fbpx

İş Hayatında Duyulan Tatminsizliğin 6 Sebebi

Çoğu zaman iş hayatımızı özel hayatımızdan ayrı değerlendiriyoruz; ama aslında ikisi de birbiri içine geçmiş kavramlar. İş hayatımız, zamanımızın ve enerjimizin büyük bir kısmını alıyor ve nerede yaşayacağımızda, ne kadar seyahat edebileceğimizde, ne kadar para harcayabileceğimizde belirleyici bir rol oynuyor.

“İşte” geçirdiğimiz süreyi göz önüne aldığımızda, iş yaşamındaki anlam arayışının önemli bir kaygı haline gelmesi çok da şaşırtıcı değil. Yazar Elaine Dundon, iş hayatında hep bir şeyin eksik olduğundan yakınan bir sürü insanla karşılaştığından bahsediyor: Bu insanlar genellikle işte çok stresli olduklarından, ekibin amacına uyum sağlayıp sağlayamadıklarından emin olamadıklarından, iş arkadaşlarının empati ve güven duygularından yoksun olmalarının onları ne kadar rahatsız ettiğinden ve genel olarak yaptıkları işe kendilerini veremedikleriden, işten kopuk hissettiklerinden şikayetçiler.

İlgini çekebilir: Kariyer Yolu Nedir? Kariyer Planlaması Nasıl Yapılır? Nelere Dikkat Edilmelidir?

İş yaşamında duyulan bu tatminsizliğin çeşitli sebepleri olabilir. Araştırmalardan, röportajlardan ve deneyimlerden yola çıkarak işte bu tatminsizliğin olası birkaç sebebini sizlerle paylaşıyoruz!

1. Hayattan ne istediklerini bilmemeleri

İnsanlar hayatta ne istediklerini bilmedikleri için, işe verdikleri tek şey zamanları olur. Maaşlarını alırlar ama yaptıkları işi ya da iş arkadaşlarını umursamadan yollarına devam ederler.

2. Zor bir süreçten geçilmesi

Aşırı yorgunluk, boşanma, çocuk bakımı ya da bir yaşlıya bakmak ve sağlık sorunları gibi özel hayatlarında yaşadıkları sorunlar, kişilere kendilerini işlerine vermeleri için yeterli enerjiyi bırakmayabilir. Bu da iş yaşamında anlam krizini yol açar.

3. Gençlerin iş hayatına yeni atıldıklarında yüzleştikleri anlamsızlık.

Genellikle iş hayatına ilk defa atılan insanların beklentileriyle deneyimledikleri gerçek arasında büyük bir boşluk oluşur. Okul yaşamından iş yerine geçişte bu değişim onları zorlayabilir ve onlardan istenen talepler tarafından kendilerini sıkışmış hissederler. Hızlı tempolu bir yaşamdan her gün sekiz saat çalışmaya geçiş, bu kişiler için ilk başta zor gelir.

İlgini çekebilir: İş Hayatında Mutlu İnsanların 7 Alışkanlığı

4. Esnek çalışma saatlerinin olmaması

Bugünkü gençlik, onlara işi buldukları en çekici biçimde bitirme özgürlüğünü sağlayacak esnek çalışma düzenine daha sıcak bakıyor. Geleneksel hiyerarşinin benimsendiği birçok şirketten sakınmaya daha meyilli oluyorlar.

“Emir-kontrol” kuralları altında çalışmak istemiyorlar. Bunu boğucu buluyor ve bireyselliğe bir tehdit olarak görüyorlar. Bunun yanı sıra genç çalışanlardan duyulan en büyük şikayetlerden biri de patronlarıyla aralarındaki iletişim azlığı. Patronlarına daha kolay ulaşabilmek ve fikirlerinin duyulmasını istiyorlar.

5. Yapılan işten duyulan amaç yoksunluğu

Birçok çalışan, hem genç hem yaşlı, işlerini anlamsız ve amaçtan yoksun buluyor. Odak noktasının, işin insani kısmından ziyade maddi boyutuna yoğunlaştığından yakınıyorlar. Bu da kişileri oyunlardan, tartışmalardan ve bürokrasiden bıkkın bir hale getiriyor.

İlgini çekebilir: Evden Çalışanlar İçin Verimliliği Artıracak 3 İpucu

6. İş yerinde saygı eksikliği

Özellikle yaşı daha ileri insanlardan gelen bir diğer yakınma ise kişilerin karşısındaki insanlardan bekledikleri saygıyı görememeleri. Özellikle de o kişilerin teknolojiyle arası iyi değilse. Böyle durumlarda yaşı daha ileri kişiler, gençlere yönelik çalışma alanlarına kendilerini ait hissetmiyor ve bu da bir diğer krize yol açıyor.

Sevgiyi yayalım! Paylaş: