fbpx

Cinsel İlişkide Yakınlaşma Korkusu

Cinsel terapi literatüründe yer alan pek çok kaynakta, cinsel sorunların altında kişilerin cinsellikle ilgili yakınlaşma korkularının önemli rol oynayabileceğinden bahseder. Kişinin yakınlaşmaya dair duyduğu bilinçdışında yer alan korkular cinsel sorunlar ile dışa vurulabilmektedir. Özellikle bağlılık ve cinsel arzu ile ilgili sorunların altında yakınlık ile ilgili bilinçdışı korkuların olabileceği söylenebilir.

Cinsel ilişkide yakınlık, sadece fiziksel yakınlığı ifade etmez. Cinsellik, kişiler için fiziksel yakınlaşmanın yanı sıra duygusal yakınlaşmayı da kapsar. Bu nedenle yakınlık; kişi için değer ve saygı görme, duygusal destek alma/verme, bağlı olma, kendini olduğun gibi ifade etme gibi ihtiyaçları da karşılar.

Weeks & Fife, yakınlıkla ilgili teorisinde herkesin bir miktar bilinçdışı yakınlaşma korkuları olabileceğinden bahseder. Ancak çoğu çiftte bu korkular yoğun değildir ve herhangi bir cinsel sorun olarak dışa vurulmazlar. Bazı kişilerde ise yakınlık ile korkular o kadar yoğun ve güçlüdür ki ilişkiye cinsel sorun/sorunlar olarak yansır.

İlgini çekebilir: Cinsel Sorunları Çözmede Etkili Uygulama: Duyu Odağı Egzersizi

Yakınlaşma Korkusu Türleri

Cinsel ilişkide yakınlaşma korkusunu tek bir tanımla anlatmak imkansızdır. En yaygın olanları ise; reddedilme korkusu, bağlılık korkusu, öfke korkusu, duygulardan korkma ve kontrolü kaybetme korkusudur. Haydi bunları daha detaylı inceleyelim!

Reddedilme korkusu

Kişi cinsel ilişkide terk edilmekten ya da reddedilmekten çekiniyor olabilir. Eğer kişi çocukluğunda ebeveynleri tarafından sıklıkla istekleri reddedilen bir yaşantıya sahipse bu korkuyu içinde taşıyor olabilir. Genelde bu korkuyu taşıyan kişiler cinsel yakınlık ve samimiyet kurmaktan çekinir. İsteklerini dile getirmek istemezler.

İlgini çekebilir: Kadınlarda Cinsel İsteksizlik ve Olası Nedenleri

Bağlılık korkusu

Bazı kişiler ise kontrolü bir başkasına vermekten veya ona bağlı olmaktan fazlaca korkuyor olabilir. Bağımsızlığını kaybedeceğine dair olan yersiz korkular kişiyi cinsel ilişki yaşamaktan alıkoyar. Bu korkuya sahip olan kişi, cinsel ilişkiyi bağımsızlığını kaybetmek olarak görür. Bu nedenle cinsel yakınlıktan kaçınılır.

Öfke korkusu

Kimi kişiler, partnerine olan bastırılmış öfkesini yansıtıp onu incitmekten korkarlar. Cinsel ilişkide ise öfkeleri üzerindeki kontrollerini yitirebileceklerini varsayarlar. Bu nedenle öfkeyi paylaşmaktan kaçınma, cinsel ilişkiden uzak durma, sözlü iletişime geçmeme gibi davranışları tercih edebilirler.

İlgini çekebilir: Öfke Yönetimi Nedir? Nasıl Uygulanır?

Duygulardan korkma

Bazı kişiler, cinsel ilişkide duyguları üzerindeki kontrolü kaybedeceklerini düşünürler. Kontrol dışı açığa çıkan duygularını kontrol etmek için olağandışı performans gösteren kişi, bunu yapamayacağını anladığında herhangi bir şey hissetmemek için cinsel ilişkide yakınlaşmaktan kaçınırlar.

Kontrolü kaybetme korkusu

Son olarak kimi kişiler ise ilişki esnasında kendini kaybetmekten ya da partnerinin onu kontrol altına almasından oldukça kaygılanırlar. Bu nedenle cinsel ilişkide aşırı kontrolcü bir tutum sergileyebilirler. Aşırı kontrolcülük ise samimiyeti ve cinsel yakınlaşmayı engelleyebilir.

Çiftler arasında en yaygın görülen yakınlaşma korkularını birlikte inceledik. Yaşanan cinsel sorun ne olursa olsun, eğer altında yatan sebep yakınlaşma korkularıysa bu korkular üzerinde çalışılıp çözülmeden cinsel sorun üzerinde ilerleme kaydetmek oldukça zor olacaktır. Eğer cinsel hayatınızda sizden kaynaklı ya da partnerinizden kaynaklı sorun yaşıyorsanız önce bu korkuların ikinizde olup olmadığını bir kontrol edebilirsiniz. Bu korkuları yatıştırmakta zorlanıyorsanız da alanında uzmanlaşmış bir profesyonelden yardım alabilirsiniz. Umarım kendinizi anlamak açısından faydalı bir yazı olmuştur.

İlgini çekebilir: Bu Yaşadığım Cinsel İşlev Bozukluğu Olabilir mi?

Yardımcı Kaynak: Weeks G.&Fife S.(2014). Couples in treatment.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Kendini bildi bileli psikolog olmak isteyen Özge Karatuğ, Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümünü bitirdi. Ardından 2 yıl özel sektör ve kamu sektöründe çalışıp en başından beri istediği psikoterapist olmak hedefini gerçekleştirmek için istifa etti ve İstanbul’a taşındı. Psikoterapist olma yolunda Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Şu anda psikolojinin her alanıyla ilgili sürekli okumaya, araştırmaya, öğrenmeye ve bu öğrendiklerini uygulamaya devam etmektedir. Terapi ekolü olarak Bilişsel Davranışçı Terapi başta olmak üzere Şema Terapi, Mindfulness Temelli Terapi ve Kabul ve Kararlılık Terapisi yaklaşımlarını benimsemekte.