• Yeni Bir Hayat ve Konfor Alanı

    Değişimden oldum olası korkan bir insandım. Hiçbir zaman riski sevemedim, garanticiydim. Saçımı, evimi, hayatımdaki insanları, alışkanlıklarımı, eşyalarımı değiştirmek istemez hatta hepsiyle aramda ciddi duygusal bağlar kurardım. “Aman ha hayatımda hiçbir şey değişmesin, her şey aynı kalsın.” Sonra farkettim ki değişim benim karşı koyabileceğim ya da seçebileceğim bir şey değilmiş. Hayatımızda bir şeyler istesek de istemesek de değişiyor, değişecek. Ya onunla barışırız ya da eski olan her şeyi özleyerek hayatımızı geçiririz. Bu seçime en güzel örnek üniversite mezuniyetimdi sanırım. O kadar güzel bir üniversite hayatı yaşamıştım ki mezun olduktan sonra aklıma ne zaman gelse o günlerin geride kalmasına, o hayatı bir daha yaşayamayacak olmama üzüldüm. Yani tercihimi üzülmekten yana kullandım. Halbuki…

  • Eski Dostlara, Yol Arkadaşlarına…

    Özelilkle lise yıllarında aşk biz kızların en güzel, en süslü, en cafcaflı parçasıdır. Dünyanın sırf o var diye döndüğünü sandığımız, ayrılınca yerin ayaklarımızın altından kayıp gittiği bir anımız, bir de aşkımız(!) vardır genelde. Onlar gelir geçer dediler. Geldi geçti. Peki ya dostluk? Hayatımın en güzel dönemi üniversite dönemiydi. Kim olduğumu keşfettiğim, birey olmayı öğrendiğim, özgüvenimi en tepelere çıkaran, çılgınlar gibi eğlendiğim, dans ettiğim, birbirinden güzel arkadaşlar edindiğim harika yıllar geçirdim üniversitede. Mezun olalı çok olmadı, hala aklıma geldikçe inceden sızlatıyor. Üniversitede edindiğim o eğlenceli, çılgın, olgun arkadaşlıklar için minnettarım. Fakat en kıymetli dostlarımı daha öncesinden saklamışım. Bence eski dostlukları bu kadar özel yapan birkaç sihirli şey var. Zaman sizi çok…