• Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

    İlişkinin başlarında, hislerin yoğunluğundan dolayı aslında açıkça gördüğümüz birçok problemi göz ardı edebiliyoruz. Fakat ilişkinin olgunlaşma sürecinde, pembe bulutlar aralanıp daha gerçekçi bir bakış açısına geçtiğimizde bu hataları tolere etmekte zorlanıyoruz. Her ilişki böyle olacak diye bir kural tabi ki yok; fakat aşağıda bahsedilen durumlar ilişkinizde sıkça yaşanıyorsa bir toksik ilişkinin içinde olabilirsiniz. Peki nedir bu toksik ilişki? Elbette her ilişkide inişler-çıkışlar, tartışmalar, fikir ayrılıkları olacaktır. Önemli olan bu anlaşmazlıklardan sağ salim, en az hasarla çıkabilmek değil midir? Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta belki psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki adını vermişler. Peki, toksik ilişkide olduğumuzu nasıl anlarız? Sürekli bir…

  • Fransız Kadınları Fit Kalmayı Nasıl Başarıyorlar?

    “Güzellik, doğanın kadınlara verdiği ilk armağan, aynı zamanda geri aldiği ilk şeydir.” diye bir sözleri var Fransızların, duydunuz mu bilmiyorum. Paris seyahatim sırasında şunu gördüm; doğa Fransız kadınlarına torpil geçmiş. Bırakın yaşlanmayı, zamanla güzelleşmişler sanki. Fiziksel uyumun, simetrinin ötesinde güzellikleri… Havalarında, bakışlarında, el kol hareketlerinde bile ahenk var. Çok bakımlı, özgüvenli ve havalılar! Dahası, inanılmaz fitler! Ne yiyolarlar, ne içiyorlar da böyle kalabiliyorlar? Üstelik Fransız mutfağı yağsız tuzsuz yemeklerden de oluşmuyor; yağlı ördekler, hamurlar, peynirler, sufleler… Fransız Paradoksu deniyor bu duruma: onca çikolatanın, peynirin, yağlı ana yemeğin içinde incecik kalabilen kadınlar… 🙂 Sizler için araştırdım, derledim, toparladım. Buyursunlar efendim, Fransız kadınlarının sırları… Asla aç kalmıyorlar ve atıştırmıyorlar! Beslenme kültürlerindeki birinci kural “Vaktinde…

  • Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye Sorduk: Dişilik Sanatı

    Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye sizin için sorduk… Hoş geldiniz sevgili Işıl Gence! Seminerlerini verdiğiniz “dişilik sanatı” nedir? 🙂 Bundan 5 yıl önce açtığım ‘Dişilik Sanatı Semineri’ açıkçası kadının kendi içinde duyguları, bilinçaltı, kalbi, mantığı ve ruhun yani gerçek özüne giden bir yolculuğa rehber oldu. Dişilik Sanatı Seminerleri’nde öncelikle ‘dişilik’ kavramı ile barışmaktı amacım. Son yıllarda özellikle: Kadının iş hayatında başarılı olması Eril enerji ile yaşama katılması Hayatında ayakları üzerinde durması gerçekten çok önemliyken; arkasında Dişi enerjisini ve kadınlığını bastırmak Geri plana almak ve Kalbi yerine sadece zihni ile hareket etmesiyle birlikte; Yalnızlık Anlaşılamamak Dengeleri oturtamamak Duyguları ve sezgilerinden uzaklaşmak ve İlişkilerde rol değişikliğinin getirdiği sıkıntılarla baş başa…

  • Neden Bazen Vazgeçmek Gerekir?

