fbpx
  • Kendini Açmanın İlişkilerinize Yansıyacak 5 Faydası

    Kendini açma; bireylerin sahip oldukları düşünceleri, duyguları ve deneyimleri içeren bilgileri karşı taraf ile paylaşmasıdır. Kişisel beğenilerimiz, bir konu hakkındaki görüşlerimiz, geçmişte yaşanan bir olay ile ilgili duygularımız, geleceğe dair beklentilerimiz… Bunun gibi pek çok şeyi karşı taraf ile paylaştığımızda kendini açma becerisini sergilemiş oluruz. Tabii ki her zaman her şeyi anlatma davranışı sergilemeyiz çünkü beğenilmeme kaygısı ve eleştirilme korkusu bizi frenleyebilir. Bu da çok insani bir durumdur. Ancak bazen bu kaygı ve korkular yersiz ve mantık dışı olabilir. Böylelikle de kişi aslında utanacağı ya da endişeleneceği bir şey olmamasına rağmen kendisine dair bilgi paylaşmaktan kendini alıkoyar. Böyle durumlarda ise karşı tarafa kendimizi açmanın ve doğru bir şekilde ifade etmenin…

  • İlişki Uzmanının Gözünden: Sevgi Arayışında Düştüğümüz Hatalar

    Bize sevgiyi tattıran şey nedir? Kaygısının temelinde bu sorunun yattığı Brandy adlı bir kadın, bu kaygısına çözüm bulmak için ilişki uzmanı Margaret Paul’a gider. Ara sıra eşinden ve diğer yakınlarından gördüğü sevgi dışında, sevgi diye adlandırdığımız o sıcak duyguyu kalbinde hissedemediğini söyler. “Eşime karşı duyduğum sevgiyi hissedemiyorum. Çocuk sahibi olmak istiyorum ama beslemem gereken sevgiyi çocuklarıma karşı da duyamayacağımdan korkuyorum. O kalbimdeki sıcak hissi sadece başka biri bana sevgisini gösterdiğinde hissediyorum ama bu sevgiyi başkalarına karşı kendim besleyemiyorum, buna eşim de dahil. Onu sevdiğimi biliyorum ama bunu hissedemiyorum. Benim sorunum nedir?” Birçok insanın buna benzer farklı varyasyonlarda sorunları vardır. İnsanlar bizim sevgi diye nitelendirdiğimiz o sıcak hissiyatı arıyorlar ve genellikle partnerlerine…

  • Kişilerarası İlişkilerde Kendini Ne Kadar Açıyorsun: Johari Penceresi

    İletişim topluluğa, yani anlayışa, samimiyete ve karşılıklı değerlemeye götürür. -Rollo May İnsanlar olarak iletişim ile var oluyoruz. Yaşamın her alanında iletişim önemli olmak ile beraber kişilerarası ilişkilerde iletişim becerileri bir başka boyut kazanır. Başka bireyler ile kurduğumuz ilişkide iletişim sayesinde samimiyet kurar ve ilişkiyi güvenli bir alana taşırız. İster romantik bağ olsun ister arkadaşlık bağı her türlü ilişkide önce kendimizi anlamak ve kendimizi doğru bir şekilde anlatmak sonra karşı tarafı objektif bir şekilde dinlemek ve anlamaya çalışmak sağlıklı iletişim becerilerinin başında gelir. Hepimiz biliyoruz ki iletişim kurmak; karşı tarafı tanımak, paylaşımda bulunmak, güven ilişkisi geliştirmek ve anlaşıldığımızı hissetmek ilişkilerimizin daha sağlıklı ve sağlam temelli olmasını sağlar. Ancak bunları bilmemiz maalesef…

  • Yedinci Duyu Nedir? İç Alan Farkındalığımızı Nasıl Artırırız?

