• Çekim Yasası İle Hayalindeki Aşka Adım Adım: Bölüm 2

    Hayalinizdeki aşkı kendinize çekmek için çekim yasasını aktifleştirmeye devam edelim. Bir önceki yazıda ilk beş kuralı sıralamıştık, diğerlerini merak edenler kahveleri alsınlar başlıyoruz! 🙂 Ne Düşündüğünüze Dikkat Edin Bazıları karşılarındaki kişi için olumsuz düşünce ve söylemlere sahiptir. Örneğin, ilişkide bulunduğunuz kişi için kaba, kıymet bilmiyor, sorumsuz vs. şeklinde düşünüyor olabilirsiniz. Eğer durum bu ise tüm bu düşüncelerinizi bir kağıda yazın, bunlara inanıyorsanız bu inançlar üzerinden o kişiye o titreşimi yansıtıyorsunuzdur. Şimdi kendinize sorun; bu ilişkiden hayır gelir mi? Bu durumda yapmanız gereken şey kendi üzerinizde çalışmaktır. Siz kendiniz üzerinde çalışınca karşınızdaki kişi ile ilgili inançlarınız da değişmeye başlar çünkü sizin tutumunuz karşınızdakinin tutumunu belirler. Aynalama kuralını herkes bilir, bilmeyenler varsa…

  • Aşkın En Büyük Kuralı

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken; pireler berber iken… Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar ve masalın girişini yalan yanlış hatırlar iken… Uzak mı uzak bir diyarda çok yakışıklı bir kral ve dünyalar güzeli kraliçesi yaşarmış. Yaşarmış ya, uzun süre bu aşıkların çocukları olmamış. Duaları neden sonra duyulmuş ve yeni doğan prensin haberi herkesi mutluluğa boğmuş. Gökyüzü daha mavi, yıldızlar daha parlakmış artık! Kral ve kraliçe mi? Onlar da mutluymuş, mutluymuş elbet… Çok şükür her şey yolundaymış, doğan prensin yılan olması dışında… Masal bu ya, yıllar boyu gerçeği herkesten saklamışlar. ‘Tek oğlumuz, kıymetlimiz’ deyip gözlerden ırak tutmuşlar. Prens büyümüş, evlilik çağına gelmiş. Dört bir yana haber salmışlar:…

  • Aşk İçin Yaptığın En Büyük Çılgınlık

    “Aptal gibi peşinden gittim..” “Öyle safım ki söylediklerine inandım..” “Soğukta kapısında bekledim, gelmedi..” “Onun için şehir değiştirdim, beni terketti. Gerizekalıyım..” “Ah aptal kafam..” Geçen Ceren bi’ soru sordu: Aşk için yaptığın en büyük çılgınlık? Kitaplarına kadar satıp yollara düşenler, okul değiştirenler, kendilerinden vazgeçenler, hayati kararlar alanlar… Kimisi “pişman değilim” diyor, öteki kendini yerden yere vuruyor. Okurken karmakarışık hisler aktı içime.. Kalkan olup kendine söylediklerinden seni korumak istedim. İçime oturdu kendine ettiğin laflar. Yazmadan duramadım, affet. İnsana kendinden büyük düşman olamıyor dış dünya. En büyük savaş içimizde, tüm kavgamız kendimizle… Merak ediyorum biliyor musun, o kapıyı açsaydı, seni terketmeseydi, sözlerini tutsaydı pişmanlık duyacak mıydın onun için yaptıklarından? O zaman değişecek miydi…

  • İnsanlığın Aşkla Mücadelesi: Nasıl Aşık Oluyoruz?

    Neden aşık oluyoruz? Çünkü aşk, içimizde kelebeklerin uçuştuğu, harika bir duygu yaratarak fiziksel çekiciliğin baş rol oynadığı büyülü bir masala davet ediyor bizleri. Hem de hiç fark etmeden… Kimin çekici olup olmadığına ise beynimiz karar veriyor. Dolayısıyla karşınıza çıkan birine ilk görüşte aşık olmanız son derece normal. Zıt kutuplar birbirini çeker cümlesiyse kocaman bir yalan. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki insan kendisine benzeyen kişiye aşık olma eğiliminde. Değerli bilim insanları aşkın sırrını çözmek amacıyla tutkulu aşk yaşayan üniversite öğrencileri üzerlerinde bir deney yapmışlar. Tutkulu aşıklara, aşık oldukları kişilerin fotoğraflarını gösterirken bir yandan da tutkulu aşk yaşayan deneklerin beyinlerindeki aktiviteleri görüntülemişler. Beynin farklı farklı bölgelerinden uyarılma olmasına rağmen hepsinin ortak özelliği beyindeki çok…

  • Hayalindeki Aşk İçin Çekim Yasasını Aktifleştirmenin 5 Kuralı

    “Yalnızım.” “Hayatımda kimse yok.” “İstediğim gibi biri hayatıma girmiyor.” “Aşık olmak istiyorum.” Diyenlerdensen tam da şu an olman gereken yerdesin çünkü hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını çok uzun zaman önce öğrenmiş biri olarak bu yazıyı okuyor olmanın boşuna olmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Şimdi adım adım bunu nasıl çözeceğimizi konuşacağız. E hadi o zaman ne duruyoruz, al kahveni başlayalım. 🙂 Sıklıkla bu cümleleri ya da benzerlerini tekrarlıyorsanız bilinçaltınıza verdiğiniz direktif de tam olarak budur. Yani siz “Yalnızım.” dediğinizde bilinçaltınız doğası gereği sizi onaylamak durumunda olduğu için bu cümlenize yanıt olarak “Evet haklısın, yalnızsın” der ve daha fazla yalnızlık istediğinizi zanneder. Dolayısıyla siz her şikayet ettiğinizde bilinçaltınıza yalnız olma komutu verirsiniz, o halde…

  • En Büyük Özgürlüğün: Özgüvenin

    “Şu işe bir gireyim, sonra her şey düzelecek.” “Kollarım daha kaslı olursa beni beğenirler.” “Ah bir evlensek, sonra rahatlayacağım.” “Biraz kilo verebilirsem güzel olacağım.” “Projeyi tamamlayabilirsek başarılı hissedeceğim.” Hayatın ne kadar bağlı birşeylerin olmasına, öyle değil mi? Kızı tavlayabilirsen kendini daha iyi hissedeceksin, kilo verirsen güzel olduğunu düşüneceksin, terfi alırsan işe yaradığını bileceksin… Koşulsuz hissedemiyor muyuz güzel olduğumuzu, sevilmeyi hakettiğimizi ya da değerli görülebileceğimizi? Muhakkak bir şarta bağlı olmalı, öyle mi? Dünyada varolan güzel sıfatların, iyi hissettiren vasıfların bir bedeli olmak zorunda mı? Verdiğim kilolarla mı alıyorum “güzel” etiketini? Ya da özgeçmişime eklediğim prestijli okullarla mı saygınlık basamaklarını adımlıyorum? Emin misin? Ben değilim… İstediğin vücuda sahip olsan da, hayalindeki kariyeri…

  • Kendinle Mutlu Olmayı Öğrenmek İçin 5 Öneri

    “Niye böyle bir şey yapayım ki ben?”   Niye yapmayasınız ki? Kendimizi tekrar etmemek adına bir kez daha kendimizle olan ilişkinin güçlü olmasının bize neler kattığından bahsetmeyelim. Onlar zaten şurada var: Hayatı Yaşanır Kılmak İstiyorsan Bunu Yapmak Zorundasın En Çok Ben Sevdim Beni! İlişkide Yapabileceğin En Güzel Şey Biraz Dürüst Olalım: Neden Harika Bir İlişkin Yok? Bunları kim okuyacak özet geç derseniz, hep söylediğim cümleyi söyleyebilirim: “Günün sonunda, mesainin sonunda, biten o ilişkinin sonunda, her şeyin sonunda kendimizle kalacağız.” Bu yüzden kendinizle iyi anlaşmak zo-run-da-sı-nız. Tabi eğer başkalarından ve koşullardan bağımsız, mutlu ve tatmin dolu bir hayat istiyorsanız. Bunu yapmak sandığımız kadar zor değil, sadece bebek adımlarıyla başlayıp pratik yapmak…

