• Sana Güvenmeyi Öğreneceğiz Hayat

    Düşünüyorum da hayatı her an olmam gereken yerde olduğumdan emin bir şekilde yaşasaydım, bunu gerçekten başarabilseydim, tüm hayatım koşullara takılmaksızın harika olurdu. Ne zaman doğru yerde doğru zamanda olduğumu düşünsem içimi tarifsiz bir huzur kaplar. O an yapmam gereken tek şey orada olmak. -meli -malı ekleri olmadan sadece orada olmak… Şunu anladım ki eğer sürekli başka bir yerde olmak zorunda hissediyorsak, sürekli olduğumuz yerden suçluluk duyuyorsak, bunun sonu gelmeyecek…. “Şu an harika bir işte çalışıyor olmam lazımdı, bense burada çürüyorum. Harika bir iş buldum. Şu an iki katlı bir evde oturuyor olmam lazımdı, bu evden daha iyisinde olmalıydım. Harika bir eve taşındım. Şu an mükemmel bir ilişkim olmalıydı, burada yalnız…

  • Hayattan İlham Al: İlham Aldıklarım

    Son zamanlarda çok kullanılmaya başlanan bir kavram oldu ilham almak. Tamam da neden önemli bu kadar? Neden ilham almak için bir sürü aplikasyonlar, siteler çıktı? Gerek var mı? En azından benim için gerek var. İlham almak hayata “Evet” demektir. İlham almak “Ben de!” demektir. Ben de yapabilirim, ben de sahip olabilirim, ben de hissedebilirim… İlham almak hayata olan tutkumuzu yeniden dengeye sokar. Sahip olmak istediklerimizi, yaşamak istediklerimizi, olmak istediklerimizi bize hatırlatır. “Hadi yeniden heyecanlan bir şeyler için, durma öyle.” der. “Hadi, harekete geç!” der. Bazen bir şeyi elde edememiş olmaya o kadar takılırız ki neden istediğimizi bile unuturuz. İşte ilham bize neden istediğimizi hatırlatır. İçimizdeki tutkuyu ateşler. Ne zaman bir…

  • Sen Kimsin ve Kim Olmak İstiyorsun?

    Sonbahara hoşgeldin dedikten sonra (tam burada dedim) hayatımı sorgulayıp şöyle bir gözden geçirecek fırsatım oldu. Çeşitli nedenlerden dolayı hayat bana “ben kimim?” ve “kim olmak istiyorum?” sorularını sordurttu bu sonbaharda. Ben kimim ve kim olmak istiyorum? Hiç düşündünüz mü? Birisi yakın bir arkadaşınıza sizin için “nasıl biri?” diye sorduğunda hakkınızda hangi sıfatlar kullanılıyor? Sizi nasıl tarif ediyorlar, hangi özelliklerinizden bahsediyorlar… Ya da siz hayattaki duruşunuzu nasıl tanımlıyorsunuz? Kendinize hayran mısınız? Değilseniz nasıl bir insan olsanız kendinize hayran olurdunuz? Nasıl yaşarsınız? Nasıl konuşur, nasıl gülersiniz? Nelerden hoşlanırsınız, neleri sevmezsiniz? Peki en sevmediğiniz özellikleriniz neler? Bütün işaretler bu sorulara götürdü beni. Sanki hayat sürekli “kimsin sen?”, “hayatta kim olmayı seçiyorsun?” diye sorup…

  • Sosyal Medyadaki Kusursuz Hayatlar

    Instagram’a girip de moraliniz bozularak çıktınız mı hiç? Evinizde oturduğunuz veya işte harıl harıl çalıştığınız bir gün Snapchat’e girip herkes tatilde, herkes eğleniyor, herkes mutlu diyerek kendinizi aşağılara çektiğiniz oldu mu? Ya da o gülüp eğlenen suratları, #lifeisbeautiful , #happiness etiketlerini gördükten sonra “gerçekten mutlu muyum?” diye kendinizi sorguladığınız oldu mu? Peki sizce gerçekten herkes o kadar mutlu mu? Artık birçok insanın gününün yarısı günlük işlerini yaparak, diğer yarısı da sosyal medyada başkalarının fotoğraflarına, snaplerine, tweetlerine bakarak geçiyor. Eleştiriyorum sanılmasın, ben de onlardan biriyim. Son zamanlarda bunun önüne geçmeye çalışıyorum fakat herkes gibi benim de boş kaldığım, sıkıldığım ilk an elim instagram’a snapchat’e veya diğer sosyal medya hesaplarına kayıyor. Bundan…

  • Sana Hoşgeldin Diyeceğim Sonbahar

    Ben tam bir yaz insanıyım. Hatta bu konudaki düşüncelerimi yazın başında “Ruhuna Yaz Gelsin” ismini verdiğim yazıda uzun uzun anlatmıştım. 🙂 (Burada) Yine de şimdi bir daha söylüyorum. Seni seviyorum yaz… Gönül ister ki havalar hep sıcacık olsun, üşümeyelim, tuzlu tuzlu denizlerde geçsin ömrümüz, hafiflik hakim olsun hem ruhumuzda hem kıyafetlerimizde. Tahmin etmesi zor olmayacak ki 365 günü yaz olan yerlere yerleşmektir en büyük hayalim. Yani diyeceğim o ki yaz en güzel mevsimdir benim için, ama şimdi sana hoşgeldin diyeceğim sonbahar. Hem de kollarımı kocaman açıp sarılacağım sana. Çünkü her ne kadar hep yaz olsun desem de biliyorum ki yazı güzel yapan sensin, yazı güzel yapan kış… Biliyorum ki sıcağı…

  • En Çok Ben Sevdim Beni!

