• Kuantum Yaşam Koçu Betül Onurlu’ya Sorduk: Çekim Yasası

    İzmir’de yaşayan bir yaşam koçu. Her zaman cıvıl cıvıl, her zaman kendinden emin. Bir ortama girdiği anda enerjisiyle “Buradayım!” diyen bir kadın… Kimseyi umursamadan eğlenebilmesiyle, cıvıl cıvıl kahkahasıyla, onu izlerken içinizden sormadan edemezsiniz; “Bunun sırrı ne?” İşte biz de torpilimize güvendik, bu sırdan konuşalım istedik biraz. 🙂 Hoşgeldin! Kim olduğunu burada bilenler var aslında. 🙂 Bize kendini biraz tanıtır mısın? Tabi ki. Merhaba! 🙂 Aım Betül Onurlu. İzmir’liyim. Uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra hayalindeki işi yapan şanslı(!) kişilerden biriyim ben. Bilinçaltı terapistliği, kuantum yaşam koçu ve eğitmenliği yapıyorum. Yaşam koçluğuna nasıl başladın? Yol seni buraya nasıl getirdi? Biraz hikayenden bahseder misin bize? Aslında uzun yıllar kişisel gelişimle amatör olarak ilgileniyordum.…

  • Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

    İlişkinin başlarında, hislerin yoğunluğundan dolayı aslında açıkça gördüğümüz birçok problemi göz ardı edebiliyoruz. Fakat ilişkinin olgunlaşma sürecinde, pembe bulutlar aralanıp daha gerçekçi bir bakış açısına geçtiğimizde bu hataları tolere etmekte zorlanıyoruz. Her ilişki böyle olacak diye bir kural tabi ki yok; fakat aşağıda bahsedilen durumlar ilişkinizde sıkça yaşanıyorsa bir toksik ilişkinin içinde olabilirsiniz. Peki nedir bu toksik ilişki? Elbette her ilişkide inişler-çıkışlar, tartışmalar, fikir ayrılıkları olacaktır. Önemli olan bu anlaşmazlıklardan sağ salim, en az hasarla çıkabilmek değil midir? Bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta belki psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki adını vermişler. Peki, toksik ilişkide olduğumuzu nasıl anlarız? Sürekli bir…

  • Neden Bazen Vazgeçmek Gerekir?

    Evet evet biliyorum. “Vazgeçmeyin, yürüyün, koşun, yola devam edin…” Bunları duydunuz hep oradan buradan. Burada bile sürekli bunları okudunuz. Bugün kararlı olmaktan, motivasyondan, hayallerden ziyade vazgeçmekten bahsedeceğiz. Bırakmaktan, salıvermekten… Bir şeyi çok fazla istediğimizde aynı zamanda çok tehlikeli bir yola gireriz; bağımlılık. Bilirsiniz, bağımlılık bize neyi neden istediğimizi dahi unutturan tehlikeli bir duygudur. Bir süre sonra neden bu yolda olduğumuzu dahi unutup sadece “istemeye” odaklanırız. Ne pahasına olursa olsun elde etmek veya kaybetmemek için her şeyi yaparız. Çünkü artık o şey her neyse onsuz yapamayacağımızı, o şey olmadan nefes alamayacağımızı düşünürüz. Neydi en başta o şeyi hayatımızda istememizin sebebi? Hatırlamıyoruzdur büyük bir ihtimalle. Hırs: Keskin sirkenin küpüne zararı… Bu kadar bağımlılık…

  • Ofis Masanızda Feng Shui Düzeniyle Daha Huzurlu ve Üretken Olun

    Feng Shui, Antik Çin öğretilerine göre yaşamın özü olarak bilinen “Chi” enerjisinin daha rahat ve serbestçe dolaşabilmesi için fiziksel alandaki nesneleri ona göre düzenlenmesini amaçlayan bir gelenek. Bu geleneğe göre Chi enerjisi mekanda belli bir düzen içerisinde dolaşırsa beslenip yükseliyor. Peki biz bunu neden günümüzün yarısından çoğunu geçirdiğimiz, belki de stresi en çok yaşadığımız yerde, ofisimizde veya çalışma masamızda kullanmayalım? Sade, temiz, ferah bir çalışma alanı… Chi enerjisinin daha rahat dolaşabilmesi için yapılması gereken ilk şey alanı sade ve düzenli tutmak. Bırakın Chi enerjisini, ortalık kalabalık olduğunda sizin bile enerjiniz sönüp gidiyor değil mi? 🙂 Fazlalıklardan kurtulup masanızı düzenledikten sonra bu alanı hayali olarak 9 kareye bölüyorsunuz. ..ve hazırsanız başlıyoruz.…

  • Kahvenin Faydaları: Kahve Yağ Yakar mı? Uyandırır mı?

    Sabahları onunla kendimize geliyoruz, geceleri onunla uyanık kalıyoruz, onunla sakinleşiyoruz, muhabbetlerimizi onun eşliğinde ediyoruz, yağmuru onunla izliyoruz, onunla çalışıp odaklanabiliyoruz kimi zaman, bazen de yorgunluğumuzu onunla atıyoruz… Kahve… Hayatımızın tam ortasına yerleşen bir alışkanlık. Peki bize bi’ iyiliği dokunur mu bu kahvenin? Bir fincan doldurup gelin anlatalım… Kahve gerçekten uyandırır mı? “Kahve içmeden ayılamıyorum.” cümlesini sıklıkla duymuşsunuzdur. Yoksa siz birinci ağızdan söyleyenlerden misiniz? Kafein beyindeki sinir hücrelerini uyarır; hipofiz bezi bu hareketi bir acil durum olarak algılar ve adrenalin hormonunun salınmasını sağlar. Aşırı kafein tüketimi sonucu ellerimizin titremesi, kaslarımızın kasılması bu yüzdendir. Kısaca söylemek gerekirse kafein daha “ayık” kalmamızı sağlar. Ancak kahve tüketimi çok olan insanların aynı etkiyi yakalayabilmesi için…

  • Kampüse Giriş: Üniversitenin İlk Günleri İçin 5 İpucu

    Artık üniversitedesin, yeni bir hayat, yeni insanlar… Geleceğe doğru açılan kocaman bir kapı. Sana bu dönemin çok ama çok eğlenceli olacağının garantisini verebilirim. Hep söylüyorum, üniversite dönemi hayatımın en güzel dönemlerindendi. Eminim ki senin için de öyle olacak. Şimdi kahveni hazırla, kampüse gidiyoruz! 1. Bocalamanın normal olduğunu kabullen. Gözüne far tutulmuş tavşan gibi kalakalmanın, kimseyi tanımamanın, şaşkın hallerinin çok normal olduğunu kabullenerek gidersen bu durumun içinden daha az stresle geçebilirsin. İnan bana bundan iki ay sonra kimse kimsenin ilk günlerde ne halde olduğunu hatırlamayacak. 🙂 Bunları hafızalardan silinen günler olarak gör ve keşfetmenin tadını çıkar! 2. Klişe ama etkili: Kıyafetlerini akşamdan hazırla. Ne giyeceğini bilerek uyanmak bile kafanda düşünmen gereken…

  • Hayatı Yaşanır Kılmak İstiyorsan Bunu Yapmak Zorundasın

    En son ne zaman kendinle başbaşa kaldın? Hayır , gerçekten. Ne zaman bir kafeye gidip kendine bir şeyler ısmarladın? Ne zaman en sevdiğin restaurantta yer ayırtıp kendini yemeğe çıkardın? Ne zaman çok sevdiğin yerlere tek başına gittin? Ne zaman bi kadeh kaldırdın kendine? Peki en son bunu yaptığında kimdin? “Ya nasıl sorular bunlar Ceren…” Evet haklısınız sadede gelelim hadi. Diyorum ki kalabalığın içinde kendimizi kaybediyoruz. Ondan bi’ fikir, bundan bi tavsiye derken kendimiz ne hissediyoruz, ne düşünüyoruz, neyi seviyoruz, hangisi bizim fikrimiz, hangisi başkasından etkilendiğimiz bir düşünce, hepsi birbirine giriyor… Bir süre sonra başkaları gibi davranmaya, başkaları gibi düşünmeye, başkaları gibi konuşmaya başlıyoruz belki de. Bu bir ayıp değil, bu…

  • KİK Bucket List: Sonbaharın Tadını Çıkar

    Sıcak kumlardan serin sulara atlanan kıpır kıpır günler bitti. Şimdi sırada sıcak kahvelerle oturulan bir cafede burnuna gelen yağmur kokusuyla, hafif hafif esen rüzgarla huzur bulma vakti… Hal böyle olunca sonbaharın hakkını vermek için bir Bucket List yapmazsak ayıp olmaz mıydı? Olurdu…. İster yaz insanı olun, ister kış, aşağıdaki görevleri tamamladığınızda sonbaharı çok seveceğinize adımız gibi eminiz! Hazırsanız başlıyoruz. Yeni bir kitaba başla! Ve haliyle de onu bitir. 🙂 Sonbaharın tatlı esintisinde elinde sıcak kahvenle bir kitaba dalmaktan daha güzel çok az şey var şu hayatta. Gerçekten güzel kokan mumlar bul ve mum ışığında meditasyon yap. Lavanta, sandal ağacı, vanilya? Hangisi senin kokun? En sevdiğin mumları yak. Gözlerini kapat, aklından geçip…