  • Kuantum Yaşam Koçu Betül Onurlu’ya Sorduk: Çekim Yasası

    İzmir’de yaşayan bir yaşam koçu. Her zaman cıvıl cıvıl, her zaman kendinden emin. Bir ortama girdiği anda enerjisiyle “Buradayım!” diyen bir kadın… Kimseyi umursamadan eğlenebilmesiyle, cıvıl cıvıl kahkahasıyla, onu izlerken içinizden sormadan edemezsiniz; “Bunun sırrı ne?” İşte biz de torpilimize güvendik, bu sırdan konuşalım istedik biraz. 🙂 Hoşgeldin! Kim olduğunu burada bilenler var aslında. 🙂 Bize kendini biraz tanıtır mısın? Tabi ki. Merhaba! 🙂 Aım Betül Onurlu. İzmir’liyim. Uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra hayalindeki işi yapan şanslı(!) kişilerden biriyim ben. Bilinçaltı terapistliği, kuantum yaşam koçu ve eğitmenliği yapıyorum. Yaşam koçluğuna nasıl başladın? Yol seni buraya nasıl getirdi? Biraz hikayenden bahseder misin bize? Aslında uzun yıllar kişisel gelişimle amatör olarak ilgileniyordum.…

  • Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

    İlişkinin başlarında, hislerin yoğunluğundan dolayı aslında açıkça gördüğümüz birçok problemi göz ardı edebiliyoruz. Fakat ilişkinin olgunlaşma sürecinde, pembe bulutlar aralanıp daha gerçekçi bir bakış açısına geçtiğimizde bu hataları tolere etmekte zorlanıyoruz. Her ilişki böyle olacak diye bir kural tabi ki yok; fakat aşağıda bahsedilen durumlar ilişkinizde sıkça yaşanıyorsa bir toksik ilişkinin içinde olabilirsiniz. Peki nedir bu toksik ilişki? Elbette her ilişkide inişler-çıkışlar, tartışmalar, fikir ayrılıkları olacaktır. Önemli olan bu anlaşmazlıklardan sağ salim, en az hasarla çıkabilmek değil midir? Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta belki psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki adını vermişler. Peki, toksik ilişkide olduğumuzu nasıl anlarız? Sürekli bir…

  • Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye Sorduk: Dişilik Sanatı

    Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye sizin için sorduk… Hoş geldiniz sevgili Işıl Gence! Seminerlerini verdiğiniz “dişilik sanatı” nedir? 🙂 Bundan 5 yıl önce açtığım ‘Dişilik Sanatı Semineri’ açıkçası kadının kendi içinde duyguları, bilinçaltı, kalbi, mantığı ve ruhun yani gerçek özüne giden bir yolculuğa rehber oldu. Dişilik Sanatı Seminerleri’nde öncelikle ‘dişilik’ kavramı ile barışmaktı amacım. Son yıllarda özellikle: Kadının iş hayatında başarılı olması Eril enerji ile yaşama katılması Hayatında ayakları üzerinde durması gerçekten çok önemliyken; arkasında Dişi enerjisini ve kadınlığını bastırmak Geri plana almak ve Kalbi yerine sadece zihni ile hareket etmesiyle birlikte; Yalnızlık Anlaşılamamak Dengeleri oturtamamak Duyguları ve sezgilerinden uzaklaşmak ve İlişkilerde rol değişikliğinin getirdiği sıkıntılarla baş başa…