    Bugün eski fotoğrafları kurcalarken bundan iki sene önce tam bu zamanlara döndüm. İçim sıcacık oldu. Hatırladım. Ben olmayı hatırladım, bir olmayı hatırladım. Hayatımın en kötü günlerini yaşayacağımı zannederken hayatımın en güzel günlerini yaşadığım bir yazdı. Ben olmayı öğrendiğim, kendi elimden tutup kendimi ayağa kaldırdığım yazdı. O yaz ne güzel bir yazdı… Yüksek dozda bağımlılık duyduğum uzun bir ilişkiden çıkmışım. Üstelik kendimi bildim bileli bugüne kadar hiç ilişkisiz kalmamışım, tek olmak ne demek bilmiyorum… Bütün arkadaşlarım aynı dönemde sanki inadına yapar gibi deliler gibi aşık olmuş, kelebekler gibi uçuşuyorlar ortalarda. Ben yalnızım, kimse farkında değil, korkuyorum. Nasıl yaşanır, ne yapılır bilmiyorum. Günler nasıl geçer, insanlar ne yapar ilişkileri yokken bilmiyorum. Sağıma…

  • Aynı Hayatta Farklı Biri Olmak Mümkün

    En son bir değişiklik yapıp hayal kurmadan önce var olan hayatımızı olduğu gibi çok sevecektik, ne oldu o iş? (buradaydı) Umarım işler yolunda gidiyordur. Ben bu aralar çok yoğun olmama rağmen elimden geleni yaptım. Hayatımda sevmeyi unuttuğum alanları inceledim, biraz durdum ve sahip olduklarımı hazmettim. Başarmakta çok zorlandığım bir şeyi yapmaya çalıştım; anda kaldım. Geçmişi ve geleceği düşünmeden içinde olduğum anın ne kadar güzel olduğuna odaklanıp bol bol o ana teşekkür ettim. Hatta minik bir bebişin inegöl köftesine benzeyen ayaklarını sever gibi sevdim o anı. (Burada yazarın karnı acıkır.) Girdiğim deniz, okuduğum kitap bana başka bir güzel geldi. Tabii yeni bir karar aldığımı fark eden egom bol bol aksini ispat…

  • Bir Saniyede Muhteşem Bir Hayata Sahip Olmak

    Bir saniyede muhteşem bir hayata sahip olacaksın deseler ne tepki verirdin? Hayattan bir şeyler dilerken, hayaller kurarken kendini daha kötü hissettiğin oldu mu hiç? Hiç var olan hayatının içinde gömülüp daha da dibe saplandığın oldu mu? Ya da var olan hayatından kurtulmak için çabalarken daha da debelenerek çamura battığın? Olmuştur. Herkesin hayalleri olmalı çünkü her şey önce zihinde canlandırmakla başlar. Hayaller olmalı çünkü sahip olabileceğin en iyi hayatı yaşamıyorsun, yaşamıyoruz. Şu an mutlu olduğundan daha mutlu olabilirsin, şu an sahip olduklarından daha fazlasına sahip olabilirsin, şu an sevdiğinden daha çok sevebilirsin. Bunların sonu yok. Bir önceki yazımda (okumadıysan tıklayabilirsin) hayallerden bahsetmiştim. Herkesin hayali olmalı demiştim. Şimdi de o hayallerden vazgeçip…

  • “Hayallerini Yaşa” Dosyası

    Bir süredir başka şeylerle uğraşmak zorunda kaldığım için yazmaya kısa bir ara verdim. Kaldığımız yerden devam edelim mi? Hepimizin birçok kez duyduğu bir hikaye vardır. Kişinin hayatı alt üst olur, düşüşe geçer, dibi görür ve sonra aniden hayatı mükemmel bir hal alır. Birçok kişisel gelişim yazarının, yaşam koçunun ortak hikayesidir. Fakat bu hikayenin inkar edilemez bir tarafı vardır. Dibi gören insan için aydınlığa çıkmak çok kolaydır. Bu yüzden her ne kadar ‘klişe’ olarak görülse de bence bu hikayelerin tamamı doğrudur. Gerçek şu ki, ‘kötü’ olmasa iyiyi arzulamazdık. Kötü olmasa ‘iyi’ o kadar da iyi görünmezdi. Bundan üç sene önce, hayatımın bir şekilde kötüye gitmesiyle ben de iyiyi arzuladım. Kötü günler sayesinde…

  • Kargaşadan Çıkıp Hayata Kuş Bakışı Bakmak

    Zihninde hiç susmayan sesler varsa, kafan karışıksa, yolunu kaybettiğini düşünüyorsan, hayatın karmaşası içinde sürüklenip gidiyorsan ve bu sürüklenmenin önüne geçemiyorsan, sorun değil… Bazen aynı anda o kadar çok şey düşünürüz ki bir yerden sonra aklımızdan geçenlerin hızına yetişemeyiz. Böyle durumlarda kendimize yapabileceğimiz en büyük iyilik karar vermemektir, yürümemektir. Karar vermek dingin kafanın işidir. Karar vermek eğlenceli olduğu kadar aynı zamanda ciddi bir iştir çünkü şu anda yaşadığımız hayatı verdiğimiz kararlar belirledi. Bundan sonra vereceklerimiz de yarınki hayatımızı oluşturacak. Sanırım çoğumuz bir konuda hemfikiriz, rasgele verilen bir kararın sonucu bazen bizi tahminimizden çok uğraştırabiliyor. İşte bu yüzden kafanda bir sürü ses varken bunlardan birini, öylesine, seçip dinlemek çok da sağlıklı değil.…