fbpx

2021 Yılının Öne Çıkan 3 Ana Dekorasyon Trendi

Bu yıl her şeyde olduğu gibi dekorasyon trendlerinde de değişimler yaşıyoruz. Bu yazımızda en çok vakit geçirdiğimiz mekanlarımız olan evlerimiz için 2021 yılının öne çıkan dekorasyon trendlerine ve renklerine bakacağız. Öyleyse hadi başlayalım!

1) Biyofili-Biyofilik Tasarım 

İlk olarak karşımıza “biyofili” (biophilia) tabiri çıkıyor. Aslında yeni bir kelime olmasa da belki de yaşadığımız bu pandemi günlerinde daha çok benimsemeye başladığımız bir kelime oldu. Kısaca bakacak olursak biophilia kelimesi Latincede “hayat” anlamına gelen “bio” ve “düşkünlük, sevgi”  anlamına gelen “philia” kelimelerinin birleşiminden oluşan, “doğayı ve hayatı sevme hali” olarak tanımlanabilir. 

Peki bu kelimenin tasarımla buluştuğu nokta nedir diye merak ediyorsanız gelin bakalım…

Öncelikle şunu belirtelim ki bu kelimenin yaşam alanlarımıza bu denli hızlı yayılmasının başlıca nedenlerinden birisi dünyaca geçirdiğimiz yoğun pandemi ve kısıtlanma süreci. Bununla birlikte beton bloklar içinde topraktan ve yeşilden kopmuş bir şekilde sıkışık alanlarda hayatımıza devam ederken ister istemez mutsuzlaşıyoruz ve stres seviyemiz artıyor. Sonuç olarak da bu durum işimize, hayatımıza ve çevremize yansıyor. Yeşile dönüş, doğaya kaçma hissi işte burada karşımıza çıkıyor ve biyofilik yaklaşım da bu noktada devreye giriyor. 

Biyofilik tasarım yaklaşımını çok basit bir şekilde yaşam alanlarımıza doğayı entegre etme olarak tanımlayabiliriz. Bu, duvar renginden koltuk kumaşına, bitkilere ve hatta evcil hayvanlara kadar yayılan çok geniş bir yelpaze. Bunun yaşam alanlarımızda daha fazla yeşile yer vermek, belki bir duvarımıza belli sınırlar içerisinde yosun kaplama yapmak veya evimizdeki bitki sayısı artırmak gibi birçok çözüm olabilir. Bitkilerin arasına belki küçük bir akvaryum koymak da biyofilik vurguyu artırabilir. Açık renkli ahşap kullanımı, doğa desenli kumaşlar ve doğayı çağrıştıran renklerin kullanımı da biyofilik tasarım içinde yer alabilir. Doğaya gittiğimizde, denize veya bir göle baktığımızda, sadece kuş seslerinin olduğu sessiz bir ormanda yürüyüş yaptığımızda içimizde hissettiğimiz o rahatlık ve huzur hissini evimizde de işte bu şekilde sağlayabiliriz.

2) Japandi

Japandi her ne kadar 2020 yılında duyulmaya başladıysa da aslında tarzın kökeni 1950’li yıllara dayanmaktadır. Dönemin ünlü mimar ve tasarımcıları Japon minimalizmini İskandinav tasarımıyla birleştirmiştir. Bu sebeple aslında Japandi tarzı hibrit bir tasarım anlayışıdır.

Tarzın başlıca öne çıkan özelliklerine bakacak olursak; grinin, bejin ve pastel tonlarının yoğun olarak hem mekanda hem de mobilya ve aksesuarda kullanıldığını görüyoruz. Biyofilik tasarımda olduğu gibi yeşil bitkilerin hem doğayı eve taşımak hem de ortamdaki pastel renklere kontrast oluşturmak amacıyla kullanılması, özellikle minimalliğin ön planda olmasından ötürü fazla aksesuar ve eşyadan kaçınılması ve olabildiğince sade bir ortam oluşturulması gibi temel maddeler Japandi tasarım anlayışında benimsenmiştir.

Kullanılan tüm mobilyaların olabildiğince sade ve fonksiyonel olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Temiz çizgiler ve yalın hatlar bu tasarımın olmazsa olmazı. İskandinav tasarımının “rustik” havasından ötürü doğal ahşabın ön planda olduğu ve bunun yanında hasır gibi doğal malzemelerin kullanıldığı görülmektedir. Kısacası Japon sadeliği ve İskandinav şıklığının ön planda olduğu, pastel renklerin temel alındığı sıcak ve samimi ortamlar oluşturmak, Japandi tarzının başlıca özellikleri arasında yer almaktadır.

3) Grandmilennial

Grandmilennial, yeni geleneksel ve modern country gibi birçok adı olan bu tarz, aslında aşina olduğumuz tarzlardan birisinin modern yaşantıda tekrar hayat bulmuş halidir. Geleneksel tarzın dışında, belki de ona biraz tepki olarak çıkmış bu tarzda; karışık desenli kumaşların, duvar kağıtlarının, oymalı mobilyaların modern tarzla döşenmiş yaşam alanlarına entegre edildiğini görüyoruz. 

Bu tarzda, 1970-1980 yılından kalma anneannenizin veya babaannenizin o çok sevdiğiniz berjerini veya günümüzde çok bulunmayan el oyması bir büfeyi modern salonunuzun ortasına rahatlıkla yerleştirebilirsiniz. “Yakışır mı acaba?” veya “Misafir ne der?” diye endişelenmeyin. Çünkü bu bir tasarım ve bunun adı “yeni geleneksel!” 

Yılın trend renkleri: Güç ve umut bir arada!

Ve son olarak tabii ki olmazsa olmaz yılın renkleri… Pantone, her yılın başında yılın rengini belirliyor. Bu yıl geçen yıllardan farklı olarak iki ayrı rengi kombin şeklinde belirledi. Oldukça iddialı “Aydınlatan Sarı (Pantone 13-0647)” ve “Temel Gri (Pantone 17-5104)” renkleri 2021 yılına damga vuracağa benziyor. Geleceğin belirsizliğini umut ve enerji verici renkleriyle ortadan kaldırmayı amaçlayan bu iki renkte, sarının tonu gün ışığını ve sıcaklığını, grinin tonu ise sağlamlığı ve güvenilirliği temsil ediyor. Birbirine kontrast bu iki renk ile güç ve umut bir arada… Pantone renkleri ile ilgili detaylı yazımızda, 2021 yılının renklerini nasıl kullanacağınızı anlatıyor olacağız! 

Yazılarımızı takipte kalın ve mekanınızda bu üç dekorasyon trendini yazımızdan esinlenerek kullandıysanız #gkupdesign ve #kucukilhamkutusu etiketleriyle paylaşmanızı dört gözle bekliyoruz! 

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

1989 İzmir doğumlu olan Gökhan Fırat Karamustafa ilköğrenimi Avrupa’da, ortaöğretim ve lise dönemini İzmir’de tamamlamış olup; Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık bölümünden 2011’ de mezun olmuştur. Halen Yaşar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İç Mimarlık Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tez öğrencisidir. Mobilyalara olan özel ilgisi sebebiyle 3 yıl süresince mobilya sektörünün önde gelen firmalarından birinde İç Mimar olarak görev yapmış ve 2017 yılından bu yana kendi markasıyla sektöre hizmet vermektedir.