Sürdürülebilir Moda için Neler Yapabiliriz?

Sürdürülebilir Moda için Neler Yapabiliriz?

Moda, hızlı moda ve sürdürülebilir moda kavramları; insanlar arası etkileşim, kültürel farklılıklar, göç ve savaşların neden olduğu toplumsal hareketlilikler gibi uzun süreçlerin sonucu olarak evrim geçirmiş, değişmiş ve her daim çağın gerekliliklerine ayak uydurmuştur. 80’li yılların sonlarında hazır giyimin ve hızlı moda akımının gündelikli yaşamın bir parçası olması ile birlikte giysilerin evde dikilmesi, yıpranan kıyafetlerin tamir edilmesi gibi alışkanlıklar yerini “kullan-at-yenisini al” döngüsüne bırakmıştır. O günden bugüne hızlı tüketim alışkanlıklarımız, giyim sektörünü de ele geçirmiş ve ürünlerin ucuzlamasıyla beraber ürünlerle kurulan bağ, verilen değer azalmıştır.

Moda Sektöründe Yavaş Aktivizmi

Küresel çevre sorunlarının ana sebebi, doğal kaynakların aşırı tüketimi ve önü alınamaz duruma gelen atık miktarlarıdır. Bir süredir etkilerini somut olarak yaşamaya başladığımız küresel iklim krizinin bugün ve geleceğimiz için ciddi bir tehdit olduğunun farkına varan ve günden güne sayısı artan farkındalığı yüksek, bilinçli tüketiciler kişisel tüketim alışkanlıklarını değiştirme sorumluluğunu almaktadır. Ürünlerin, üretiminde kullanılan hammaddeden, kullanımı ve imhası esnasında çevrede oluşturacakları etkilere kadar ürünün tüm yaşam döngüsü boyunca sürdürülebilir ve daha düşük karbon ayak izine sahip olması yönünde artan talep, moda sektöründe yeni bir süreci başlatmıştır.

Sürdürülebilir moda anlayışı, 2000’li yılların başlarından itibaren hayatımıza giren ve Covid-19 pandemisi ile beraber daha fazla ilgi görmeye başlayan “yavaş yaşam” akımı ile de desteklenerek son zamanlarda yavaş moda veya yavaş tasarım olarak anılmaya başlanmıştır. Yavaş tasarım; insanın yaşam koşullarına, biyolojik, kültürel çeşitlilik ve sınırlı dünya kaynaklarına saygı duyan yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Kişiliksiz, birbirine benzer ürün ve hizmetleri teşvik eden tüketim kültürüne karşı oluşmuş bir akımdır. Yavaş moda kavramı, çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir çözüm sunmasının yanı sıra tekstil sektörü çalışanları, tasarımcılar ve tüketiciler açısından da olumlu etkilere sahiptir. Tekstil sektörü çalışanları için daha yüksek gelir ve daha etik çalışma şartları sağlayan yavaş moda hareketi; tüketicilere de daha büyük özenle tasarlanıp üretilmiş, daha kaliteli ve daha az zararlı kimyasal bulunduran ürünler sunmaktadır.

İlgini çekebilir: Yaşamı Tehdit Eden Görünmez Tehlike: Mikroplastikler

Sürdürülebilir moda ürünleri gerçekten pahalı mı?

Hızlı moda sektörüne kıyasla daha çevresel ve etik üretimi hedefleyen, yerel ve küçük üreticiyi destekleyen sürdürülebilir moda ürünleri, daha pahalı gibi görünse de unutmamak gerekir ki tekstil ürünlerinin serüveni topraktan başlamaktadır. Tohumdan gardıroplarımıza uzanan yolculukta pek çok insanın emeği vardır ve bu emeğin hak ettiği değeri alabilmesi için ekonomik değerinin de yüksek olması kaçınılmazdır. Bunun yanı sıra daha fonksiyonel ve kaliteli ürünlerin raflarımızdaki ömrü de daha uzun olacağından uzun vadede hem ekolojik hem ekonomik açıdan kazanç sağlayacağımızı da göz ardı etmemeliyiz.

Kitlesel dönüşümler için bireysel dönüşümler kaçınılmazdır!

Modaya yön verenler her ne kadar moda akımının öncül markaları gibi görünse de asıl başrol ve modayı yönlendiren kitle tüketicilerdir. Bu nedenle tüketicilere sürdürülebilir modanın devamlılığı için büyük sorumluluklar düşmektedir. Peki tüketiciler olarak, küçük gibi görünen ama büyük değişimler için asıl olan bireysel dönüşümümüz için neler yapabiliriz?

  1. Kullandığınız ürünlerin tamirini, onarımını gerçekleştirebilir eğer yapamıyorsak terzi desteği alabiliriz.
  2. Kullanmadığımız veya üzerimize olmayan kıyafetlerimizi çevremizdeki insanlarla paylaşabiliriz.
  3. Online olarak da erişim sağlayabildiğimiz pek çok ikinci el dükkân ve uygulama aracılığı ile kıyafetlerimizi satabilir, ihtiyacımız olduğunda ikinci el kıyafetler alarak döngü içerisindeki ömrünü uzatabiliriz.
  4. Kıyafetlerimizi her giyim sonrası yıkamaktansa kirlendikleri zaman yıkamak hem ömürlerini uzatacak hem de kullanım esnasındaki karbon ayak izini azaltacaktır.
  5. Kullanılamayacak duruma gelen kıyafetlerimizi basit ileri dönüşüm teknikleriyle hayatımızın farklı bir alanında kullanmaya devam edebiliriz.
  6. Yeni bir kıyafet alacağımız zaman imkanlarımız doğrultusunda, ahlaki unsurları gözeten, şeffaf üretim yapan küçük ve yerel üreticiden satın almalı böylelikle yerel pazarımıza destek olmalıyız.

Unutmamalıyız ki, en çevre dostu seçenek gardırobumuzdaki elbise, rafımızdaki ayakkabıdır. Dönüşüm için ilk adım elimizdeki değerlerin farkına varmaktır.

Kaynakça: Ateş, T., Asma, A., Süel, B., 2020, Sürdürülebilir moda üretiminde tasarımcının rolü. Türkmen, N., 2012, Sürdürülebilir bir tekstil endüstrisi için “yavaşlık” ve alternatif üretim modelleri. Akdeniz, P.C., Dursun, Y., 2022, Sürdürülebilir tüketim motivasyonunda sürdürülebilir moda kavramının etkisi

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Eğitimine Biyomühendislik doktora öğrencisi olarak devam eden Tuğçe Mutaf, akademik hayatında döngüsel biyoekonomi, tekstil endüstrisinde sürdürülebilirlik ve yeşil kimya alanlarında çalışırken, bireysel hayatında ise analog ve yavaş bir yaşam sürmeye çalışıyor. İçe dönük bir insan oluşunun kendisini 2017 yılında yoga ile tanıştırdığını söylüyor. 5 yıl önce girdiği bu yol ona meditasyon, nefes çalışmaları ve aromaterapinin kapılarını araladı. Bitkilerin şifa verici gücünü yakından keşfedebilmek amacıyla tıbbi bitki yetiştiriciliği ve aromaterapi konularında atölyelere katılmaya ve eğitimler almaya devam ediyor. Aynı zamanda analog fotoğrafçılıkla ilgileniyor, amatör olarak doğa fotoğrafları çekiyor.