fbpx

“Sağlıklı Besleniyorum Ama Kilo Veremiyorum” Diyenlerin Dikkat Etmesi Gereken 9 Madde

“Sağlıklı besleniyorum, her yediğime dikkat ediyorum ama yine de kilo veremiyorum” diyenlerden misiniz? Kilo vermenin altında yatan çok karmaşık bir mekanizma vardır. Kilo verme süreciniz çeşitli durumlar tarafından etkilenir. Sadece yediklerinizi kısıtlayarak ya da aldığınız kaloriyi azaltarak kilo vermeniz sürdürülebilir değildir.

Eğer siz de bu durumdan şikayetçiyseniz aşağıda sıraladığımız maddeleri gözden geçirip kilo verme sürecinizi tekrar yapılandırabilirsiniz!

1. Sağlıklı yiyecekleri sınırsız tüketebilirim yanılgısı

Sosyal medya, fit tarifler ve sağlıklı yiyecek önerileri ile dolmuş durumda. Çoğu kişi fit tatlı sağlıklı bir yiyecek diye düşünüp miktarına bakmadan bu tarz yiyecekleri fazlaca tüketebiliyor. Ancak bu tariflerin fit olarak anılması veya sağlıklı olması, onları sınırsızca tüketebiliriz anlamına gelmiyor.

Porsiyon miktarını doğru ayarlamak her yiyecekte işinize yarayacaktır. Sağlıklı atıştırmalıklar ya da öğünler hazırlamanın tabii ki birçok yararı da olacaktır. Bu noktada şunun ayrımını yapmakta yarar var: Size kilo aldıran x besini değil o x besininin tüketim miktarı ve sıklığıdır.

Hayat nasıl bir denge üzerine kuruluysa beslenme düzeni de aynı o şekilde işler. Dengesini, sıklığını ve porsiyonunu ayarladıktan sonra, vücudunuzun verdiği sinyallere güvenerek yeme düzeninizi oluşturabilirsiniz. Porsiyon miktarı ayarlaması kişiden kişiye ve ihtiyaçlara göre değişebildiği gibi, bunda açlık-tokluk sinyallerinizin de önemi büyüktür.

İlgini çekebilir: Evde Kaldığımız Süre Boyunca Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

2. Su tüketimi

Gün içerisinde yeterli miktarda su içmenin birçok yararı vardır. Artılarından birisi de kilo verme sürecinize yardımcı olmasıdır. Hatta vücut susuz kaldığı zaman, açlık hissi meydana gelebilir. Siz de aslında aç olmadığınız halde yemek yersiniz. Gün içinde yeterli miktarda su içtiğinize emin olun. Unutmayın, en iyi detoks yeterli miktarda su içmektir.

3. Tartılma sıklığı

Bu yolda yapılan en büyük yanlışlardan birisi de tartıyla yüz göz olmaktır. Tartıyla o kadar çok içli dışlı oluyoruz ki tek amacımız o iki rakamın düştüğünü görmek oluyor. Peki siz gün içerisinde birkaç kere veya mutlaka her gün tartılıp duranlardan mısınız? Yapılan bu davranışlar, kişide kilo verme kaygısı oluşturur. Bu kaygı;

-Acaba kilo verdim mi?

-Neden kilo veremiyorum?

-Bu sayı neden bir türlü aşağı inmiyor?

Tarzı soruları düşünmenize yol açar. Lütfen bir düşünün! Gerçekten her şey tartıdaki o sayıya mı bağlı? Kilo 1-2 kilo arasında oynar durur. Daha iyi bir sonuç için haftalık olarak ya da iki haftada bir aynı gün olacak şekilde sabah aç karnına tartılmayı deneyebilirsiniz. Tartıya bu kadar anlam yüklemek ve gereğinden fazla onunla içli dışlı olmak kilo verme sürecinizi olumsuz etkileyecektir. Tartıdaki o sayı sizi yönetmesin, inanın bu sizin değerinizi ölçemez.

İlgini çekebilir: Dış Görünüşümüzle Barışarak Beden Algımızı Nasıl İyileştirebiliriz?

4. Vücuttaki yağ/kas oranı

Tartıdaki sayıdansa bakılması gereken kısım vücuttaki yağ ve kas oranıdır. Bunu en iyi vücut analizi yapan tartılarla ya da evde kendiniz mezura ölçümü ile yapabilirsiniz. Sağlıklı kilo kaybetmek istiyorsanız yağ dokusundan incelmeniz ve kas dokusu kazanmanız gerekir. Yağ dokusu azalıp vücudunuz kas dokusu kazanmaya başladıkça vücudunuzda incelmeler olacaktır. Sayıya odaklanmak yerine, zamanla ve sabırla yağ dokunuzu azaltıp gözle görülür şekilde incelmeyi hedefleyebilirsiniz.

5. Uyku düzeni

Kişinin, rutininde ne kadar ve ne zaman uyuduğu oldukça önemlidir. Gece saat 02.00’de melatonin hormonu vücutta en yüksek seviyesine çıkar. Sabah saatlerine doğru salgılanması durur. Bu hormon, lipolizi yani yağ yakımını destekleyen bir hormondur. Ayrıca ortalama 7-8 saat kaliteli ve derin bir uyku da sağlıklı bir yaşam için ideal olarak kabul edilir. Düzenli bir uyku, size kilo verme sürecinde olumlu sonuç sağlayacaktır.

İlgini çekebilir: Fazla Uyuma Alışkanlığından Kurtulmak İçin 5 Adım

6. Tuvalet alışkanlığı

Bağırsaklarınızın sağlıklı şekilde çalışması da kilo verme sürecini olumlu yönde etkileyen önemli faktörlerden birisidir. Bağırsak düzeninizin (kabızlık, ishal vs.) düzgün çalıştığından emin olmalısınız. Eğer bu konuda sıkıntı yaşıyorsanız uzman kişilerden yardım almanızda fayda var.

7. Stresli bir yaşam tarzı

Her yerde olduğu gibi burada da karşımıza stres faktörü çıkıyor. Kısaca stresin vücudumuzdaki kilo verme sürecini nasıl etkilediğini mekanizmasıyla açıklayayım. Stres seviyeniz artınca kortizol hormonunuz artar. Kortizol hormonu ise uyku kalitenizi ve bağışıklığınızı düşürür. Bunun yanı sıra insülinin aktivitesine de engel olur. Bu durum insülin direncinin oluşmasına bile sebep olabilir.

Stres altındayken kişi aç olduğunu düşünerek daha çok yemek yemek ister ve vücut zor durumlarda kullanmak adına yağ depolamaya başlar. Böylece kilo verme süreci de engele takılır.

İlgini çekebilir: Stres Hormonu Kortizol Seviyemizi Düşürmek İçin 7 Öneri

8. Kısıtlı bir diyet uygulamak

Vücudunuzdaki sistemlerin sağlıklı çalışması için alması gereken belli bir günlük enerji miktarı vardır. Kişi, günlük alması gereken miktardan çok düşük enerjilerde beslenirse vücut direnci düşer. Vücut ise kendini kıtlıkta zannedip korumaya alır.

Unutmayın, vücudumuz çok akıllı bir mekanizmaya sahiptir. Kısıtlı beslenmenin sonucunda, “Bana gerekli enerji gelmeyebilir, zor durumlarda kullanmak adına ne gelirse gelsin depolamaya başlamalıyım” mantığıyla çalışmaya başlar bu sefer de. Siz aslında “Hiçbir şey yemiyorum ama yine de kilo veremiyorum” diye düşünürken vücudunuz sizi zor zamanlara hazırlamaya çalışıyordur. Kısıtlı bir beslenme yarardan çok zarar getirir. Kilo vermek uğruna vücudunuzun ayarlarıyla oynamayın.

İlgini çekebilir: Bütün Hastalıklar Bağırsakta Başlar: Disbiyozis Nedir? Beslenme ve Bağırsak Sağlığı İlişkisi

9. Ya hep ya hiç mantığında olmak

Beslenme, siyah-beyaz gibi keskin ayrımlardan oluşmaz. Aralarda başka renkler de vardır. Bir besini kısıtlarsanız bir zaman sonra kendinizi o besine saldırırken bulursunuz.

Net kurallar olmadan her besine eşit şekilde yaklaşıp beslenme düzeninizi sürdürülebilir hale getirmelisiniz. Çünkü o kuralın ihlali sonucu ya kendinizi “Battı balık yan gider,” diyip yemeğe vuracaksınız ya da “Ben neden bu kadar iradesizim? Bir şeyi de başaramıyorum!” diyerek kendinizi suçlarken bulacaksınız. İşte bu yüzden arada başka renklerin olduğunu bilip kurallarla bu süreci yönetmek yerine, kendinize uygun bir beslenme düzeni kurmak en doğru yol olacaktır.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

‘Kendini olduğu gibi kabul etmek’. Kilosuyla, bakışıyla, her şeyiyle… Meslekleriyle yolculuğu işte bu cümleyle başladı. Lise zamanında kilolarıyla başı dertte olup diyet arayışlarına giren biri de kendisiydi! Hayatını etkileyen bu durumun iç yüzünü okumalı, kendi gibi sorunlar yaşayan başka insanlara umut olmalıydı. Acıbadem Üniversitesinden 2019 yılında Diyetisyen, 2020 yılında da ikinci bölümünden Psikolog olarak başarıyla mezun oldu. Meslekteki motivasyonu minik dokunuşlar ve güzel değişimlerdir. İnsanların hayatına minik güzel dokunuşlarda bulunmak ve onlara farkındalık kazandırmaktan büyük keyif alıyor. İşini tutkuyla yapan biri olarak insanlara doğru yolu gösterme isteği gün geçtikçe katlanıp etik ve bilimsel yoldan şaşmayıp bilgilerini uygulamaya devam ediyor. Besinlerle kurulan iletişimin önemine dikkat çekerek alışılmış diyet algısını yıkmak için çalışmalarına devam etmektedir. Diyetisyen&Psikolog Nursena Çelik’in bu yoldaki bakış açısı sürdürülebilir sağlıklı beslenmeyi hem ruhen hem de bedenen hafiflik açısından ele almaktır. Nurslahafifle mottosuyla çıktığı bu yolda insanlara umut olmayı planlıyor…