Asch Uyum Deneyi: Topluma Uyumlanıyor muyuz?

Sizce toplum içerisinde her zaman kendi görüş ve düşüncelerimizi açıkça ifade ediyor muyuz yoksa topluma uyumlanmak, farklı olmamak için kendi görüşlerimizi çarpıtıyor muyuz? Örneğin, okulda bir soruya herkesten farklı yanıt verdiğinizde kendi cevabınızı sesli olarak dile getirmekten çekiniyor musunuz veya herkesin çok beğendiği bir elbiseyi beğenmediğinizi ifade etmek size zor geliyor mu?

Polonyalı sosyal psikolog Soloman Asch 1956 yılında uyumlanma ve sosyal etki üzerine bir çalışma gerçekleştirdi. Asch Uyum Deneyi ile bireyin; karar verme süreci üzerindeki uyum baskısını yani çevreye uyumlanmak için kararlarında değişim yapmasını inceledi.

İlgini çekebilir: Başkalarının Ne Düşündüğü Bizim için Neden Bu Kadar Önemli?

Deneye yalnızca bir katılımcı alındı fakat o katılımcıyla beraber bazı araştırmacılar çeldirici olarak sanki katılımcıymış gibi dahil oldu. Deneyin ilk aşamasında, katılımcılara üzerinde bir çizgi resmi olan bir kart gösterildi. Daha sonra üzerinde farklı boylarda üç çizgi olan başka bir kart daha gösterildi. Katılımcılara ilk karttaki tek çizginin, ikinci karttaki üç çizgiden hangisi ile eşit uzunlukta olduğu soruldu. Oldukça basit olan bu soruya herkes doğru yanıt verdi.

Ardından ikinci aşamada, benzer şekilde başka uzunluktaki tek çizginin, üç çizgi olan karttaki çizgilerden hangisiyle eşit uzunlukta olduğu soruldu ve yine herkes doğru cevabı verdi. 

Üçüncü aşamada da benzer şekilde soru soruldu; “İlk karttaki çizgi, ikinci karttaki üç çizgiden hangisiyle eşit uzunluktadır?” Doğru cevap “Birinci çizgiyle eşit uzunluktadır.” olmalıydı ancak çeldirici araştırmacılar, katılımcıya sosyal uyum baskısı yapabilmek için “İkinci çizgiyle eşit uzunluktadır”. cevabını verdiler. Katılımcı çok şaşırdı, çünkü kendisi hariç herkes ikinci çizgi ile eşit uzunlukta olduğunu düşünüyordu, fakat katılımcı yine de doğru bildiği cevabı yani herkesten farklı olan cevabı söyledi.

Deneyde 18 aşama bulunmaktadır. Bunlardan ilk 2 aşamada çeldirici araştırmacılar doğru cevabı verirler. 3. aşamada ise hepsi daha önceden ayarlanmış yanlış cevabı söylerler. Geriye kalan 15 turun rastgele seçilmiş 11 tanesinde yine beraber yanlış cevabı söylerler. Ancak bunu ustaca ve rollerini katılımcıya  “çaktırmadan” yaparlar. Araştırmacılar, gerçek katılımcının, sırf “topluma uymak için”, bile bile yanlış cevabı verme eğilimini ölçmüşlerdir.

İlgini çekebilir: Öz Sevgi Anlayışının Gelişmesini Destekleyecek 5 Öneri

Toplamda 12 aşamadan oluşan Asch Uyum Deneyi araştırmasının sonuçlarına göre,

Araştırmaya katılan katılımcıların;

  • %75’i en azından 1 kere çoğunluğa uymayı seçmiş,
  • %25’i hiçbir denemede uyum göstermemiştir.
  •  %63.2’si deneyin yarısından çoğunda doğru cevabı vermeyi tercih etmiş,
  • %36.8’i ise deneyin yarısından fazlasında çoğunluğa uymayı seçmiştir. 
  • %5’i çoğunluğa her seferinde uymayı seçmiştir.
  • %25’i çoğu zaman çoğunluğa uymayı seçmiş,
  • %7 civarı ise yarı yarıya çoğunluğa uymuştur.

Günlük yaşantımızda bu gibi topluma uyumlanmak için doğru bildiğimiz gerçeği değiştirmek sıkça karşılaştığımız hatta deneyimlediğimiz durumlardan bir tanesidir. Bu deney aklımıza, “doğru bildiğin yoldan ayrılmamak” deyimini getiriyor. Kendi bildiklerimizle, düşüncelerimizle de toplum içinde yer alabiliriz. Hem herkes aynı düşünse Dünya nasıl bir yer olurdu?

“Herkes aynı şeyi düşünüyorsa, hiçkimse bir şey düşünmüyor demektir.” Walter Lippmann

Kaynakça
Sevgiyi yayalım! Paylaş:
Avatar photo

Psikolog Bilge Canan Çukurkavaklı lisans eğitimini doğduğu il olan Ankara'da TED Üniversitesi Psikoloji bölümünde %100 İngilizce olarak tamamladı. Eğitim gördüğü süre boyunca çeşitli özel kliniklerde staj yapma imkanı buldu. Mezuniyetinin ardından çocukluğundan beri hayali olan çocuk ve ergen psikolojisi alanında eğitimler aldı. Meslek hayatına Bilişsel Davranışçı Terapi ve Deneyimsel Oyun Terapisi alanında devam eden Bilge Canan Çukurkavaklı halen alanına dair makaleler ve içerikler okuyarak kendini geliştirmekte, aynı zamanda yüksek lisans eğitimi için hazırlıklarını sürdürmektedir.