    Bana duyu organlarımızı sayar mısınız desem, neredeyse herkes beş duyu organımızı söyleyecektir değil mi? Bu cevap doğru ama eksik olacaktır. Bizim bildiğimiz duyularımız görme, işitme, koku, dokunma ve tat. Ve oldukça da önemliler çünkü dünyayı onlarla algılıyoruz. Bebeklerin çevrelerini bunlarla nasıl keşfettiğine şahit olmuşsunuzdur. Uzun uzun çevreyi incelemek, her şeyi ağızlarına götürmek, ellerinde evirip çevirmek gibi ciddi işler yaparlar. Bizim için çevremizi keşfetme araçları olan bu beş duyuya ilaveten 1900’lerde adları konulmuş olmakla birlikte bilim dünyasının son yıllarda daha sık söz ettiği iki duyu daha var. Propriyosepsiyon ve interosepsiyon. Bunlar 6. ve 7. duyular olarak biliniyor. Propriyosepsiyon bedenin kendini uzay boşluğundaki algılayışıdır. Kaslarımız ve eklemlerimizdeki propiyoseptif reseptörler sayesinde yürürken bir yerlere…

  • Sosyal İzolasyonda Öz Şefkat İçin 3 İpucu

    Üzerinizde anksiyete, üzüntü, suçluluk, utanç, yalnızlık, boşluk, kıskançlık, öfke, keder, kalp kırıklığı, çaresizlik hissi gibi size acı verici bir his varsa, bu durumda ne yapıyorsunuz? Duygularınıza şefkatle bakıyor musunuz? Onların size ne anlattığını öğrenmeye vakit ayırıyor musunuz? Yoksa bir şeyler yiyerek, TV izleyerek, sosyal medyada dolaşarak vb. eylemler ile duygularınızdan uzaklaşıyor musunuz? İlgini çekebilir: Sosyal Medya Hesaplarından Çıkamamanın Sebebi ve Onlarla Daha Az Vakit Geçirmek İçin 4 Öneri Birçoğumuz iyi beslenmek, egzersiz yapmak ve düzenli saatlerde uyumak gibi, daha çok fiziksel yollarla kendimize bakıyoruz. Ancak birçok insan kendini duygusal ve ruhsal açıdan beslemeye yeterince vakit ayırmıyor. Evde çok fazla zaman geçirdiğimiz bugünlerde, endişe, anksiyete ve yorgunluk ile mücadele ediyorsanız, bu aslında kendinizi sevmenin…

  • 5 Adımda Pişmanlıktan Uzak Bir Hayat

    Yaşamlarının sonuna yaklaşmış yaşlı insanlara en büyük pişmanlıkları sorulduğunda, listenin başında gelen ortak pişmanlık konusu; kaygı duyarak çok zaman geçirmiş olmalarıydı. Benzer bir yaklaşımla, Avustralyalı bakım uzmanı Bronnie Ware, çok satan kitabında hastalarının hayatlarının sonuna gelirken pişmanlık duyduklarını söyledikleri beş şeyi şöyle özetledi: Başkalarının onlardan beklediği hayatı değil, özlerine sadık kaldıkları hayatı yaşayacak cesarete sahip olmamaları Çok fazla çalışmış olmaları Duygularını ifade edecek cesarete sahip olmamaları Dostlarıyla irtibatı kaybetmiş olmaları Kendilerine daha mutlu olma imkanı tanımamış olmaları Bilinçaltı bir olumsuzu doğrudan işleyemiyor. Yani bir insan sizden bir fili düşünmemeye çalışmanızı isterse, neyi düşünmeyeceğinizi anlamak için önce fili zihninizde canlandırmanız gerekiyor. Bunun nedeni, biz o imgelerin farkında olsak da olmasak da,…

  • Kendin Olmaya Cesaret Edebilir misin?

    Kafalar karışır, sınırlar bulanır. Bir başkasının yaptığı senin bulunduğun yerden iştah açıcı gibi görünebilir. Onun gibi olmayı arzu edebilirsin. Onun halini tavrını, seçimlerini taklit etme ihtiyacın olabilir. Taklit etmek, öğrenmenin önemli bir parçasıdır. Fakat, tüm varlığın taklitten ibaret hale geldiyse dikkatli olmakta fayda var. Her ürettiğini söylediğin bir başkasının içinden çıkanın taklidiyse kendinden beklentin niye bu kadar az, düşünmekte fayda var. Yaratıcı sürecin acısından, sorumluluğundan, karmaşasından kaçıyor olabilirsin. Daha önce üretilmiş ve onaylanmış bir şeyi kendininmiş gibi anlatmak daha güvenli geliyor olabilir. İçinden çıkardığın, çok önemsediğin bir ürünün hayatında alamadığın onayların tamamının yarattığı boşluğu doldurması gerektiğini düşünüyor olabilirsin. Ya da yaratıcılığın, sadece yukarıda yaşayan ilahi bir babanın özelliği olduğunu düşünüyor…

  • İçindeki Kalbi Kırık Çocuk: Onu Duymak İçin Ne Yapabilirsin?

