fbpx

İzolasyon Sürecinden Sonra Sosyal Anksiyeteyle Baş Etmek İçin 5 İpucu

İzolasyondan sonra günlük sosyal rutinimize geri dönmek, beraberinde anksiyeteyi de getirebilir. Amerika Anksiyete ve Depresyon Derneği’nde yapılan bir araştırmaya göre, Amerika’da görülen en yaygın zihinsel bozukluk, yaklaşık 40 milyon kişinin muzdarip olduğu anksiyetedir. 

Son bir yıldır boş olan sosyal takvimimizi tekrar doldurmaya başlamak özgürleştirici hissettirebilir, ama aynı zamanda anksiyeteye de yol açabilir. “Çok aktif bir sosyal yaşamdan bir anda sosyal anlamda hiçbir şey yapmamaya geçiş, kişinin zihinsel sağlığını etkileyebilir. Normalde dışa dönük olan insanlar, gittikçe içe dönük biri haline geldiklerini hissedebilir ve kendilerini insan arasına karışmak istemezken bulabilirler,” diyor Jane Abelovska.

O halde gelin, duygusal olarak yıpratıcı olan bu süreçten çıkarken ve sosyalleşmeye tekrar başlarken anksiyetenizi hafifletecek birkaç ipucuna göz gezdirelim.

İlgini çekebilir: Covid-19’a Bağlı Stres Bozukluğuna Sahip Olduğunuzu Gösteren 5 İşaret ve Başa Çıkma Yolları

1. Bir anda kendinize yüklenmeyin

Psikiyatrist Dr. Allie R. Shapiro’ya göre, sosyal anksiyete yaşayan kişiler, sosyal hayata yavaşça girmeli. “Karantina sona erdiğinde, otomatik olarak sakınılan durumlar da sona erecek ve kişi, derinden korku duyduğu durumların içine tekrar girmeye başlayacak. Bu, kimsenin bir anda atması gereken bir adım değil,” diyor Shapiro.

İlk olarak kendinize en yakın hissettiğiniz halkadaki kişilerle görüşmeye başlayın. Bu halka sizin konfor alanınızdır ve yanlarında kendiniz gibi davranabildiğinizi hissettiğiniz kişilerdir. Onlara güvenir ve onlara karşı dürüst olursunuz.

Hazır hissettiğinizde bir sonraki halkaya, yani birlikte vakit geçirmekten keyif aldığınız ama yanlarında biraz gergin hissettiğiniz ve ısınmaya ihtiyaç duyduğunuz kişilerle görüşebilirsiniz. Böyle böyle halkanızı genişletin ve sizi kaygılı hissettiren insanları ve durumları da bu halkaya dahil edin.

Eğer yüz yüze görüşmeye kendinizi hazır hissetmiyorsanız kendinize bir hedef koyabilir ve her gün farklı bir insanla telefonda veya görüntülü olarak konuşmayı deneyebilirsiniz.

İlgini çekebilir: Covid-19’dan Aldığımız 5 Ders: Dünyayı Yerinden Oynatan Virüsten Ne Öğrendik?

2. Durumları kafanızda canlandırın

Shapiro, yaklaşan sosyal etkinliklere kendinizi hazırlamak için spesifik kaygı veya endişelerinizi rol yapma oyununuyla kafanızda veya bir kağıda yazarak canlandırmanızı öneriyor.

Eğer bir arkadaşınızla yürüyüşe çıkacaksanız ya da bir parkta buluşacaksanız zihinsel olarak, buluşmanızı ve o buluşmanın nasıl ilerlemesini istediğinizi planlamayı deneyin. Arkadaşınızı gördüğünüzü ve diyeceğiniz şeyi kafanızda görselleştirin. Belki ilk başta biraz garip olabilir, özellikle de arkadaşımıza sarılamıyor ve dokunamıyorsak, ama zamanla yeni selamlaşma yollarına da alışacaksınızdır.

3. Korku duymanıza izin verin

Etrafınızdakiler her ne kadar normal düzene dönmekten korku ya da kaygı duymuyor gibi gözükse de Shapiro, bu duruma karşı kendi kaygılarınızın ve tepkilerinizin olmasının tamamen kabul edilebilir olduğunu söylüyor.

“Unutmayın, modern dünyada kimse daha önce böyle bir şey yaşamadı, dolayısıyla da kimse bunun nasıl ‘doğru’ bir şekilde yapılacağını bilmiyor. Uzmanların bile kesin cevapları yok. Bu yüzden kendi belirsizliklerinizin ve şüphelerinizin olması tamamen doğal.” diyor Shapiro.

Kendi konfor düzeyinizde sosyalleşin. Sizi huzursuz eden hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsiniz. Tekrar dış dünyaya açılmanızı etkileyecek birçok farklı faktör var. Yaşınız, sağlık geçmişiniz, karantina koşulları ve hatta dışarıya adım attığınızda duyduğunuz kaygınız gibi.

Kendinize yakın hissettiğiniz kişilerle sosyal planlara karşı duyduğunuz panik ve korku duygularını paylaşabilirsiniz. Duygularınızdan bahsetmekten belki ilk başta biraz utanabilirsiniz ama yalnız geçirilen bu kadar zamandan ve süreçten duyulan bıkkınlıktan sonra bunda utanılacak hiçir şey yok. Garanti ederiz ki arkadaşlarınızdan en az biri de sizin yaşadığınız şeylerin aynısını yaşıyor ve bunu onunla konuştuktan sonra kendinizi çok daha rahatlamış hissedeceksiniz.

İlgini çekebilir: Kronik Stresin 5 Fiziksel Semptomu ve Hızlı Bir Rahatlama İçin Öneriler

4. Öz bakımınıza öncelik verin

Fiziksel sağlığınıza önem göstermek, nefes egzersizleri öğrenmek, terapi ya da günlük tutmak gibi kendinizi yansıtabileceğiniz pratikleri geliştirmek, kaygılarınız hakkında arkadaşlarınız ve ailenizle konuşmak, bunların hepsi kaygı yönetimi için uygulayabileceğiniz pratiklerdir.

Psikiyatrist Dr. Emily Anhalt, zihin sağlıkları üzerine etkin bir şekilde çalışan insanların, bilinmeyen durumların üstesinden daha kolay geldiğine inanıyor. “Bu duygusal şınav çekmek gibi bir şey. Hayatta bir şeyler zorlaşmaya başladığında, orada bizi güvende hissettirecek ve her zaman geri dönebileceğimiz bir öz olduğunu biliriz.”

Karşılaşacağınız her şeye hazırlıklı olamayabilirsiniz ama bedeninizi ve zihninizi bu zorlukların üstesinden gelebilecek şekilde önceden hazırlayabilirsiniz.

5. Profesyonel yardım alın

Normal sosyalleşme düzenine uyum sağlamak için elinizden gelen her şeyi denediyseniz ama hala panik buna izin vermiyorsa, bir sağlık uzmanına danışmanın zamanı gelmiş olabilir.

Yardımcı Kaynak: 5 Simple Tips to Help Manage Social Anxiety After Leaving Lockdown, heathline.com

Sevgiyi yayalım! Paylaş: