Öz Sevgi Anlayışının Gelişmesini Destekleyecek 5 Öneri

Sevgi ve şefkat gibi pozitif duygular yeri geldiğinde yakın çevremize karşı çok bonkör olduğumuz duygulardır. Fakat hiç sorguladınız mı, çevrenizdeki kişilere karşı sürekli gösterdiğiniz bu duyguların ne kadarını kendinize gösteriyorsunuz? Aynayı kendinize çevirdiğiniz zaman benliğinize yeteri kadar sevgi gösteriyor musunuz? Ya da bir yanlış yaptığınız zaman hata yapabileceğinizi kabullenecek öz şefkate mi sahipsiniz yoksa en çok kendine yüklenenlerden misiniz? Eğer siz de kendinize gösterdiğiniz sevgi ve şefkatin yeterli olmadığını düşünüyorsanız, gelin öz şefkat ve öz sevgi nasıl geliştirilir, neler yapabiliriz bunları konuşalım.

Hata yapabileceğinizi kabul edin.

Sevdiğimiz bir kişi hata yaptığında onu suçlamak yerine anlamaya çalışırız. Onunla birlikte çözüm arayışına gireriz. Sevdiğiniz kişilere karşı yapıcı yaklaşırken kendinize karşı suçlayıcı ve eleştirel yaklaşıyor olabilir misiniz? “Böyle yapmasaydım bunu yaşamazdım, hep benim yüzümden” gibi cümleleri sıklıkla içinizden geçiriyorsanız evet, kendinize suçlayıcı ve eleştirel yaklaşıyorsunuz. Her insan hata yapabilir. Hata yaparak öğreniriz. Kendinizi suçlamak yerine bulunduğunuz durumdan ne öğrendinize ve en zararsız nasıl çıkabileceğinize odaklanmak hem sorunu hafifletecek hem de kendinize olan sevginizi zedelememiş olacaktır.

İlgini çekebilir: İlişki Uzmanının Gözünden: Sevgi Arayışında Düştüğümüz Hatalar

Kendinizin en yakın arkadaşı olun.

Birçok insan kendisi ile geçirdiği vakitleri kayıp olarak görüyor ve sürekli yalnız kalmaktan kaçıyor. Oysa kendiniz ile çıktığınız randevular öz sevginizi önemli ölçüde etkiler. Hatta bir süre sonra yalnız kalacağınız zamanları iple çekmeye başlarsınız.  İlk adım olarak kahve içmeyi seviyorsanız tek başınıza bir kahveciye gidin ve hayatınız hakkında nasıl daha üst seviyeme erişirim diye plan yapın. Kendinizi sevdikçe bir üst versiyonunuza ulaşacak, bir üst versiyonunuza ulaştıkça da kendinizi daha çok seveceksiniz.

İlgini çekebilir: Öz Sevgi Kavramıyla İlgili Düştüğümüz 7 Yanılgı

En yakın arkadaşınıza nasıl şefkat gösteriyorsanız, kendinize öyle davranın.

Yakın arkadaşınızla başınıza gelen olayları düşünün. Başı sıkıştığında ve size geldiğinde onu suçlayıcı ve kırıcı bir tavırla konuşsanız tekrar size gelmek ister mi? Daha önemlisi birbirinizi eskisi gibi sevebilir miydiniz? Yakın arkadaşınızın morali bozuk olduğunda tüm gün yataktan çıkmayıp ağlamasına müsaade mi edersiniz yoksa onu keyiflendirici aktiviteler planlayıp gününü zehir etmesini engellemeye mi çalışırsınız? En yakın arkadaşınıza bir durumda nasıl davranıyorsanız kendinize de aynı şekilde davranmayı öğrenirseniz ayağa kalkmak için kendinizden başkasına ihtiyacınız olmaz. Üstelik sizin ne istediğinizi sizden daha iyi bilen birini bulamazsınız.

İlgini çekebilir: Kendinizi Sürekli Eleştiriyor musunuz? Öz Şefkat İçin Kendinize Sormanız Gereken 3 Soru

Sevdiğiniz aktivitelere ayırdığınız vakti artırın.

Günlük hayat koşuşturmacasında sevdiklerinize vakit ayırmayı kendinize harcamaya tercih ediyor olabilirsiniz. Ne kadar yoğun olursanız olun gün içinde yarım saat bile olsa kendinize ayırmanız zamanla size kendinizi önemli hissettirecektir. Ne olursa olsun size keyif veren, aksatmayacağınız rutinleriniz olsun. Bir süre sonra o rutinler alışkanlık haline gelecek ve bırakmak istemeyeceksiniz.

İlgini çekebilir: Kaygılı Ruh Halinizi Yatıştırmanıza Yardımcı Olacak 10 Hobi Önerisi

Ayna karşısında kendinizle konuşun.

Birçok insan kendisiyle konuşmayı delilik olarak nitelendirir. Oysa insan kendisi ile konuşmayacaksa kiminle konuşmalı?  Ayna karşısında kendinizle gözlerinizin içine bakarak konuşun. Sesli bir şekilde kendimizle konuşup şefkatli cümleler kurduğunuz zaman kendinize olan şefkat duygunuz artacak ve içinizin bir nebze de olsa ferahladığını hissedeceksiniz.

Unutmayın günün 24 saati yanınızda sizden başka kimse yok. Kendinizi sevmek ve iyi geçinmek daha kaliteli bir hayat yaşamanızı sağlayacaktır. Dahası, siz kendinizi sevdikçe etrafınızdaki insanların da size olan davranışlarının değiştiğini göreceksiniz.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

1997 yılında Konya’da doğan Neslihan Dutak, çocukluğundan beri acılarını, sevinçlerini yazıya dökerdi ve bu yazıları çevresindekilere okutmayı en sevdiği şey olarak tanımlardı. Daha sonra insanların hayatlarına dokunduğunu gördükçe psikoloji okumak en büyük hayali haline geldi. 2015 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi psikoloji bölümünü kazandı. 2018 yılında KİK ailesi ile tanıştı. Okuyucu olarak başladığı bu macerada, yazdıklarıyla insanların hayatına dokunmaya devam etti. Depresyon, Aile ve Çift Terapisi, Psikolojik İlk Yardım gibi eğitimleri tamamladı. Çeşitli eğitim ve yüksek lisans hedefiyle kendini geliştirmeye devam ediyor.