    İhtiyaçlarını kimseyle paylaşamayan bir sürü kırık kalpli kız ve erkek çocuğu var etrafta. Duyulma ihtiyacına karşılık verilmemiş. Görülmemiş. Tam duygusal dünyasıyla ilişki kuracakken ifade etme yolları kesilmiş kızlar ve erkekler. Onlar kocaman bedenlerinin içinde ihtiyaçlarının görülmesini bekleyen çocuklar… Ağladıklarında susmaları istenmiş, kızdıklarında susmaları istenmiş, öfkelendiklerinde, güldüklerinde, koştuklarında, heyecanla olan biteni anlattıklarında susmaları istenmiş çocuklar… İhtiyaçlarını saklamaya o kadar alışmış durumdalar ki, onları ifade etmeleri o kadar yasaklanmış ki, kuyruklarını dik tutmak adına kenarda köşede öfkeli suratlarla bekliyorlar. Suratlarında somurtuk bir maske… Güçlü görünmek adına içeriden kendilerini yiyip bitirmeyi yeğliyorlar. Kendilerine ihtiyaç duyduklarını vermek yerine, hatta ihtiyaçlarını fark etmek yerine kendisini ve dışarıyı sonsuz bir cezalandırma halinde kalmayı tercih ediyorlar, ya…

  • Yalnızlığın İçindeki 5 Güzellik: Ona Bir Şans Ver, Sana İyi Gelecek!

    Eğer yalnızlık kelimesi seni üşütüyorsa, ruhunun duvarlarını soğuk ve karanlık renklerle boyuyorsa, kalbini sıkıştırıyorsa, bil ki seni çok iyi anlıyoruz. Fakat hiç düşündün mü; belki yalnızlığın hiçbir suçu yoktur? Belki o da sessizce senin onu sevmeni, ona şefkat göstermeni bekliyordur? Hadi bugün ona bir şans verip, yalnızlığı bir de bizzat onun ağzından dinleyelim. Belki bildiğimizden çok daha farklı şeyler anlatır bize, belki işler hiç de bizim bildiğimiz gibi değildir. Merhaba, ben sadece yalnızlık; beni iyi veya kötü yapan sizsiniz. Öncelikle bana kendimi anlatmam için fırsat vermenize çok sevindim. Bugün size kendimi açıklamaya çalışacağım. İsmim yalnızlık. Bugüne kadar benden hep korktunuz, hep kaçtınız. Ama asıl kaçtığınız şey ben değildim. Ben sadece…

  • Hayatta Başına Gelecek Hiçbir Şey Yüreğinden Büyük Değil: Esra Pulak ile Kalbin Hizası Üzerine Sohbet

    Hoş geldiniz Esra Hanım! Bize vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? İsmim Esra Pulak. 1971 Ankara doğumluyum. Liseyi Yükseliş Kolejinde okudum, eğitimimi Bilkent Üniversitesi Büro Yönetiminde tamamladım. Yogayla nasıl tanıştınız? Mecliste çalıştığınız zamanlardan bugünlere neler değişti hayatınızda? Yogayla 2001 yılında tanıştım. Bir kitap okudum hayatım değişti derler ya, benimki de aynen öyle oldu. Üniversiteden mezun olduktan sonra sekiz yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü Protokol Müdürlüğünde görev yaptım. 2001 yılında bu görevden istifa ettim. Oldukça yoğun geçen bir iş hayatının ardından evde olmak  zor geldi. Ancak geçirdiğim boş vakitler sayesinde çok kitap okuma fırsatım oldu. O sırada elime  “İnsanın Sekiz Yeteneği” adında bir yoga kitabı geçti. Kitaptan o…