İş Yerinde Mutlu Olmanın Sırları

Haydi bir soruyla başlayalım. Rutin olarak işinizde sizi mutlu eden şeylere öncelik veriyor musunuz, yoksa buna iş denmesinin bir nedeni olduğuna ve bu nedenle zor, mutsuz bir uğraşla eşanlamlı olduğuna mı inanıyorsunuz?

Finansal ve profesyonel başarıyı; stres, bunalma ve mücadele ile eş tutan bir düşünce tarzına sahip olmak inanılmaz derecede kolaydır. Yükselmek istiyorsanız sürekli meşgul hissetmeyi, yarışan bir zihin ve günlük korku duygusuyla kabul etmelisiniz değil mi?

Aslında değil. Araştırmalar, işte nasıl mutlu kalınacağını bilmenin rekabette somut bir avantaj olduğunu göstermiştir. Olumlu bir şekilde bağlanmış beyinler; negatif, nötr veya stresli oldukları zamana göre %31 daha üretken olur. Bu şekilde çok daha fazlasını yaptığınızı göreceksiniz. Teknik olarak bu, beynimizin dorsolateral prefrontal ve lateral parietal kortekslerinin çalışma şekliyle, çalışma belleği ve dikkat ile ilgili bölgelerle ilişkilidir. Bununla birlikte, kendinizi daha mutlu hissettiğinizde gününüzün daha iyi geçtiğini, elinizdeki işle daha fazla meşgul olduğunuzu ve daha fazlasını başardığınızı sezgisel olarak bilmek için muhtemelen sinirbilime ihtiyacınız yoktur.

Aynı şekilde, daha mutlu insanlar daha iyi problem çözerler. İşlerinden daha fazla verim alırlar ve önemli ölçüde daha yaratıcıdırlar. Olumlu bir zihniyet, artan yaratıcılıkla yüksek oranda ilişkili bir durum olan yeni fikirleri ve deneyimleri dikkate almamızı sağlar.

İş yerinde mutlu olmak neden önemlidir?

Uzun yıllar boyunca iş ve mutluluk birbiriyle ilişkilendirilmedi. Her zaman, işin bir amaç için gittiğiniz bir yer olduğu ve mutluluğun boş zamanlarınızla ilgili bir şey olduğu konuşuldu.

Bu tutum hızla değişiyor. Herkes mutluluktan bahsediyor, işte veya dışarıda…

Artık insanları işte nasıl mutlu edeceklerini anlamanın işletmeler için önemli şeyler ifade ettiğini biliyoruz. İş yerindeki mutluluğunun işverenler ve çalışanlar için ne kadar önemli olduğunu gösteren pek çok istatistik var. The Guardian tarafından yapılan araştırma, bağlı ekiplerin üretkenliği %20 oranında artırabildiğini ve %87 gibi büyük bir oranda ciro yapabildiğini göstermiştir. Sonuç olarak, iş yerinde mutlu olan çalışanlar, %43’e kadar daha fazla gelir elde ederek kârlılığı etkiler.

Benzer şekilde Forbes, çalışanların bağlılığının ve zindeliğinin devamsızlığı durumunda bu oranın %41 azalabileceğini bildirdi.

İş yerinde nasıl mutlu olunur?

1. Pozitif Duygular

Pozitif psikoloji hakkındaki en büyük yanılgılardan biri, insan olmanın duygusal karmaşıklığını göz ardı edecek kadar yalnızca hayatın parlak tarafına odaklanmasıdır. Zihinsel sağlığımızın, olumsuz duyguları tamamen ortadan kaldırmaya bağlı olmadığını kabul etmek çok önemlidir. Aslında rahatsızlık, kaygı, korku ve benzer duygular hayatımızda çok önemli bir rol oynar. Zorlandığımızı hissettiğimiz anları farkettirir ve bizim için önemli olan şeyleri işaret eder.

Amaç her zaman denge ile ilgilidir. Bu da olumsuz duygularımıza yenik düşmemek ve olumlu duyguların eşit derecede önemli bir rol oynadığını kabul etmek anlamına gelir. İş yerinde neşe, şükran, umut, ilham, coşku, gurur veya eğlence gibi şeyleri düzenli olarak deneyimlemek, işler zorlaştığında aslında bir tampon görevi görecektir. Bu, stresi azaltmanıza ve yenilikçi çözümler bulmanıza yardımcı olacak psikolojik rezerv oluşturmanıza yardımcı olur ve sorunlarla daha etkili bir şekilde başa çıkabilirsiniz.

