fbpx

Sağlıklı ve Keyifli Bir İlişkiye Sahip Olmak İçin 9 Adım

Hepimiz sağlıklı bir ilişkiye sahip olmak istiyoruz ama çoğumuz maalesef bunun gerçekte ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Uzun yıllar boyunca çiftlerle çalışmış bir terapist olan Allison Cohen, sağlıklı ve keyifli bir ilişki için en faydalı bulduğu 9 ipucunu sizlerle paylaşıyor!

1. İlk flört etmeye başladığınız zamanlarda yaptığınız şeyleri tekrar yapmayı deneyin.

Aylar ve yıllar geçtikçe ilişki tembelleşiyor; sabrımızı, nezaketimizi, anlayışımızı ve bir zamanlar partnerimize gösterdiğimiz çabayı zamanla kaybediyoruz. Bunun üstesinden gelmek için ilişkinizin ilk yılını düşünün. O zamanlar partnerinizle birlikte neler yapardınız? Nasıl vakit geçirirdiniz? Şimdi bunların hepsini bir kağıda yazarak tek tek onları tekrar yapmaya başlayın.

İlgini çekebilir: Aşkı Canlı Tutmak İçin 5 Öneri

2. Birbirinize ne istediğinizi sorun.

Zamanla sanıyoruz ki partnerimiz bizi o kadar iyi tanıyor ki birbirimize artık ne istediğimizi sormamıza bile gerek yok. Peki bu varsayımı yaptığımızda ne oluyor dersiniz? Beklentiler belirlenmiş oluyor; tabii bunun ardından hızlıca gelen hayal kırıklıklarıyla beraber. Bu karşılanmamış beklentiler de bizi partnerimizin ve ilişkimizin kapasitesine dair birtakım sorgulamalarla baş başa bırakıyor. Unutmayın, “birbirinize ne istediğinizi sormak”, duygusal isteklerden cinsel isteklere kadar her konuyu içine alabilir.

3. Partnerinizi iyi tanıyın.

Partnerinizin nasıl biri olduğunu, onu nelerin heyecanlandırdığını hem fiziksel hem duygusal açıdan düşünün. Bazen onların ne istediklerini düşünürken kendimizi tükenmiş hissedebiliriz ve bizim düşüncelerimiz onların gerçek istekleriyle uyuşmayabilir. Unutmayın, eğer bir şey partneriniz için önemliyse o şeyin sizin için bir anlam ifade edip etmemesi önemli değildir. Bazen sadece onu yapmanız gerekir.

4. “Günün nasıl geçti?” sorusunun ötesinde sorular sorun.

Uzun bir günün sonunda, genellikle birbirimize “Günün nasıldı?” gibi standart sorular soruyoruz. Bu soruyu da hayatımızda çok sık duyduğumuz için çoğumuz otomatik olarak şöyle cevap veriyor: “İyi. Seninki nasıldı?” Bu durum iletişiminize hiçbir katkı sağlamadığı gibi aslında ilişkinize zarar da verebilir. Küçük şekillerde de olsa düzenli olarak iletişim kurma fırsatını kaybetmiş olursunuz.

Eğer bu soru sohbet başlatmak için yeterli olmuyorsa daha yaratıcı sorular sorabilirsiniz. Mesele, “Bugün seni ne gülümsetti?” ya da “Bugün seni zorlayan bir şey oldu mu?” gibi sorular sorabilirsiniz. Alacağınız yanıtlara siz bile şaşırabilirsiniz! 

İlgini çekebilir: Günümüz İlişkilerinin Katili: Gaslighting Effect

5. İlişkinizi çekici hale getirin.

Birbirinizde çekici bulduğunuz davranışları yapmayı artırsanız ve bulmadıklarınızı sınırlandırsanız ilişkinizde ne değişirdi? Bu “çekici” kavramını daha geniş bir açıdan düşünün. “Çekici olmak” cinsel hayatınızı da kastedebilir ama aynı zamanda günlük yaşantınızda sizi partneriniz hakkında heyecanlandıran küçük şeyler de bunun içine girer. Mesela partneriniz ev işi yaparken onu çekici mi buluyorsunuz? Ya da tuvaleti kapısı açık kullandığında tam tersine hiç çekici gelmiyor da olabilir… İlişkinizi çekici hale getirmenin sizin için ne anlama geldiğini partnerinizle birlikte konuşun. Şaşırın, gülün ve birbirinizden ilham alın!

6. Birlikte geçirdiğiniz vakti yaratıcı kılın.

“Akşam yemeği ve film” rutininizi kırın ve biraz değişikliğin ilişkinizi nasıl canlandıracağını görün! Bütçeniz kısıtlı ve aşırıya kaçamıyor musunuz? İnternetten bölgenizdeki uygun fiyatlı aktivitelere bakmayı deneyebilirsiniz.

İlgini çekebilir: Hasarlı Bir İlişkiyi İyileştirmek İçin 10 Gerekli Adım

7. Uyuşamadığınız zamanlarda yüzeysel duygularınızdan ziyade daha derine bakmayı deneyin.

Birçok anlaşmazlıkta kızgınlık, üzüntü gibi çoğunlukla buzdağının görünen yüzündeki duyguları göz önüne alıyoruz. Bu açıdan konuyu ele almak, karışıklığa ve savunmacı bir hale yol açabilir ve asıl konudan uzaklaşmaya başlarsınız. Bunun yerine sorunu ele almak için en alttaki katmandan başlamayı deneyin. Mesela bunlar yalnızlık, reddedilme, hayal kırıklığı ve saygısızlık olabilir.

Kendinizi karşı tarafa bu şekilde (empati algısı yaratacak şekilde) ifade ettiğinizde bu, dürüstlük ve kırılganlığınızı karşı tarafla paylaşmanızı gerektirir. Böylece gerginlik azalır ve çözümler belirmeye başlar. Tabii bu duyguları ifade ederken suçlayıcı ve kaba bir dil kullanmamaya özen gösterin. Mesela “Tam bir aptalsın,” yerine “Bu davranışların beni kırdı,” ifadesini tercih etmeyi seçebilirsiniz.

8. Hemfikir olmaya değil birbirinizi anlamaya çalışın.

Teoride kolay duyulduğunun ama uygulamaya gelince zor olduğunun farkındayız. Partnerimizin fikrini değiştirmeyi kafaya koyduğumuzda ya da partnerimizden sadece haklı olduğumuzu duymaya odaklandığımızda iletişim, tartışmaya oldukça kolay bir şekilde evrilebilir. Düşüncelerinizi diretmek yerine konuşmaya, partnerinizi anlamak için bir fırsat gözüyle bakın. Bu açıdan, ilgi çekici bir diyalog kurabilir ve öfke patlamalarını engelleyebilirsiniz.

İlgini çekebilir: Aşkın Psikolojisi: Aşk Tipolojisine Göre 6 Farklı Aşk Tipi

9. Özür dilemek için özür dilemeyin.

Özür dilemenin iyi bir şey olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz; ama bu ancak gerçek bir anlam ifade ettiğinde etkilidir. Diğer türlüsü sadece zaman kaybıdır. Partnerinizi kırdığınızda (kasıtlı veya istemeden) her zaman, yarattığınız üzüntü için ondan içten bir şekilde özür dilemek için bir nedeniniz vardır. 

Yardımcı Kaynak: 13 Tips On How To Have A Good, Healthy Relationship, mindbodygreen.com

Sevgiyi yayalım! Paylaş: