fbpx

Kış Mevsiminde Nasıl Beslenmeliyiz?

Mevsim geçişlerinde metabolizma hızının değişmesi, bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla enfeksiyon hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Soğuyan havalarla birlikte fazla kilo alımını engellemek ve nezle, grip gibi rahatsızlıklara karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için kışın nasıl beslenmeliyiz?

Öncelikle bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmamızı sağlayan, aynı zamanda antioksidan olarak da görev yapan A, C ve E vitaminlerinden zengin besinleri kış beslenme planımızda bulundurmamızda fayda var. Vitaminlerden zengin havuç, brokoli, ıspanak, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra nar, portakal, mandalina, elma, ananas gibi meyvelerin tüketimi de önemli. Güne yüksek miktarda C vitamini içeren 1 su bardağı taze sıkılmış meyve ve sebze suyu ile başlamak bizi tüm gün zinde kılacaktır.

Bağışıklık sistemine destek olan kış besinlerinden biri de probiyotik ile zenginleştirilmiş ürünlerdir. Bu geçiş dönemlerinde günlük besin düzenimize kefir veya probiyotik yoğurtları beslenme planımıza koyabiliriz.

İlgini çekebilir: Prebiyotik ve Probiyotik Arasındaki Fark Nedir? Faydaları Nelerdir?

Peki kışın vücut ne ister? Birlikte bunu inceleyelim.

Vücut ısısını dengelemek

Soğuk günlerde canınızın çikolatalı bir tatlı istemesi şaşırtıcı değil çünkü daha fazla ısınmak için daha fazla enerji ihtiyacımız var. Beyin, bir şeyler yiyince vücut ısısının yükseleceğini bilir ve yemek yemeniz için sinyaller gönderir. Sinyaller almaya başladığınızda telefonun başına geçip pizza siparişi vermek yerine düşük kalorili, besleyici değeri ve lif oranı yüksek yiyecekler atıştırmayı deneyin. Mesela sıcak bir çorba, tarçınlı süt veya ballı bitki çayı gibi.

Kış depresyonu

Bazı araştırmalar, depresyon vakalarının yüzde 14’ünün kışın ortaya çıktığını gösteriyor. Güneş ışınlarının azalması ve havaların soğukluğu süreci hızlandırabilen faktörler. Omega-3 yağ asitlerinin, özellikle de DHA’nın (Dokosohekzanoikasit) eksik olması, sizi depresyona karşı korumasız hale getirebilir. Anti-depresan etkili bir beslenme planı, bol miktarda balık ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin diğer besinleri (ceviz, keten tohumu, semizotu) içermelidir.

İlgini çekebilir: Mevsimsel Depresyon Nedir? Mevsimsel Depresyonun Etkisini Azaltmak İçin 10 Öneri

Mutluluk için yulaf

Günler kısaldığında ve güneşten yeterli olarak faydalanamadığımızda, serotonin hormonunu artırmaya ihtiyaç duyabiliriz. Kış karanlığı pek çok bireyin keyfini kaçırabilir. Karbonhidrat bakımından yeterli beslenmek, serotonin yani mutluluk hormonunu artırır. Akşamüzeri daha iyi hissetmek için özellikle yulaf içeren 150-200 kalorilik, düşük yağlı bir ara öğün yararlı olur. 3 çorba kaşığı yulaf, tarçın, yarım elma, yarım muz, 2-3 ceviz ve bir bardak sütü biraz pişirin. Muhallebi kıvamına gelince biraz bal ve hindistan cevizi ekleyin; eminim çok beğeneceksiniz. Aynı tarifi pişirmeden soğuk olarak da deneyebilirsiniz.

İlgini çekebilir: Mutluluk Hormonu Serotoninin Düşük Olmasına Neden Olan 8 Faktör

D vitamini için az yağlı süt

Soğuk havalar, evde kalınan veya spor salonunda geçirilen süreyi uzatsa da kışın daha az güneş ışığı alırız. Oysa güneş, D vitamini kaynağımızdır. D vitamini bakımından zenginleştirilmiş az yağlı sütse kış aylarında güneşle alamadığımız D vitamininin yerini doldurur.

Sıvı kaybı için su

Kuru ve soğuk hava, su içmeyi isteğini azaltabilir ancak hissedilmese bile vücuttan su kaybı gerçekleşir. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak önemli. Eğer dışarıda spor yapıyorsanız çalışma öncesi ve sonrası tartılın, kilo kaybı varsa 1-2 bardak su için. Su, alınan kaloriyi etkilemez. Bu nedenle su içeriği yüksek meyve, sebze ve çorba hem uzun süre tok kalmanızı hem de su ihtiyacınızı karşılamayı sağlar.

İlgini çekebilir: Hidrasyon Özelliğini Artırmak İçin Suyunuza Eklemeniz Gereken 5 Gıda

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde lisans eğitimini başarıyla tamamlayıp birçok özel ve kamu kurumlarında çeşitli danışanlarla görüşme fırsatı bulan Gülseren, eğitim hayatı boyunca birçok kongre ve konferanslara katılarak kendini geliştirmiş ve gönüllü olarak birçok etkinlikte görev almıştır. Mezuniyet sonrası mesleğini sosyal medya üzerinden online yürütmenin yanı sıra gerek yerel gazeteler gerek birçok sağlık sayfasında yazarlık yapmaktadır. Güncel konuları her zaman yakından takip eder ve araştırmalar yapmaktan keyif alır.