydunuz hep oradan buradan. Burada bile sürekli bunları okudunuz. Bugün kararlı olmaktan, motivasyondan, hayallerden ziyade vazgeçmekten bahsedeceğiz. Bırakmaktan, salıvermekten… Bir şeyi çok fazla istediğimizde aynı zamanda çok tehlikeli bir yola gireriz; bağımlılık. Bilirsiniz, bağımlılık bize neyi neden istediğimizi dahi unutturan tehlikeli bir duygudur. Bir süre sonra neden bu yolda olduğumuzu dahi unutup sadece “istemeye” odaklanırız. Ne pahasına olursa olsun elde etmek veya kaybetmemek için her şeyi yaparız. Çünkü artık o şey her neyse onsuz yapamayacağımızı, o şey olmadan nefes alamayacağımızı düşünürüz. Neydi en başta o şeyi hayatımızda istememizin sebebi? Hatırlamıyoruzdur büyük bir ihtimalle. Hırs: Keskin sirkenin küpüne zararı… Bu kadar bağımlılık…

  • Yeni Bir Hayat ve Konfor Alanı

    Değişimden oldum olası korkan bir insandım. Hiçbir zaman riski sevemedim, garanticiydim. Saçımı, evimi, hayatımdaki insanları, alışkanlıklarımı, eşyalarımı değiştirmek istemez hatta hepsiyle aramda ciddi duygusal bağlar kurardım. “Aman ha hayatımda hiçbir şey değişmesin, her şey aynı kalsın.” Sonra farkettim ki değişim benim karşı koyabileceğim ya da seçebileceğim bir şey değilmiş. Hayatımızda bir şeyler istesek de istemesek de değişiyor, değişecek. Ya onunla barışırız ya da eski olan her şeyi özleyerek hayatımızı geçiririz. Bu seçime en güzel örnek üniversite mezuniyetimdi sanırım. O kadar güzel bir üniversite hayatı yaşamıştım ki mezun olduktan sonra aklıma ne zaman gelse o günlerin geride kalmasına, o hayatı bir daha yaşayamayacak olmama üzüldüm. Yani tercihimi üzülmekten yana kullandım. Halbuki…