• Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

    İlişkinin başlarında, hislerin yoğunluğundan dolayı aslında açıkça gördüğümüz birçok problemi göz ardı edebiliyoruz. Fakat ilişkinin olgunlaşma sürecinde, pembe bulutlar aralanıp daha gerçekçi bir bakış açısına geçtiğimizde bu hataları tolere etmekte zorlanıyoruz. Her ilişki böyle olacak diye bir kural tabi ki yok; fakat aşağıda bahsedilen durumlar ilişkinizde sıkça yaşanıyorsa bir toksik ilişkinin içinde olabilirsiniz. Peki nedir bu toksik ilişki? Elbette her ilişkide inişler-çıkışlar, tartışmalar, fikir ayrılıkları olacaktır. Önemli olan bu anlaşmazlıklardan sağ salim, en az hasarla çıkabilmek değil midir? Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta belki psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki adını vermişler. Peki, toksik ilişkide olduğumuzu nasıl anlarız? Sürekli bir…

  • Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye Sorduk: Dişilik Sanatı

    Dişilik Eğitmeni ve Yaşam Koçu Işıl Gence’ye sizin için sorduk… Hoş geldiniz sevgili Işıl Gence! Seminerlerini verdiğiniz “dişilik sanatı” nedir? 🙂 Bundan 5 yıl önce açtığım ‘Dişilik Sanatı Semineri’ açıkçası kadının kendi içinde duyguları, bilinçaltı, kalbi, mantığı ve ruhun yani gerçek özüne giden bir yolculuğa rehber oldu. Dişilik Sanatı Seminerleri’nde öncelikle ‘dişilik’ kavramı ile barışmaktı amacım. Son yıllarda özellikle: Kadının iş hayatında başarılı olması Eril enerji ile yaşama katılması Hayatında ayakları üzerinde durması gerçekten çok önemliyken; arkasında Dişi enerjisini ve kadınlığını bastırmak Geri plana almak ve Kalbi yerine sadece zihni ile hareket etmesiyle birlikte; Yalnızlık Anlaşılamamak Dengeleri oturtamamak Duyguları ve sezgilerinden uzaklaşmak ve İlişkilerde rol değişikliğinin getirdiği sıkıntılarla baş başa…

  • Neden Bazen Vazgeçmek Gerekir?

    Evet evet biliyorum. “Vazgeçmeyin, yürüyün, koşun, yola devam edin…” Bunları duydunuz hep oradan buradan. Burada bile sürekli bunları okudunuz. Bugün kararlı olmaktan, motivasyondan, hayallerden ziyade vazgeçmekten bahsedeceğiz. Bırakmaktan, salıvermekten… Bir şeyi çok fazla istediğimizde aynı zamanda çok tehlikeli bir yola gireriz; bağımlılık. Bilirsiniz, bağımlılık bize neyi neden istediğimizi dahi unutturan tehlikeli bir duygudur. Bir süre sonra neden bu yolda olduğumuzu dahi unutup sadece “istemeye” odaklanırız. Ne pahasına olursa olsun elde etmek veya kaybetmemek için her şeyi yaparız. Çünkü artık o şey her neyse onsuz yapamayacağımızı, o şey olmadan nefes alamayacağımızı düşünürüz. Neydi en başta o şeyi hayatımızda istememizin sebebi? Hatırlamıyoruzdur büyük bir ihtimalle. Hırs: Keskin sirkenin küpüne zararı… Bu kadar bağımlılık…

  • Kalbin Kırılmasın Diye Daha Ne Kadar Saklanacaksın?

    Ne kadar çok korkuyoruz kalbimizin kırılmasından. Ödümüz patlıyor. En ufak bir ihtimali bile bizi perdelerin arkasında tutmaya yetiyor. Aman kalbimiz kırılmasın, aman canımız yanmasın, aman üzülmeyelim… Kim bilir nice ilişkiler, yaşanacak nice güzel anılar daha gerçeğe dönüşmeden yok oldu gitti bu uğurda… Neden kaçtık, neden korktuk? Kalbimizin kırılmasından. Peki, tek bir sorunun yanıtını almak istiyorum. Eğer kalbin kırılmazsa kim olduğunu nasıl bileceksin? Hadi evinin kapısını kitleyip dışarı bile çıkmadan otur. Kalbini kimse kıramasın diye hareket bile etmeden öylece dur. Hayatının sonuna kadar güvenli alanında öylece durup ömrünün geçmesini bekle. Bekle ki kimse seni bulup kalbini kıramasın. Seni bulacak olan güzellikler de, felaketler de elinle koymuş gibi gelir bulur seni. Sen ise hayatı…

  • İlişkide Yapabileceğin En Güzel Şey

    Üzerine en çok düştüğümüz, geceler boyu konuştuğumuz, en çok kafa patlattığımız yap/boz parçaları: İlişkiler… Birleştirmek için kim bilir kaç şişe şarap içtik? Günlerce mesaiye kaldık erkeklerle uğraşırken. Anlamaya çalıştık, yeri geldi alttan aldık. Bir ileri iki geri yelken açtık. Kuzey güney derken rotamızdan şaştık. Kaç fırtına atlattık, gülüşlerle uyandık. Bolca anı biriktirdik, düşe kalka bugünlere geldik. Diyeceğim o ki; hepimiz aynı günü en az bir kere yaşadık. Hikayenin başından beri doğan güneşten akan suya kadar her şey değişti. İlginçtir; resim bir türlü tamamlanamadı. Neden mi? Kayıp yap/boz parçaları… Pozlar, tripler derken o kadar yanlış yerlere baktık ki kayıp cevapları bulmak için. Ay şöyle mi olsam, böyle mi davransam, ne giysem, kendimi…