    Evet evet biliyorum. “Vazgeçmeyin, yürüyün, koşun, yola devam edin…” Bunları duydunuz hep oradan buradan. Burada bile sürekli bunları okudunuz. Bugün kararlı olmaktan, motivasyondan, hayallerden ziyade vazgeçmekten bahsedeceğiz. Bırakmaktan, salıvermekten… Bir şeyi çok fazla istediğimizde aynı zamanda çok tehlikeli bir yola gireriz; bağımlılık. Bilirsiniz, bağımlılık bize neyi neden istediğimizi dahi unutturan tehlikeli bir duygudur. Bir süre sonra neden bu yolda olduğumuzu dahi unutup sadece “istemeye” odaklanırız. Ne pahasına olursa olsun elde etmek veya kaybetmemek için her şeyi yaparız. Çünkü artık o şey her neyse onsuz yapamayacağımızı, o şey olmadan nefes alamayacağımızı düşünürüz. Neydi en başta o şeyi hayatımızda istememizin sebebi? Hatırlamıyoruzdur büyük bir ihtimalle. Hırs: Keskin sirkenin küpüne zararı… Bu kadar bağımlılık…

  • Ofis Masanızda Feng Shui Düzeniyle Daha Huzurlu ve Üretken Olun

    Feng Shui, Antik Çin öğretilerine göre yaşamın özü olarak bilinen “Chi” enerjisinin daha rahat ve serbestçe dolaşabilmesi için fiziksel alandaki nesneleri ona göre düzenlenmesini amaçlayan bir gelenek. Bu geleneğe göre Chi enerjisi mekanda belli bir düzen içerisinde dolaşırsa beslenip yükseliyor. Peki biz bunu neden günümüzün yarısından çoğunu geçirdiğimiz, belki de stresi en çok yaşadığımız yerde, ofisimizde veya çalışma masamızda kullanmayalım? Sade, temiz, ferah bir çalışma alanı… Chi enerjisinin daha rahat dolaşabilmesi için yapılması gereken ilk şey alanı sade ve düzenli tutmak. Bırakın Chi enerjisini, ortalık kalabalık olduğunda sizin bile enerjiniz sönüp gidiyor değil mi? 🙂 Fazlalıklardan kurtulup masanızı düzenledikten sonra bu alanı hayali olarak 9 kareye bölüyorsunuz. ..ve hazırsanız başlıyoruz.…

  • Dünyaca Ünlü 9 Başarılı İnsanın Başarı Sırları

    Dünyadaki en güzel hislerden biri değil mi? Kanında dolaşan bir damla başarı bile inanılmaz güç veriyor insana. Sabahtan akşama dek dokunduğumuz her anda onu bulmayı amaçlıyoruz aslında. Peki sırrı ne? Başarısı dünyaca kabul görmüş efsanelere kulak verelim, başarılarını nasıl açıklıyorlar? “En iyisi olduğuna inan!” Muhammed Ali: “Sakın bana şu işi yapamazsın demeyin, olanaksız olduğunu anlatmayın. En iyisi olmadığımı söylemeyin, ben en iyinin de iyisiyim. ” “Hata yapmaktan korkma!” Micheal Jordan: “Hayatım boyunca hata üstüne hata, hata ve hata yaptım; bu yüzden başardım.” “İç sesine kulak ver!” Steve Jobs: “Yüreğinizin ve sezgilerinizin peşinden gidecek cesarete sahip olun. Sizin gerçekten nereye gitmek istediğinizi onlar biliyor. Yüreğiniz ve sezgileriniz. Onlara inanın, onlara güvenin.”…

  • Kampüse Giriş: Üniversitenin İlk Günleri İçin 5 İpucu

    Artık üniversitedesin, yeni bir hayat, yeni insanlar… Geleceğe doğru açılan kocaman bir kapı. Sana bu dönemin çok ama çok eğlenceli olacağının garantisini verebilirim. Hep söylüyorum, üniversite dönemi hayatımın en güzel dönemlerindendi. Eminim ki senin için de öyle olacak. Şimdi kahveni hazırla, kampüse gidiyoruz! 1. Bocalamanın normal olduğunu kabullen. Gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalakalmanın, kimseyi tanımamanın, şaşkın hallerinin çok normal olduğunu kabullenerek gidersen bu durumun içinden daha az stresle geçebilirsin. İnan bana bundan iki ay sonra kimse kimsenin ilk günlerde ne halde olduğunu hatırlamayacak. 🙂 Bunları hafızalardan silinen günler olarak gör ve keşfetmenin tadını çıkar! 2. Klişe ama etkili: Kıyafetlerini akşamdan hazırla. Ne giyeceğini bilerek uyanmak bile kafanda düşünmen gereken…

  • Hayatı Yaşanır Kılmak İstiyorsan Bunu Yapmak Zorundasın

    En son ne zaman kendinle başbaşa kaldın? Hayır , gerçekten. Ne zaman bir kafeye gidip kendine bir şeyler ısmarladın? Ne zaman en sevdiğin restaurantta yer ayırtıp kendini yemeğe çıkardın? Ne zaman çok sevdiğin yerlere tek başına gittin? Ne zaman bi kadeh kaldırdın kendine? Peki en son bunu yaptığında kimdin? “Ya nasıl sorular bunlar Ceren…” Evet haklısınız sadede gelelim hadi. Diyorum ki kalabalığın içinde kendimizi kaybediyoruz. Ondan bi’ fikir, bundan bi tavsiye derken kendimiz ne hissediyoruz, ne düşünüyoruz, neyi seviyoruz, hangisi bizim fikrimiz, hangisi başkasından etkilendiğimiz bir düşünce, hepsi birbirine giriyor… Bir süre sonra başkaları gibi davranmaya, başkaları gibi düşünmeye, başkaları gibi konuşmaya başlıyoruz belki de. Bu bir ayıp değil, bu…

  • Uçmak ve Büyümemek

    “Biri dışında, bütün çocuklar büyür ve büyüyeceklerini erken yaşta öğrenirler..” Küçükken en sevdiğin masal neydi, hatırlıyor musun? Zihninin bir köşesinde beklesin cevabın, kendi hikayemi anlatacağım sana. Düşler ülkesi… Hala beni çok heyecanlandıran, çocukluğumu ve düşlerimi taze tutmamı sağlayan; hiç bitmeyen hikayelerin yazıldığı ve dünyanın en güzel perilerinin yaşadığı yer… Masmavi bir kitaptı, hiç unutmuyorum. Şaşkınlıkla, heyecanla dokunurdum sayfalarına. Bıkmadan, dinlenmeden okurdum. Peter Pan’ın cebinde uçar, peri tozlarını koklar, kayıp çocukların hikayelerini dinler, düşler ülkesinin patikalarında kaybolurdum. Çocuk kalbimi hüzün sarardı bazen, gece uyumadan perdemi aralardım. Penceremi açık bırakırdım Peter Pan gelir diye. Beni alsın, birlikte kayıp çocuklara karışalım isterdim. Saçlarıma peri tozları serpsin… En mutlu anıma götürsün beni, hiç büyümeyelim……

  • KİK Bucket List: Sonbaharın Tadını Çıkar

    Sıcak kumlardan serin sulara atlanan kıpır kıpır günler bitti. Şimdi sırada sıcak kahvelerle oturulan bir cafede burnuna gelen yağmur kokusuyla, hafif hafif esen rüzgarla huzur bulma vakti… Hal böyle olunca sonbaharın hakkını vermek için bir Bucket List yapmazsak ayıp olmaz mıydı? Olurdu…. İster yaz insanı olun, ister kış, aşağıdaki görevleri tamamladığınızda sonbaharı çok seveceğinize adımız gibi eminiz! Hazırsanız başlıyoruz. Yeni bir kitaba başla! Ve haliyle de onu bitir. 🙂 Sonbaharın tatlı esintisinde elinde sıcak kahvenle bir kitaba dalmaktan daha güzel çok az şey var şu hayatta. Gerçekten güzel kokan mumlar bul ve mum ışığında meditasyon yap. Lavanta, sandal ağacı, vanilya? Hangisi senin kokun? En sevdiğin mumları yak. Gözlerini kapat, aklından geçip…