2. Bağlılık

Hiç kendinizi bir aktiviteye öyle kaptırmışsınız da zaman kavramı kaybolmuş gibi hissettiniz mi? Pozitif psikolojide buna, insanların kendilerini en çalışkan ve mutlu hissettikleri durum olan “akış” diyoruz. Ne yazık ki bilinçli bir dikkat olmadan, bu yoğun bağlanma duygusu için fırsatları kaçırabiliriz. Örneğin, sağlayabildiğiniz hizmet hakkında tutkulu hissettiğiniz için bir iş kurdunuz, ancak artık gününüzün çoğu yönetici ve yeni potansiyel müşterileri kovalamakla geçiyor. Durum buysa, motivasyonu zor bulmaya başlamanız şaşırtıcı değil!

İş yerine bağlılığı artırmak için odaklanmanız gereken üç temel alan vardır: güçlü yönlerinizi kullanmak, duygularınızı yönetmek ve kişisel amaç duygunuzun işvereninizle uyumlu olup olmadığını kontrol etmek. Bunlar; enerjik, hevesli hissetmenizi ve yürüttüğünüz görevi en iyi şekilde yerine getirebilmenizi sağlar.

3. İlişkiler

Pozitif ilişkiler, mutlu ve işlevsel bir çalışma ortamında merkezi bir rol oynar. Arkadaşlık, duygusal destek ve başkalarıyla bağlılık, iş yerindeki olumlu duygularla güçlü bir şekilde ilişkilidir. Sağlam sosyal bağlar, çalıştığınız kuruluşa aidiyet ve bağlılık duygusunu besler.

Bu nedenle, işbirlikçi bir çalışma ortamına sahip olmak, psikolojik olarak sizi rahatlatır. Bu, hızlıca bir kahve içmeyi ve bir iş arkadaşınızla sohbet etmeyi asla zaman kaybı olarak görmemeniz gerektiği anlamına gelir ve iş yerindeki genel memnuniyetinizi önemli ölçüde etkileyebilir.

4. Motivasyon

İşiniz sizi hangi yönden motive ediyor? Kişisel olarak büyüme ve gelişme fırsatı, başkalarına bir şekilde yardım etme ve daha yüksek bir amaca katkıda bulunma şansı veya tutkularınıza, hobilerinize daha fazla zaman tanıyarak esnek bir şekilde para kazanma fırsatı olabilir.

İş yerinde sizi motive eden şeylerle bağlantı kurmak; dayanıklılığınızı artırmanıza, zorlu durumların üstesinden gelmenize, sıkıcı görevlere veya uzun saatlere rağmen sizi teşvik etmeye yardımcı olur. İşinize gerçek bir değer ve bağlılık duygusu katar. Yaptığınız işi neden yaptığınızı anlamakta gerçekten zorlanıyorsanız, bir değişiklik düşünmeye başlamanın zamanı gelmiş olabilir.

5. Başarılar

Hedefler belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için adımlar atmak(büyük ya da küçük), öz yeterlik duygumuzu ve başarmaya devam etme motivasyonumuzu önemli ölçüde artırabilir. Özellikle de ne yapmadığınızdan çok ne yaptığınıza odaklandığınızda…

Unutmayın bu, gerçekçi olmayan hedeflerinizi başarılarıyla kıyaslayıp kendinizi eksik gördüğünüzde yoğun bir baskı ve mükemmeliyetçilik duygularına kapılmakla ilgili değildir. Bunun yerine, sizin için kişisel olarak anlamlı olan şekilde ilerlemek, gelişmek ve yolculuğun her adımından keyif almakla ilgilidir. Ayrıca, başarılarınızı iyice düşünmenin, güçlü yanlarınızın neler olduğu konusunda iyi bir fikir verdiğini de göreceksiniz. Bu, mutluluğa giden yol haritanızın önemli bir parçası olan sağlam bir kendine güven türü oluşturur ve o çok imrenilen, uzun süreli kişisel ve profesyonel başarıyı elde etmenize yardımcı olur.

Peki siz, işinizin ayaklarınızın geri geri gittiği, sıkıcı ve mutsuz bir uğraş olduğunu düşünmeye devam mı etmek istiyorsunuz yoksa işteyken size mutluluk veren şeylere öncelik verip işinizdeki verimliliğinizi ve motivasyonuzu artırmak mı istiyorsunuz? 

Sevgiyle kalın!

Sevgiyi yayalım! Paylaş:
Avatar photo

Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Biraz ajanslarda biraz da kurumsal hayatta savrulduktan sonra yolunu bulmaya karar verdi. Yolun kendisi olduğunun farkına varıp manzaranın tadını çıkarmak isteyen Dilara, KİK’te editör olarak çalışıyor. Kendisini yazmayı çok, okumayı daha çok seven, doyumsuz bir hayat öğrencisi olarak tanımlıyor.