  • Ayrılıktan Aydınlığa: Biten İlişkinin Ardından

    Birlikte güldünüz, ağladınız, filmler izlediniz, tatillere çıktınız. Şimdi hayatınızı paylaştığınız o insan hayatınızda yok. Ne garip değil mi? Oysa hep yanınızda olacağına inandınız belki… İşte ayrılık tam da böyle bir şey. Bir donakalma hali. Eski sevgili nasıl unutulur, kurbağa bacağı büyüsü nasıl yapılır, eski sevgili geri nasıl getirilir? Ben de bilmiyorum. Ama biten ilişkinin ardından sapasağlam nasıl çıkılır bununla ilgili bildiğim birkaç şey var… Ayrılığı Kabullenmek Gerçek ayrılık onu kabullendiğimiz zaman başlar. Eğer bitmesi için geçerli bir sebebin varsa (sudan sabundan meselelerle boşu boşuna ilişkinizi bitirmediyseniz demek istiyorum) neden bittiğini kendine sık sık hatırlat. Çünkü bu süreçte beynin sana oyunlar oynayacak ve bu ayrılığın yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışacak. Eğer şu…

  • Biraz Dürüst Olalım: Neden Harika Bir İlişkin Yok?

    Eğer ilişkilerimde dikiş tutturabilmek(!) isterdim ama elimde değil bitiyor diyorsan biraz aynayı kendimize tutalım mı? Neden bitiyor bu ilişkiler bir-iki ay sonra? 1. Neden uzun ilişki? Sorulması gereken ilk soru, “zorunda mısın?” Uzun ilişki iyi veya kötü bir şey değil. Uzun ilişki sürdürmeniz gereken bir şey asla değil. Uzun ilişki yaşamak iki tarafın da rızasıyla gerçekleşen bir tercihtir. Kendine sorman gereken tek şey şu: neden istiyorsun? Bu güne kadar uzun ilişki sürdüren insanlar başarılı olarak gösterildiği için mi? Hayatını düzene sokmak için mi? Sevildiğini, birinin uzun yıllar boyunca yanında olmak istediğini, buna değer olduğunu kendine ispatlamak için mi? Eğer bunlardan biriyse hiç başlamayalım konuşmaya. Bunların hiçbiri için bir ilişkiye ihtiyacın yok.…

  • 20 Yaşıma Mektup: Gelecekten Geldim, Sana Söyleyeceklerim Var…

    20’lerin tam ortasında öylece dikilmeme 10-15 gün kalmışken yine olsa yine yaparım dediklerim kadar bilseydim asla yapmazdım dediklerim de var. O yollardan geçmeseydim bu insan olur muydum? Olmazdım biliyorum. Bizi biz yapan etkenlerde hataların nasıl başı çektiğini çok iyi biliyorum. Ama hani derler ya, o zamanki sana söyleyeceklerin var mı diye… Benim var. Kimsenin senin üstüne basarak yükselmesine izin verme. Kendilerini güçlü göstermek için senin güçsüz, kendilerini güzel göstermek için senin çirkin, kendilerini tam göstermek için senin yarım olduğuna seni ikna etmeye çalışacak olan insanlar karşına çıkabilir. Sürekli birilerinin üstüne basmaya çalışan insanlar yükselmeye ihtiyaç duyan insanlardır. Ve senin üstüne basmayı tercih ediyorlarsa onları yukarıya çıkaracak yükseklikte olduğun içindir. Kendi…

  • 2017 Sen Beni Çok Değiştirdin | Olanlar Bitenler, Öğrendiklerim…

    Ah 2017… Daha geçen günlerde 2016’nın Suçu Yok | Yeni Yıldan Dilekler yazısını yazdım, okudunuz, uzun uzun konuştuk, dertleştik… Şimdi bana yeni yıl geliyor diyorsunuz. Zamanın bu kadar hızlı geçmesi beni korkutuyor, yaşlanıyor muyum ben yoksa? Bütün anlarımı sindire sindire, yavaş yavaş yaşamak istiyorum. Bir gün 48 saat olsun istiyorum hatta, yetkililere seslenilsin. Bana bu yıl ne yaptın diye soracak olursanız “Öğrendim!” derim. Çok şey öğrendim ben 2017’den. Kimliğimi aramayı öğrendim. Kendimi bulmak için kendime çok soru sordum. Kimdim yahu ben! Nasıl bu kadar tezat barındırabiliyorum içimde? Neşeli miydim, hüzünlü mü? Sevecen miydim? Yoksa sarkastik bir yapım mı vardı? Sonra tanımladım kendimi. Kendinizi Nasıl Tanımlarsınız: Tezatlarımla Evet tezatlarımla, kenarlarımla ve…