Ufkunuzu Açacak Bir Kitap: Var mısın? Güçlü Bir Yaşam için Öneriler

“Var mısın?” iyi yaşam yolculuğunda rehber niteliğinde bir kitap. Sevgili Psikolog Yazar Doğan Cüceloğlu, Deniz Bayramoğlu’nun birçok alanda sorduğu önemli sorular vasıtasıyla okuruyla sohbet eder gibi sevgi ve şefkatle yol gösteriyor. Öyle ki, kitap daha adını okurken bize sesleniyor ve soruyor, “Kendini keşfetmeye, zorluklarla başa çıkmaya var mısın?” Yaşamı boyunca insan olma yolunda “kendini keşfetme meziyetinin” peşine düşen Cüceloğlu şöyle diyor: “Bana göre hayatın anlamı keşiftir. Hayat bir keşif yolculuğudur. Neyi keşfedeceksin? Öncelikle özünü, kendini.” 

80 yıllık bir ömürden hayat öğretileri: Var mısın?

“Kökleri iyi beslenmiş, gelişmiş bir Çin kamışını herkes görür görmez tanır. Onun piyasa değeri yüksek olur. İşte yaşam da bu şekilde sabırla kendini yetiştirmeyi bilen bir kişiyi her yönden ödüllendirir.”

Yıllardır kitapları, konferansları hatta bir dönem evlerimize konuk olduğu televizyon programlarıyla daima topluma hizmet etmeyi seçen ve nezaketle bildiklerini öğreten Cüceloğlu’nun bu kitabı vefatından hemen önce Kronik Kitap tarafından yayımlandı. Kitap, adeta yaşama ve insana dair bir tanıtım kılavuzu sunuyor ve hemen her konuda uzman görüşü barındırıyor.

Kitap içeriğinde neler var?

Gelelim içeriğe; bir ömürde insanın başına neler geliyorsa özetle kitapta da o var. Kendi içimizdeki gücü keşfetmeye yönelten 14 bölümden oluşan kitap “Hayatın Anlamı Nedir?, İçteki Öz Nasıl Bulunur?, İnsan Kendini Nasıl Geliştirir?, İnsan umutsuzluğu Nasıl Yener?, Çevremiz Bizi Nasıl Etkiler?, Yaşam Neleri Ödüllendirir?, Nasıl Eş Seçilir?, Zihnimiz Nasıl İşler?, Nasıl Meslek Seçilir?, Nasıl Biz Oluruz?, Toplum Nasıl Dönüşür?, Neleri Okumalı, Dinlemeli ve Seyretmeli?” gibi konu başladıklarına da değiniyor. İçerik çok zengin olduğu ve sohbet havasında ilerlediği için kolaylıkla okunuyor.

İlgini çekebilir: Orijinaller: 10 Maddede Fark Yaratanlardan İlham Alın

Hayatla olan ilişkimizi doğru kurmanın temel ilkeleri

“Hiçkimse başka bir insanı yetiştiremez. Bir insan yetişmeye karar verdiği zaman onu yetiştirecek en önemli kişi yine kendisidir. Sen ancak onun hedeflerini bulmasına yardım edebilirsin.”

Merak oldukça önemli bir duygu. O yüzden de insanları ayıran neleri merak ettiği, merakını nasıl beslediği. Kişi nasıl bir ailede ve nasıl bir kültürle yetişirse yetişsin, yaşamına değer katmaya olan isteği ve iyiye yönlendirdiği merakı onu diğerlerinden ayırıyor. Bu noktada kitap, bahsetmeden geçemeyeceğimiz kadar önemli iki terimin üzerinde ısrarla duruyor: Gelişim odaklı değerler kültürü ve denetim odaklı korku kültürü.

İlk değer, bireyin kutsallığı. Kişilerin yaş, cinsiyet ve statüden bağımsız bir biçimde kendisinin kutsal olduğunu kabul etmesi gerektiğini, aksi takdirde kendisi için sağlıklı bir ortam oluşturamayacağını söylüyor Cüceloğlu. Başka kültürleri tanıyan biri, içine doğduğu ortama dışarıdan bakmaya başladığı için, pek çok konuda daha az dayatmacı, daha hoşgörülü, daha çok yönlü biri haline dönüşüyor.

Denetim odaklı korku kültüründe insan dış tanıklığa önem verir. Mesela kimse bilmeyecek ve görmeyecek olsa yasak ya da kötü olan bir şeyi yapabilir. Gelişim odaklı kültürde ise insan iç tanıklığa önem verir. Çünkü, sevgi temelli olan bu kültürde sorumluluk, bireysel bir seçimdir. “Yaşamımda kendim olarak var olabiliyor muyum, ayna karşısında kendi yüzüme rahatlıkla bakacak bir seçim yapıyor muyum?” meselesidir sorumluluk. Kimseler görmese de kişiye vicdanı, yani kişisel değerleri yeter. Sonuç olarak insan, yaşamındaki en önemli kişinin kendisi, en önemli tanıklığın da kendi tanıklığı olduğunu fark etmezse hayatla ilişkisini doğru kuramaz.

“Bireyin potansiyeline ve tekliğine gerçekten inanır; kendisini, duygularını ve değerlerini keşfetmesini teşvik eder; bireysel farklılıklarının “biz”e katkı sağlayacağını kavrarsak bu farklılıklarla toplum olarak daha anlamlı bir “biz” olacağımıza inanıyorum.”

İlgini çekebilir: Felsefe ve Astrolojiyle İç İçe Bir Roman: Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde

Neden okumalı?

Kitabın neresini anlatsam eksik kalır, ekleyemediğim altını hararetle çizdiğim cümleler bana bakıyor yazımı tamamlarken. Öncelikle ben bir insan olarak kendimi ne kadar tanıyorum, kendimin daha iyi bir versiyonu haline nasıl gelebilirim diye merak ediyorsanız kitabı okumanızı ısrarla öneriyoruz.

“Bir sürü kitap okuyoruz ama okuduklarımızın hepsi aklımızda kalmıyor, o hâlde niye okuyoruz? Çünkü bir kitap, bir roman, bir şiir okuduktan sonra okuduklarımız aklımızda kalmasa bile asla aynı insan olmayız.”

“Gelişmesine önem verilmeyen bir çocuk milli servete ihanettir. Vatandaşın çözüm üretmek yerine şikayet etmeye harcadığı zaman da damlayan musluk gibi ulusal bir israftır.” diyor Doğan Cüceloğlu. O yüzden artık şikayet etmeden değişime kendimizden başlamalıyız. En azından elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Unutmayalım ki değişim bireysel başlar, kolektife yayılır.

Keyifli okumalar!

Sevgiyi yayalım! Paylaş:
Avatar photo

İşletme Lisans ve Finans Yüksek Lisans eğitiminden ve birkaç yıllık kurumsal hayat deneyiminden sonra, eğitimi için gittiği Avustralya'da yaşamaya başladı. Kitap okumak, yazmak için ona ilham veriyor. Mars'ı İkizler burcunda olan edebi öğrenci bir ruh olarak enerjisini okumaya, öğrenmeye ve yazmaya harcıyor. Kendi yolculuğunda öğrendiklerini paylaşmaktan keyif alıyor.