• 23 Yaşından Öğrendiğim 23 Şey

    25 şubatta 24’üme girmişken kendime not, Kendini hiçkimse için ihmal etme. Sonsuza kadar yanında kalacağını düşündüğün insanlar bir gün gidebilir. Kendinle arkadaş olman lazım ki bir gün kendinle başbaşa kalmak zorunda olduğunda yapayalnız hissetme. Seni zehirleyen, sana iyi gelmeyen insanlarla sırf hayatın dolsun diye, dostlar alışverişte görsün diye görüşmek zorunda değilsin. Mesafe koymayı öğren. Bazı insanlar bazen yokluklarıyla daha çok huzur verebilir. Aşk; mutluluk, güven, huzur ve heyecanı aynı yerde bulabildiğin çok mühim bir müessesedir. 🙂 Sahip çık. Ayağın takılabilir. Düşebilirsin. Bu o kadar normal ki… Bir gün kalkacağını bil yeter. Aile her şeydir! En zor zamanlarında onların göğsüne koy kafanı. Orada geçmeyen hiçbir dert yoktur. Bir de hiçbir şey…

  • Kendinizi Nasıl Tanımlarsınız: Tezatlarımla

    Ben de farkındayım, tezatların insanıyım. Beni arkadaşlarıma sorsalar muhtemelen ilk söyleyecekleri şey “eğlenceli” olur. Eğlenmeyi çok severim, çok gülerim, hatta her zaman gülerim. Dans etmeye, şarkılara en cırtlak tonunda eşlik etmeye, şımarmaya bayılırım. Gel gör ki duygusal en ufak bir film sahnesine saatlerce ağlarım. Eğer bir aşk acısı çekilecekse, en iyi ben çekerim. Üzülmekte de fena değilimdir yani. Hayat dediğim şey sade olsun isterim. Kendime düşünecek ne kadar az şey bırakırsam yaşamaya o kadar vakit kalır. Çok mutlu olduğum anlarda gözlerimi kapatıp teşekkür ederim, başka hiçbir şey düşünmeden o anda kalmaya çalışırım. “Az düşün, çok yaşa.” Gel gör ki takıntılıyım. Her şey planlı olsun isterim. Rutinimden çıktığımda veya bir şeylerin…

  • Happy List

    Bugün uzun zamandır yapmak isteyip ertelediğim bir şeyi yapmış olmanın gururunu taşıyorum; happy list! Daha önce de bunu yapmıştım hatta burada da enerjimizi yükselten bir yöntem olarak paylaşmıştım. (tık) Ama sürekli bir şeyleri kaybetmeyi çok sevdiğim(!) için ne yazdığımı ve nereye yazdığımı unuttum. Ben de bu sefer bu listeyi burada yapmaya karar verdim. Happy list dediğimiz bildiğiniz mutluluk listesi aslında, tıpkı bucket list gibi kalıp olarak yayıldığı için böyle yapıştı kaldı. Yani özünde bizi mutlu eden soyut veya somut her şeyi küçüğüne büyüğüne bakmadan tek tek saymak. Bu listenin bence en önemli özelliği bize tuttuğu ayna. Birkaç listeyi incelediğimde ve kendi listeme baktığımda aslında ne kadar küçük şeylere mutlu olduğumuza…

  • Hayatı Basit Yaşamak

    Son zamanlarda yapmak istediğim yegane şey; hayatı basit yaşayanlardan olmak. Yanlış anlaşılmasın, hiçbir şey arzulanmamalı, olanla yetinilmeli demiyorum. Hayatı karmaşıklaştırmadan yaşamaktan bahsediyorum. Geldiği gibi, olduğu gibi… -meli/-malı eklerini sevmem. Ne demiş ünlü düşünür “Herkesin hayatına kimse karışamaz.” 🙂 Herkesin kendi kararları, kendi gereklilik kipleri ol’-malı’ hayatta bence. Bu da benim hayata bakmak istediğim pencere. Eğer bana katılıyorsanız, ne mutlu ki bana ortak gereklilik kiplerimiz var demektir bu hayatta. Her sabah camı açıp derin bir nefes alarak güne başlamalı insan. Ve aldığı temiz hava çıkarabilmeli yüzündeki gamzeleri ortaya. Kahveyi koklayarak içmeli, ve bu koku onu mest etmeli. Dolapta sadece içine sinen çok sevdiği parçaları olmalı. Ne giysem diye 5 dakikadan fazla düşünmek hayata haksızlık olur…

  • Zaman Zaman Kaybolduğunu Hissedenlere

    Hani bazı zamanlar içimiz sıkılır… Sanki gövdemize kocaman bir boşluk yerleştirmişler gibi, kaybolduğumuzu hissederiz. Her şey anlamsızlaşır. An’da kalamayız, sürekli düşünürüz de neyi düşündüğümüzü bile anlamayız. İşte bu hislerin nedeni kendimizden uzaklaşmamızdır genelde. Günlük koşuşturmanın içinde ya da bambaşka insanların derdinde, kendimize öyle yabancılaşırız ki hiçbir şey bize keyif vermez. Ne istediğini, neden ağladığını bir türlü anlayamadığımız bebeklere aklımıza gelen her şeyi veririz, ya da yaparız, susması için. Çünkü bebek konuşamıyordur, derdini anlatamıyordur ve biz deneme yanılma yöntemi ile bulmak zorundayızdır derdini. Yalnızca ve yalnızca annesi anlar bebeğin derdini bir süre sonra. Çünkü en yakını odur. Deneyimledikçe ustalaşır. İlişkileri geliştikçe daha iyi tanırlar birbirlerini. Ruh da böyledir işte. Dili yoktur. Eğer anlamazsan ne istediğini,…