fbpx

Güzelliğiyle Dillere Destan Olmuş Kleopatra’nın 5 Güzellik Sırrı

Antik çağlarda herhangi bir kozmetik laboratuvarı olmamasına rağmen, o çağlarda yaşayan kadınların güzellik sırlarını ve doğal cilt bakım yöntemlerini günümüzde de hala kullanmaktayız. Bu durumun tek açıklaması, güzelliği dillere destan Kleopatra’nın bile doğanın mucizelerine tamamen kendini bırakması ve o doğal kozmetiklerin cildine fazlasıyla iyi geldiğine olan inancıydı.

Son yıllarda kozmetik ürünlerinin içeriklerinde kullanılan kimyasallar (paraben, parfüm vs.) sebebiyle, aşırı ve doğru olmayan kozmetik kullanımlarının cildimize ne kadar zarar verdiği, hatta kanserojen etki yarattıkları uzmanlar tarafından çokça söylenmektedir. Bu zararlı kozmetik ürünlerin içeriklerini ve zararlarını öğrenmemiz bizi her geçen gün biraz daha bilinçlendirmiş ve doğal olana sevk etmiştir.

İlgini çekebilir: Üşengeçler İçin Günlük Cilt Bakım Rutini

Bu bilinçlenme süreci bize, önemli olanın makyaj teknikleri ile kusurları kapatmanın değil; makyajsızken de güzel görünecek sağlıklı, temiz ve kusursuz ciltler olduğunu öğretmiştir.

Gelelim antik çağda bile bu bilince sahip olan, belki de başka seçeneği olmayan Kleopatra’nın birkaç önemli sırrına!

1. Süt banyosu

Hem cilde hem de vücuda olan sayısız faydası, uzun yıllardır gündemdedir. Süt banyosu için özellikle eşek sütü kullanan Kleopatra gibi eşek sütü bulamıyorsak da pastörize olmayan, doğal herhangi bir sütü kullanabiliriz. Sadece 3 bardak sütü yarım su bardağı bal ve 6 yemek kaşığı badem yağı ile iyice karıştırın. Sonrasında hazırladığınız sıcak banyo suyuna bu karışımı ilave edin ve muhteşem banyonuzun keyfini çıkarın. Bu banyo suyu cildinizi pamuk gibi yapacak.

2. Doğal maden suyu

Doğal maden sularının faydası saymakla bitmez. İçerdiği zengin mineraller ve faydalı tuzlar ile günlük mineral ihtiyacımızı karşılamakla kalmaz aynı zamanda cildimizi temizlemek için şahane bir cilt toniği görevi görür. Düzenli olarak günlük cilt bakım rutinlerimize ekleyebilir, özellikle uykudan önce cildimizi pamuk yardımıyla maden suyuyla temizleyip nemlendiricimizi sürebiliriz. Ciltteki makyaj ve kir kalıntılarını temizleyecek, gözeneklerin nefes almasını sağlayacak ve kısa sürede sağlıklı, canlı bir cilde kavuşmanızı sağlayacaktır.

İlgini çekebilir: Vücut Bakımında Kuru Fırçalama Tekniği Nasıl Uygulanır? Yararları Nelerdir?

3. Elma sirkesi

Elma sirkesinin kan dolaşımını artırdığı ve cildimizin pH dengesini koruduğu bilinmektedir. Kleopatra da bunun farkına varmış olacak ki yüzünü temizlemek için elma sirkesi kullanmıştı. Kleopatra’nın yüz temizleme suyunu hazırlamak için büyük bir kabın içine 1/4 su bardağı elma sirkesi ekleyin ve iyice karışmasını sağlayın. Yüzünüzü sabah akşam bu suyla yıkayın ve sonrasında nemlendiricinizi sürün. Özellikle parlak, yağlı görünümlü ciltler için etkin bir temizleme yöntemi olacaktır. Aynı zamanda antiseptik özelliği sayesinde, sivilce ve akne oluşumunu da engelleyecektir.

4. Saç bakım maskesi

Şahane, parlak saçlarıyla onu canlandıran karakterlere de ilham veren Kleopatra’nın tabii ki özel olarak hazırladığı bir saç bakım maskesi de vardı. Sağlıklı görünen saçları için, 3 yemek kaşığı balın içine 1 yemek kaşığı badem yağını karıştırıp banyodayken yeni yıkanmış saçınıza iyice yedirin, 15 dakika bekletin ve sonrasında durulayın. Bu karışımı yıpranmış saçlarınıza özel bir saç maskesi olarak düşünün ve düzenli olarak uygulayın.

İlgini çekebilir: Cilt Tipinize Göre Evde Hazırlayabileceğiniz 6 Cilt Bakım Maskesi

5. Nemlendirici yüz maskesi

Son olarak, uzmanların uzun yıllar araştırıp sonunda Kleopatra’nın özel kremi olarak verdikleri tarif şöyle olmuştu:

2 yemek kaşığı balmumunu bir tavada ısıtın, balmumu iyice eriyince içine 2 yemek kaşığı aloe vera suyu, 4 damla gül yağı ve 1 yemek kaşığı badem yağını ilave edin. İçine 1 ampul de E vitamini ekleyebilirsiniz. Hazırladığınız bu krem karışımını cam bir kavanoz içinde soğutun ve buzdolabında saklayın.

Uykudan önce cildinizi temizleyip bu nemlendirici kremi yüzünüze uygulamayı unutmayın.

En az Kleopatra kadar ‘güzellikle kalın’.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

1985 yılında en sevdiği semt olan Kadıköy’de doğdu. Sosyal Bilimler mezunu, İşletme üzerine tezli yüksek lisans (MBA) yaptı. 9 yıl önce biraz da tesadüfen girdiği Estetik ve Güzellik sektörü, içinde olduğu kurumsal hayata veda etmesine vesile oldu. Böylece onu çok mutlu eden yeni bir alana yöneldi ve bu alanda eğitimler vermeye devam etmekte. Yazı yazmak çocukluğunda tuttuğu günlüklerinden beri sevdiği bir aktivite. Evli, bir erkek çocuk ve bir erkek kedi annesi. Ailesiyle seyahat edip, keşfettikleri yeni sokaklarda kaybolmak en büyük mutluluğu. Güne başlarken mutlaka içtiği sade Türk kahvesi kesinlikle vazgeçilmezi.