fbpx

Duygusal Yeme Nedir? Önlenemez Yeme Arzusu İle Nasıl Baş Edilir?

Daha önce hiç aç olmadığınız halde kendinizi koca bir paket cipsi yerken ya da bir kavanoz nutellaya saldırmışken buldunuz mu? Bu tarz durumlar üzerinde duygu durumunuzun etkisinin olabileceğini hiç düşündünüz mü? Öfkeli, mutsuz, üzgün, sıkılmış ve kendinizi yalnız hissederken bu durumları deneyimlediniz mi? Eğer bunlardan şikayetçiyseniz kilo problemlerinizin altında yatan bir sebebi yaşıyor olabilirsiniz. İşte iç sesimizi bastırmak için ortaya çıkan bu duruma duygusal yeme diyoruz.

İlgini çekebilir: Evde Kaldığımız Süre Boyunca Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Nedir bu duygusal yeme?

Önlenemez yeme arzuları, genelde çözümlenmemiş duygulardan ortaya çıkar. Bunun sonucunda kişi rahatsız edici duygularla mücadele etmek adına çareyi yemekte bulur. Hatta bazen rahatsız edici ‘o’ duyguya o an sahip olduğunu bile fark etmeyebilir… O anki aşırı yeme duygusunun ya da yemeklere saldırma isteğinin 2 sebebi olabilir; bunlar enerji düzeyini yükseltme isteği ya da duygusal açıdan daha iyi hissetme isteğidir.

Duygusal yeme; mutsuz, sıkıntılı, öfkeli, çaresiz veya üzgünken ortaya çıkabilir. Kişi aç olmasa dahi yemek yeme eylemi gerçekleştirebilir. Bu eylem ise tekrarlandıkça durum iyice pekişir. Kişi bir bakıma duyguları besinlerle bastırmaya çalışır. O anki açlık tamamen duygusal bir açlıktır ve kişi hissedilen duyguya yeme işlemiyle cevap verir. Buna sıkıntıdan yemek yemek, sinirlendiğinde daha çok yemeğe saldırmak, stresli bir anı yiyeceklerle geçiştirmeye çalışmak gibi örnekler verebiliriz. Kısacası o anki olumsuz bir duyguyla başa çıkmak için yemeğe yönelirsek duygusal yemeyi deneyimlemiş oluruz.

İlgini çekebilir: Duygusal Açlık Nedir? Aşırı Yemek Yemenin Nasıl Önüne Geçeriz?

Duygusal yeme nasıl gerçekleşir?

1. O an asıl ihtiyacınız olan şeyi anlayamadığınız ve gideremediğiniz takdirde, sizi rahatsız eden duyguyla başa çıkabilmek için yemek yemeye yönelirsiniz.

2. Anlık olarak sakinlediğinizi hissedersiniz.

3. Aslında o içinde bulunduğunuz duygu durumu devam etmektedir ve o duygu durumunun üzerine fazlasıyla yediğiniz için bir de pişmanlık hissi eklenir.

4. Bu pişmanlık hissiyle ‘Spor yapmalıyım’, ‘Diyete girmeliyim’ gibi telafi edici düşüncelere yönelirsiniz.

Aslında farkında olmadan kendinizi kısır bir döngüye sokmuş olursunuz. Hem duygularınızı çözümleyemezsiniz hem aşırı ve gereksiz bir yeme işlemi gerçekleştirirsiniz hem de bunların sonucunda iyi hissetmek isterken kendinizi daha da kötü hissederken bulursunuz.

İlgini çekebilir: Uzman Diyetisyen Olcay Barış’a Kilo Verme Süreciyle İlgili Merak Edilenleri Sorduk

Duygusal açlık ile fizyolojik açlığı nasıl ayırt edebiliriz?

1. Duygusal açlık aniden gelir. Bir dakika öncesine kadar bir şey yemek istemiyorken bir anda ani bir çikolata yeme isteği duyabilirsiniz. Fiziksel açlık ise kademelidir. Yeme zamanının geldiğini adım adım haber verir.

2. Duygusal açlıkta ağız ve zihin sizi kontrol etmeye çalışır. Adeta beni oyala der. Ağzımızda o yiyeceğin tadını isteriz, zihnimizde yiyeceğin resmi döner durur. Fiziksel açlık ise mideye dayalıdır. Burada, beni doyur mesajı vardır.

3. Duygusal açlıkta canımız belirli bir yiyeceğe yönelmek ister. O yiyeceğe ihtiyaç duyulur. Fiziksel açlıkta ise farklı yiyeceklere açığızdır.

4. Duygusal açlıkta kendiliğinden veya farkında olmadan yemek yemeyi deneyimleriz. Fiziksel açlıkta ise bilinçli seçimler ve yeme farkındalığı vardır.

5. Duygusal açlıkta çok doluysanız bile duramayabilirsiniz. Fiziksel açlıkta doyma hissinde tatmin olur ve durursunuz.

6. Çoğu duygusal yeme sonucunda bir pişmanlık duygusu oluşur. Fiziksel açlıkta ise bir gereklilikten dolayı yemek yendiği için pişmanlık duygusu gözlenmez.

İlgini çekebilir: Güne Sağlıklı Bir Başlangıç İçin Pratik ve Lezzetli 6 Kahvaltı Tarifi

Peki duygusal yeme ile başa çıkabilmek için ne yapabiliriz?

• O anki olumsuz duyguyla başa çıkmak için yemek yemek bir çözüm değildir. Rahatsız edici duygu yemekle örtülmeye alışıldığı için bu tarz durumlarda davranış değişikliğine gidilebilir. Size iyi gelen değişik aktivitelere yönelebilirsiniz. Mesela kişisel bakım, yürüyüş veya yoga yapmak ya da yazmak, sevdiğiniz biriyle konuşmak ve camdan dışarıyı izlemek gibi…

• O anki hissettiğiniz duyguyu anlamaya çalışmalı ve kendinizi dinlemelisiniz. O anda gerçekten neye ihtiyacınız var bunu düşünün. Belki de ihtiyacınız olan şey birine hislerinizi açmak ve sohbet etmektir. Ya da sadece sıcak bir duştur.

Gerçekten aç mıyım? Bu soruyu kendinize sorun. Duygusal ve fiziksel açlığı artık ayırt edebildiğinize göre, farkındalıkla beslenme bu noktada iyi gelecektir. Açlık-tokluk sinyallerinizi sizden daha iyi başka kimse bilemez değil mi?

• Bu tarz olaylarda pekiştirdiğiniz durum yemek yemek ise farklı bir davranış değişikliğine gitmeyi deneyin ve farkına varın. Unutmayın, size kilo aldıran x yiyeceği değil, ihtiyacınızdan fazla yemek!

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

‘Kendini olduğu gibi kabul etmek’. Kilosuyla, bakışıyla, her şeyiyle… Meslekleriyle yolculuğu işte bu cümleyle başladı. Lise zamanında kilolarıyla başı dertte olup diyet arayışlarına giren biri de kendisiydi! Hayatını etkileyen bu durumun iç yüzünü okumalı, kendi gibi sorunlar yaşayan başka insanlara umut olmalıydı. Acıbadem Üniversitesinden 2019 yılında Diyetisyen, 2020 yılında da ikinci bölümünden Psikolog olarak başarıyla mezun oldu. Meslekteki motivasyonu minik dokunuşlar ve güzel değişimlerdir. İnsanların hayatına minik güzel dokunuşlarda bulunmak ve onlara farkındalık kazandırmaktan büyük keyif alıyor. İşini tutkuyla yapan biri olarak insanlara doğru yolu gösterme isteği gün geçtikçe katlanıp etik ve bilimsel yoldan şaşmayıp bilgilerini uygulamaya devam ediyor. Besinlerle kurulan iletişimin önemine dikkat çekerek alışılmış diyet algısını yıkmak için çalışmalarına devam etmektedir. Diyetisyen&Psikolog Nursena Çelik’in bu yoldaki bakış açısı sürdürülebilir sağlıklı beslenmeyi hem ruhen hem de bedenen hafiflik açısından ele almaktır. Nurslahafifle mottosuyla çıktığı bu yolda insanlara umut olmayı planlıyor…