fbpx

Rutinlerimize Farklı Bir Bakış Sağlayacak Mindfulness Egzersizi

Bir yılı aşkın bir süredir izole bir halde yaşıyoruz. Dışarıda olmanın, kahve içmenin, sevdiklerimize doyasıya sarılmanın ve daha birçok şeyin özlemi içerisindeyiz. İlk zamanlar bize dinlenme gibi gelen bu sosyal izolasyon süreci, uzamaya başladıkça can sıkmaya ve sağlığımız ile konforumuz yerinde olsa dahi her geçen gün bizi tüketmeye başladı.

Görmek, duymak, tat almak, dokunmak gibi duyularımızı kullanamamanın verdiği yoksunluk hissini azaltmak ve hala tünelin sonundaki ışığı göremiyor olmamızın yaratacağı büyük psikolojik yıkımın önüne geçmek için bazı farkındalık uygulamalarını hayata geçirmek, bize bu psikolojik etkiyle baş etmemizde yardımcı olacaktır.

İlgini çekebilir: Farkındalığınızı Artırmak İçin Anda Kalmanızı Sağlayacak 5 Günlük Rutin

Peki nedir bu farkındalık (Mindfulness) uygulamaları?

İçinde bulunduğumuz zamanda gerçekleşen olaylara dikkatimizi yoğunlaştırmak olarak tanımlanan farkındalık, an’a odaklanma, an içerisinde gerçekleşenleri yargılamadan kabul etmeyi içerir.

Şimdiki anda kalmanın yanı sıra, karşılaştıklarımızı karşılama biçimimizdir aynı zamanda. Bilinçli olarak farkında olma süreci ise içerisinde şefkatli bir algılamayı, aklı ve sevgiyi barındırır. “Bilinçli Farkındalık”ın 3 önemli aşaması vardır: Dikkat, Niyet ve Tutum.

  • Dikkat: Yaptığımız şeye dikkatimizi vermek. Eğer kitap okuyorsak kitaba odaklanmak, yemek yapıyorsak yemeğe odaklanmak gibi.
  • Niyet: Tek başına dikkatin yetersiz olduğu bu uygulamada, niyetimizin de ne olduğunun farkında olmamız gerekir. Bu kitabı okuyorum ama niyetim nedir? Ne istiyorum? Ne amaçlıyorum?
  • Tutum: İçinde bulunduğumuz anda karşılaştığımız olaylara/durumlara karşı verdiğimiz tepkilerin farkında olmak.

Her anın yeni bir an olduğunu ve yeni şeyler sunduğunu fark etmek müthiş bir motivasyon kaynağıdır. Bunu bir egzersizle deneyimleyebiliriz:

İlgini çekebilir: Mindfulness ile Endişeli Duyguları Sakinleştirmenin Yolları ve Anksiyete İçin Nefes Egzersizi

Zeytin Egzersizi

İhtiyacımız olan şey sadece iki adet zeytin!

  1. Elinize ilk zeytini alın ve o zeytin ile sanki ilk kez karşılaşıyormuş gibi tekrar keşfedin.
  2. Gözlerinizi kapatın ve dokunun. Dokusunu, şeklini, yumuşaklığını ya da sertliğini hissedin.
  3. Ardından koklayın. Her iki burun deliğin ile ayrı ayrı kokla ve her iki koklama duyunu karşılaştır. Aynı kokuyu mu aldın?
  4. Sonra gözlerini aç ve zeytine yakından bak. Işığa tut. Rengine, parlaklığına bak.
  5. Ardından kulağına götür ve hafifçe bastır. Çıkan sesi duy, fark et. Bu işlemi her iki kulağın ile dene. Aynı sesleri mi duyuyorsun?
  6. Ağzına götür ve hafifçe, yavaşça ısır. Aromasını al. Dilinin ön ve arka tarafına zeytini değdir. Aradaki tat farkını duyumsa ve yavaş yavaş çiğnemeye başla, ağır ağır. Çünkü aromaya odaklanman gerek.
  7. Yut ve boğazından geçişini hisset. Sende yarattığı duyguya odaklan.
  8. Daha sonra ikinci zeytini al ve normal alışkanlığındaki gibi hızlıca ye.
  9. En sonunda da bu iki zeytin tanesini yerken yaşadığın deneyimi düşün…

İlgini çekebilir: Ayrıntıları Keşfetmek ve Keyif Almak Üzerine: Metroda Bir Kemancı

Bu egzersizin bize yaşattığı deneyimi şöyle ifade edebiliriz: Bir eyleme başlamaya karar verdiğinizde ve başladığınızda, o eyleme ayırdığınız vakit ve verdiğiniz emek sizin o olaya bakışınızı da değiştirmektedir. Çünkü emek verilen her şey daha da fark edilir hale gelir. Alıştığımız, her gün yaptığımız bir eylemi ilk defa yapıyormuş gibi özenle ve dikkatle yaptığımızda, aslında her yaptığımızın diğerinden farklı olduğunu deneyimleriz. Birbirinin aynı gibi görünse de her bir deneyim kendine özgüdür.

Günlük yaşamda hiç farkında olmadan yaptığımız birçok eylemden yalnızca biri bu. Günün koşuşturmasında başka hangi duygularımızı bu şekilde gelişigüzel yaşayarak farkında olmadan tüketiyoruz?

Bu virüs bize yavaşlamayı, durup düşünmeyi ve farkında olmayı hatırlatıyor olamaz mı? Yaşamın koşuşturmasında ruhumuz bedenimize yetişemediği için bize bir duraklama dönemi sunmuş olamaz mı?

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Akademisyen, İş yaşamının insani yönünü irdeleyen çeyrek asırlık bir İK profesyoneli. Bütünsel Yaşam Koçluğu, Farkındalık Koçluğu ve Kariyer Koçluğu çalışmaları halen devam etmektedir. Hayatta başımıza gelenlerin sonuçlarından çok, nedenleriyle ilgilenen bir "Ayurveda" takipçisi... Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde lisans ve iki yüksek lisans derecesine sahip; Yeni İnsan Kaynakları Yönetimi Yaklaşımları, Farklılıkların Yönetimi, Çalışma Hayatında Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yöntemleri, Kendini Gerçekleştirme, Etkili İş Görüşmesi Teknikleri konularında uzun yıllar çalışmış ve eğitimler vermiştir. Çeşitli Kişisel Gelişim eğitim ve atölyelerinde yer alarak insanın iç dünyasına yönelik çalışmalarını derinleştirmiştir. Hepsi bir yana, Zor İnsanlarla Etkili İletişim, Kişilik Tipleri, Kişilik Analiz Yöntemleri, Ennegram Kişilik Modelleri ve buna bağlı İletişim Biçimleri, Kariyer Koçluğu, Motivasyon, Tükenmişlik gibi, hayatın insanları sınadığı noktalarda, mücadele edebilmeyi konu eden çalışmalarda eğitim vermeye ve yazılar yayınlamaya devam etmektedir.