İyimser misiniz, Karamsar mı? Nasıl Sağlıklı Bir İyimser Oluruz?

Genel bir durum karşısında eğer iyi beklentiler içindeyseniz olaylara olumlu bakma eğiliminde olduğunuz söylenebilir. Öte yandan karamsar diye tabir ettiğimiz kişiler netlik kazanmamış durumlarda dahi kötü sonuçlar beklemektedirler. Hal ve hareketlerinde son derece doğal olan iyimser tip, hangi güçlük olursa olsun korkmadan, yılmadan ve cesaretini kaybetmeden onu aşmaya çalışır. Başkalarıyla açık yürekli ve rahat bir tarzda konuşur. Karamsar tip ise, zorluklar ve güçlükler karşısında yaşamın pek de kolay olmadığı duygusuna kapılır. Aşırı derecede ihtiyatlı, çekingen, korkak, ağırdan alan, dikkatle her şeyi hesaplayan davranış özellikleri ortaya koymaktadır.

Karamsarlar kendilerini çoğunlukla “gerçekçi” olarak tanımlamaktadırlar. Oysa gerçekçi olmak ile kötümser olmak arasında fark vardır. Karamsar kişilik tipleri genellikle olumsuz sonuçlar bekler ve işler iyi gidiyor gibi göründüğünde şüphelenirler. Bakış açılarını gerçeğe dayandırıyormuş gibi görünseler bile aslında ‘gerçekte ne olacağını düşündüklerine dayandırmaktadırlar.

 Karamsar olma eğiliminde olduğunuzu nasıl anlarsınız?

  • İşler gerçekten yolunda gittiğinde şaşırırsınız.
  • İstediğinizin peşinden gitmiyorsunuzdur çünkü muhtemelen başarısız olacağınızı düşünüyorsunuzdur.
  • Her zaman bir durumda neyin yanlış gidebileceğine odaklanırsınız.
  • Risklerin faydalarından daha ağır bastığını düşünürsünüz.
  • Kandırılma korkusu yaşarsınız ve kendi yeteneklerinizi küçümsersiniz.
  • Güçlü yönlerinizden ziyade kusurlarınıza veya zayıf yönlerinize odaklanma eğilimindesiniz.
  • Diğer insanların neşeli iyimserliğinden rahatsız olursunuz.
  • Kendi kendinize sık sık olumsuz konuşmalar yaparsınız.
  • Her güzel şeyin eninde sonunda biteceğine inanırsınız.
  • Durumu daha iyi hale getirmektense, mevcut durumla yaşamayı daha kolay bulursunuz.

Kişinin karamsar olmasının birçok nedeni vardır. Bunlar:

  • Genetik
  • Aile dinamikleri
  • Geçmiş tecrübeler
  • Sosyal ve çevresel faktörler olabilir.

Düşünme Stillerinin Etkisi

İyimser ve karamsar düşünce arasındaki temel farklardan biri, insanların yaşamlarında olan olayları yorumlama biçimleridir. İyimser, herhangi bir durumdaki olumsuzlukları en aza indirirken, olumlu olayları büyütür. Karamsar ise tam tersini yaparak olumsuza odaklanırken olumluyu küçümser.

Uzmanlar, kötümserliği ve iyimserliği, bakış açımızın ve kişiliğimizin bu çizgide bir yerde konumlandığı bir çeşitlilik olarak görmektedirler. Yelpazenin her iki ucunda da tamamen kötümser olan mutsuz olurken, tamamen iyimser olan da gerçeklikten kopmuş olabilir. Hepimizin inişli çıkışlı olduğu dönemler olmakla birlikte olaylara/durumlara bakışımızda yaşam koşulları, zaman ve deneyim iyimserliğimizi ve göreli olarak karamsarlığımızı etkileyebilmektedir.

İyimserleri hayaller kurmaya ve aksilikler karşısında vazgeçmeden tekrar denemeye devam etmeleri için cesaretlendiren özelliklerinden biri olan olumsuzu en aza indirme eğilimi, olasılıkları öngörememesine neden olabilecek yanlış bir güvenlik duygusuna neden olabilir. Ayrıca, işler yolunda gitmediğinde hayal kırıklığına ve şaşkınlığa da neden olabilir.

İlgini çekebilir: Karamsar Bakış Açısından Nasıl Kurtulabilirim?

Sağlıklı Karamsarlığın Faydaları

Evet, yanlış duymadınız. Sağlıklı bir karamsarlığın da faydaları olabilmektedir. Spesifik olarak, kötümserler genellikle zor zamanlar için daha iyi hazırlanmaktadırlar.

Yapılan araştırmalar, kötümserlerin işlerin ters gitmesini bekledikleri için engelleri daha kolay öngörme eğiliminde olduklarını göstermiştir ki bu, zorluklar için plan yapma olasılıklarının daha yüksek olduğu anlamına gelmektedir. Kişilik Araştırmaları Dergisi’nde 2013 yılında yayınlanan bir araştırma, olumsuz düşünenlerin güvenlik ağları oluşturma olasılığının daha yüksek olduğunu, işler ters gittiğinde (pratik ve duygusal olarak) daha hazırlıklı olduklarını ve kötü şeyler olduğunda bunu daha rahat karşıladıklarını göstermiştir. Riskleri göz önünde bulundurmaları, riskin gerçekleşmesi halinde büyük tepkiler vermelerinin önüne geçmiştir.

Karamsarlığın Zararları

Kemikleşmiş bir karamsar tutumun birçok zararı vardır. Bunlar:

  • Olumsuz düşünceler üzerinde durmak, sağlık ve huzuru olumsuz etkilemektedir. Özellikler kadınlarda ruminasyon oranı daha yüksek olduğu için yüksek depresyon oranlarına sahip olabilmektedir. (Ruminasyon: Zihinsel aktiviteleri bölen ve geçmişte bize olumsuz etkileri olan olaylarla ilgili tekrarlayan düşüncelerin zihinde yankılanması durumu.)
  • Aşırı olumsuz düşünme, depresyon ve kaygıyı artırmaktadır.
  • Karamsarlık, olumsuz sağlık etkilerine katkıda bulunur.
  • Karamsarlar daha fazla strese ve daha az başa çıkma becerisine sahip olma eğilimindedirler. Bir çalışma, yaşlı insanlarda karamsarlığın yüksek stres seviyeleri ile ilişkili olduğunu ve yaşam memnuniyetini azalttığını göstermiştir.

İyimserler, daha sağlıklı stres seviyelerine sahiplerdir ve daha yüksek bir yaşam memnuniyeti algısı yaşarlar. Tersine, karamsar insanlar daha fazla izolasyon, daha fazla çatışma ve stres, daha kötü sağlık ve daha düşük refah seviyesinde yaşama eğilimindelerdir.

Sağlıksız İyimserliğin Zararları

Önemli bilimsel araştırmalar, iyimserlerin daha sağlıklı, daha mutlu, daha başarılı (finansal, sosyal ve diğer birçok yönden) olma eğiliminde olduklarını ve ilişkilerden daha fazla keyif aldıklarını bulmuştur.

Fakat iyi tarafta yaşamak her zaman güneşli değildir. İyimserliğin dezavantajları arasında, emniyet kemeri takmamak veya aşı yaptırmamak gibi kişisel sağlık ve güvenlik açısından ya da riskli bir ticari girişime yatırım yapmak gibi mali konularda daha fazla yersiz risk alma eğilimi de yer alır.

İlgini çekebilir: Toksik Pozitiflik: Fazla İyimser Olabilir misiniz?

İyimserliğin Faydaları

Yine de, olası dezavantajlar düşünüldüğünde bile, iyimserliğin faydalarının oldukça fazla olduğunu söylemek mümkündür.

  • Olumlu düşünme, flört eden çiftlerde büyük ilişki memnuniyeti ile ilişkilidir.
  • Daha fazla iyimserlik, aynı zamanda, stres ve zor zamanlarda çevre desteği alma olasılığının artması ve kişilerarası çatışmaların daha düşük olması sonucunu doğurmaktadır.
  • Evli çiftlerde daha yüksek düzeyde iyimserlik, ilişkinin daha sağlıklı olmasını sağlamaktadır.
  • İyimserlik, daha sıcak, daha dışa dönük kişilik tipleriyle, karamsarlık ise daha düşmanca ve boyun eğen kişilerarası tarzlarla ilişkilidir.
  • İyimserlik ayrıca daha fazla yaşam doyumu, daha iyi baş etme becerileri, sosyal destek ve dayanıklılığı da beraberinde getirmektedir.

Kötümserler, krizler meydana geldiğinde daha az şoka uğruyor olabilirler ancak iyimserler, neyin yanlış gittiği hakkında düşünmek yerine çözüm bulmaya odaklanma eğiliminde olduklarından, olumsuz durumlarda uzun süre kalmazlar. Genellikle geleceğe umutla bakarlar ve zor zamanların üstesinden gelmek için baş etme için mücadele yeteneklerini kullanarak olumsuz bir durumu olumluya çevirebilirler.

Kendinizi krizlere hazır tutarak nasıl iyimser kalabilirsiniz?

En iyisini umut edin, en kötüyü planlayın.

En iyisini düşünme ve en kötüsü için planlama yaklaşımı, kendinizi savunmasız ve hazırlıksız bırakmadan iyimserliğin faydalarından yararlanmanızı sağlar. Karamsar düşüncenin sunduğu faydaları elde etmek için yanlış gidebilecek şeyleri düşünün ve beklenmedik durumlarla başa çıkmak için yedek planlar yapın.

Neyin önemli olduğunu hatırlayın.

Sahip olduklarınızın tadını çıkarın ve mevcut durumu iyileştirmeyi hedefleyin. Güçlü yönlerinizi düşünün ve geliştirmeniz gereken yönlerinizin üzerinde durun. Stres, içinde bulunduğumuz olumsuz bir durum karşısında; bunlarla başa çıkmak için sahip olduklarımızın yetersiz olduğunu düşündüğümüzde ortaya çıkmaktadır. Mevcut kaynaklarınızı aklınızda tutmak, stresi azaltabilir ve yaşam boyunca ilerlerken kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlar.

Karşılaştığınız her şeyin geçici olduğunu unutmayın.

Hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediğinin bilincinde olmak, içinde olduğumuz durumu atlatmada oldukça önem taşır. Bundan birkaç hafta, bir ay veya bir yıl sonra içinde bulunduğunuz durumun sizin için ne kadar önemli olabileceğini düşünün. Cevabınıza odaklanın.

Kaynakça
Sevgiyi yayalım! Paylaş:
Avatar photo

Akademisyen, İş yaşamının insani yönünü irdeleyen çeyrek asırlık bir İK profesyoneli. Bireysel Gelişim Koçluğu, Farkındalık Koçluğu ve Kariyer Koçluğu çalışmaları halen devam etmektedir. Hayatta başımıza gelenlerin sonuçlarından çok, nedenleriyle ilgilenen bir "Ayurveda" takipçisi... Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde lisans ve iki yüksek lisans derecesine sahip; Yeni İnsan Kaynakları Yönetimi Yaklaşımları, Farklılıkların Yönetimi, Çalışma Hayatında Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yöntemleri, Kendini Gerçekleştirme, Etkili İş Görüşmesi Teknikleri konularında uzun yıllar çalışmış ve eğitimler vermiştir. Çeşitli Kişisel Gelişim eğitim ve atölyelerinde yer alarak insanın iç dünyasına yönelik çalışmalarını derinleştirmiştir. Hepsi bir yana, Zor İnsanlarla Etkili İletişim, Kişilik Tipleri, Kişilik Analiz Yöntemleri, Ennegram Kişilik Modelleri ve buna bağlı İletişim Biçimleri, Kariyer Koçluğu, Motivasyon, Tükenmişlik gibi, hayatın insanları sınadığı noktalarda, mücadele edebilmeyi konu eden çalışmalarda eğitim vermeye ve yazılar yayınlamaya devam etmektedir.