fbpx

Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu: Kaybetme Korkusu Sizi Tüketiyor mu?

Ayrılma anksiyetesi veya kaygısı; kişinin bir kişiden veya başka bir bağlanma figüründen (evcil hayvan, ev vb.) ayrı kalma veya onu kaybetme düşüncesinden ötürü yoğun stres, kaygı ve korku duymasıdır. Birçok kişi bu durumu çocuklarla ilişkilendirirken, yetişkinler de ayrılık kaygısı yaşayabilir. Bu yazımızda ayrılık kaygısının belirtilerini, nedenlerini ve tedavilerini ele alıyoruz.

Ayrılma anksiyetesi yaşadığınızı nereden anlayabilirsiniz?

Ayrılık kaygısı bir kaygı bozukluğudur. Amerikan Psikiyatri Birliği’nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, 5. baskı (DSM-5), ayrılık kaygısı tanısı için aşağıdaki belirtilerden en az 3 tanesinin sürekli veya çoğunlukla kişide var olup olmamasını inceler.

  • Ayrılık teması içeren kabusları devamlı görme
  • Kişinin bağlandığı kişi/figürden ayrılmak durumunda kaldığında baş dönmesi, mide bulantısı vb. fiziksel semptomlar göstermesi
  • Bağlanılan kişi veya figürden ayrılmayı düşündüğünde veya bunu deneyimlediğinde yoğun ve sürekli stres yaşaması
  • Kişinin bağlandığı kişinin/figürün başına gelebilecek hastalık, ölüm, kaza ve yaralanma gibi senaryoları düşünmesi ve bu konuda endişe yaşaması
  • Kişinin bağlandığı kişi/figürden ayrı uyumayı reddetmesi ve bu konuda isteksiz davranması
  • Kişi bağlandığı kişi/figürden kopmasını sağlayacak istenmedik bir olay (örn. Kaybolma, kaçırılma, hastalanma vb.) yaşadığını düşünüp aşırı tasalanması
  • Kişinin ayrılma korkusundan dolayı günlük hayatını etkileyecek düzeyde isteksizlik yaşaması ve reddetmesi (evden çıkmayı reddetme, okula/işe gitmeyi reddetme vb.)
  • Kişinin bağlandığı kişi/figürden uzakta kalmak konusunda devamlı ve yoğun korku yaşaması ve bu kişiden ayrılmakta isteksiz davranması

İlgini çekebilir: Ayrılık Acısıyla Baş Etmek ve İyileşmek İçin 9 İpucu

Ayrılık kaygısı neden olur?

  • Travmatik olaylar: Çocukluk ve yetişkinlik dönemi, ayrılık kaygısının en önemli nedenidir. Ölüm, ayrılık, taciz, kaza, şiddet görme gibi travmatik olaylar kişileri etkileyebilmektedir ve kişiler çevrelerindeki kişilere daha düşkün hale gelebilmektedirler.
  • Çevresel faktörler: Akran zorbalığına uğramış kişiler ya da akraba/arkadaşları tarafından dalga geçilen kişiler ayrılık kaygısı oluşturabilmektedir.
  • Ebeveynlerin Tutumları: Çocuklarını aşırı korumacı bir tavırla yetiştiren anne-babaların çocuklarında yetişkinlik döneminde de ayrılma kaygısı bozukluğu görülmektedir.
  • Obsesif kompulsif bozukluğa sahip olmak: Takıntı bozukluğuna sahip kişilerde ayrılık anksiyetesi görülme sıklığı diğerlerine göre daha fazladır.

İlgini çekebilir: Bir Kayıp Sonrası Yaşanan Yas Sürecinde Neler Yapılabilir?

Tedavi ve Yönetim Seçenekleri

Ayrılma anksiyetesi günümüzde psikoterapi ile tedavi edilebilir bir psikolojik durumdur. Bilişsel davranışçı terapi ile kişinin kaygısını kötüleştiren durumlar ve düşünce kalıpları belirlenerek bunun üzerine gidilir. Terapiler, kişiye özel ya da grup olarak gerçekleştirilebilir. Ayrılma anksiyetesi için doktorlar ayrıca ilaç tedavisini (kaygı düşürücü ilaçlar) de önerebilmektedir. Kişi ayrıca destek gruplarına da katılarak ve kendisi gibi ayrılık kaygısı yaşayan kişilerle bir arada olarak farklı bakış açıları kazanabilir.

Kaynakça

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Saint-Joseph Fransız Lisesinden 2018 yılında mezun olmasının ardından Acıbadem Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümüne giren Eda Hayta, 2022 yılında Beslenme ve Diyetetik bölümünden yüksek bir ortalamayla mezun olarak Diyetisyen unvanını aldı. Eğitim hayatı boyunca hastane ve özel kliniklerde staj yaptı ve birçok mesleki kongre ve eğitimlere katıldı. 2022 Haziran ayında da “Uygulamalı Sporcu Beslenmesi” eğitimini de başarıyla tamamladı. Şimdilerde online beslenme danışmanlığı veriyor ve Acıbadem Üniversitesi Psikoloji çift-anadal programına devam ediyor. Eğitim hayatının dışında yoga ve pilates alanında dersler alarak kendini geliştirmeye çalışıyor. Seyahat etmeyi, kültürel tadımlar yapmayı, dil öğrenmeyi ve keşfe çıkmayı çok seviyor. Onun için günün en güzel aktivitesi ise; sabahın erken saatlerinde sessizce kahvesini yudumlarken yaptığı 5 dakikalık meditasyon. Mutluluğu ve huzuru daima içimizde keşfedebileceğimizi ama sabırlı olmamız gerektiğini düşünen her zaman çocuk kalacak birisi.