fbpx

Dış Görünüşümüzle Barışarak Beden Algımızı Nasıl İyileştirebiliriz?

Birçok kişi ayna karşısında uzun vakitlerini harcar ve beden görüntüsüne oldukça önem verir. Genelde vücudumuz ile ilgili bir kusur arayışına girmeye dünden hazırızdır. Muhtemelen aşağıda yazdığımız cümlelerden bazıları sana tanıdık gelecek:

Bacaklarım biraz daha ince olsa…

Çok göbeğim var!

Keşke pürüzsüz bir cildim olsaydı…

Saçlarım dümdüz, kıvırcık olmak isterdim.

Çok kiloluyum!

Çok çirkinim.

Keşke kilo alabilsem…

Bu liste uzar gider. Peki kendine bu kadar acımasız davranmayı bırakmaya ne dersin? Mesela ilk adımı bedenine sahip çıkarak atabilirsin.

İlgini çekebilir: Sürdürülebilir Detoks: Toksinleri Bedeninizden Atmak İçin 9 Basit Öneri

Beden algısı bizi nasıl mutsuzluğa sürükler?

Kişi olmak istediği bedeni hayalinde yaratır. İstediği vücut tipi, bacakları, kolları, cildi, kilosu… Kendini o şekilde hayal eder ve o görüntüde olmak için çabalar. Hayalindeki bu görüntüye zihinsel olarak oldukça uğraş verir. Ardından kişi hayalindeki bu görüntüyü aynada göremeyince hayal kırıklığına uğrar ve mutsuz olur. Kendini başkalarıyla kıyaslamaya başlar, bedenine acımasızca eleştiriler yağdırır. Bu noktada kendimize eleştirel değil kibar olmamız gerekiyor. Peki nasıl mı?

Kendine kibar ol

İlk önce bedenin ve kendin hakkında konuşurken daha kibar olmalısın. Kendine nazik davranmayı hiç denedin mi? Şunu bir düşün; sen kendini bu kadar eleştirip sürekli kusurlarına odaklanıyorsun ama karşında aynı davranışa ya da düşünceye sahip çok sevdiğin ve saygı duyduğun biri olsa, ona karşı da böyle olur muydun? İşte bu noktada başkasına söylemekten çekindiğin sözleri kendine de söyleme!

İlgini çekebilir: Evde Kaldığımız Süre Boyunca Beslenmemizde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Bedenin sadece görüntünden ibaret değil!

Vücudumuzun formuna, görüntüsüne o kadar çok odaklanıyoruz ki… Biraz da yapabildiklerimize odaklanmaya ne dersiniz? Bedeninin görüntüsüne verdiğin zamanı, bedeninin işlevini keşfetmeye de ayırmalısın. Bugün yeni bir güne sana ait olan vücudunla kalktın. Beğenmediğin, kusur bulduğun o vücudun seni ayağa kaldırdı ve harekete geçirdi.  Bedenine sırf bunun için bile teşekkür etmelisin! Aynada kusurlarını bularak geçirdiğin zamanı azaltmalısın. Bedeninin sevmediğin bölümlerine odaklanarak geçirdiğin o zamanı, seni eşsiz kılan her bir parçanı keşfetmeye ayırabilirsin. Bu hayatta bize değer katacak ölçütler pürüzsüz bir cilt, incecik bir vücut ya da kusursuz olmak değildir.

Vücuduna saygı duy

Kendini başkalarıyla kıyaslamayı artık bırak. Onun yerine kendinin güçlü yönlerini fark et! Söylemesi kulağa çok basit geliyor değil mi? Negatif yönlerimizi ya da hayatımızdaki kötü şeyleri saymaya kalktığımızda kendimizi durduramazken, kişi genelde pozitif yanlarının pek farkında olmaz. Pozitif ve güçlü yönlerini hiç dile getirmeyi denedin mi? Hayatındaki güzel şeylere şükretmenin verdiği huzuru deneyimleyeme başla. Al eline bir kağıt kalem… Düşün! Hayatımda böyle böyle sorunlarım olabilir ama benim de böyle böyle özelliklerim var. Bunu diyebilmek ve bu yönlerini fark etmek seni çok daha güçlendirecek. Yazdığın bu listeyi her zaman görebileceğin bir yere yapıştır ya da cüzdanına koy. Kendini kötü hissettiğin zamanlarda aç ve oku. İyi geldiğini göreceksin.

İlgini çekebilir: Yeni Yılda Daha Sağlıklı Bir Beden Yaratmak İçin Olmazsa Olmaz 6 Madde

Bedenin hakkındaki düşüncelerini sorgula

Bedenin hakkındaki olumsuz düşüncelere sahip olarak doğmadın. Aksine bu düşüncelerin zamanla şekillendi. Bu düşüncelerin ana kaynağını sorgula. Bu düşünceler gerçekten senin düşüncelerin mi? Yoksa çevrenin dayattığı bir algı mı? Unutma her beden normaldir ve her beden sevilmeyi hak ediyordur.

Spor yapmak, sağlıklı beslenmek, vücudumuza göre sağlıklı ölçülerde olmak; sağlıklı olmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek için yapıldığında güzel. Bizim hayat kalitemizi etkileyip vücudumuzu takıntı haline getirdiğinde ise işlevsel olmaktan çıkmış oluyor. Kilo vermek isteme amacını düşün. Sağlıklı olmak için mi yoksa toplum tarafından kendine daha çok saygı duyulacağını düşündüğün için mi? Hayattaki başarıların, seni sen yapan tüm özelliklerin, düşüncelerin, hayallerin, hedeflerin varken senin değerini bedeninde bulduğun kusurlar mı ölçer diye bir düşün ve bu sorulara kendi içinde dürüst cevaplar bul.

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

‘Kendini olduğu gibi kabul etmek’. Kilosuyla, bakışıyla, her şeyiyle… Meslekleriyle yolculuğu işte bu cümleyle başladı. Lise zamanında kilolarıyla başı dertte olup diyet arayışlarına giren biri de kendisiydi! Hayatını etkileyen bu durumun iç yüzünü okumalı, kendi gibi sorunlar yaşayan başka insanlara umut olmalıydı. Acıbadem Üniversitesinden 2019 yılında Diyetisyen, 2020 yılında da ikinci bölümünden Psikolog olarak başarıyla mezun oldu. Meslekteki motivasyonu minik dokunuşlar ve güzel değişimlerdir. İnsanların hayatına minik güzel dokunuşlarda bulunmak ve onlara farkındalık kazandırmaktan büyük keyif alıyor. İşini tutkuyla yapan biri olarak insanlara doğru yolu gösterme isteği gün geçtikçe katlanıp etik ve bilimsel yoldan şaşmayıp bilgilerini uygulamaya devam ediyor. Besinlerle kurulan iletişimin önemine dikkat çekerek alışılmış diyet algısını yıkmak için çalışmalarına devam etmektedir. Diyetisyen&Psikolog Nursena Çelik’in bu yoldaki bakış açısı sürdürülebilir sağlıklı beslenmeyi hem ruhen hem de bedenen hafiflik açısından ele almaktır. Nurslahafifle mottosuyla çıktığı bu yolda insanlara umut olmayı planlıyor…