fbpx

Mutlaka Okumanız Gereken 6 Amerikan Edebiyatı Klasiği

“Hiçbir gemi bizi bir kitap kadar uzaklara götüremez.” demiş Emily Dickinson. Öyleyse siz de Amerikan edebiyatının usta kalemleri tarafından sizi farklı dünyalara taşıyacak bir yolculuğa ne dersiniz?

1. Martin Eden – Jack London

“Aşkının hayal gücüyle onu fazlasıyla kutsallaştırmış, bedensel bir yakınlık kuramayacak ölçüde mukaddes ve ruhani kılmıştı.Onu uzaklaştıran ve kendine imkansız görünmesini sağlayan, aslında Martin’in kendi aşkıydı. Arzu duyduğu tek şeyden, kendini aşkıyla mahrum etmişti.”

Martin Eden, 20. yüzyılın sosyal ve ideolojik meselelerine ağırlık veren, Jack London’ın yarı otobiyografik romanıdır. Romanı bir sanatçının gelişim sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Amerikan toplumundaki sınıflar arası zihniyet ve değer farklarını başarılı bir şekilde gözler önüne seren bu roman, statünün toplumdaki yerine de dikkat çeker. Aynı zamanda romanın ana temalarından biri de içinde bulunulan sosyal sınıf farketmeksizin, başarı yolunun herkese ulaşılabilir olduğu fikrini savunan Amerikan Rüyası’dır.

Roman, işçi sınıfından gelen Martin’in burjuva sınıfına ait genç, güzel bir kadın olan Ruth’a aşık olması ve ona ulaşmak uğruna kendini bir yazar olarak eğitme mücadelesini anlatır, ama kahramanız yavaş yavaş beklemediği bir trajik sona doğru ilerlemektedir.

İlgini çekebilir: Ruh, Beden, Zihin Dengesini Şifalandırmaya Yardımcı 5 Kitap Önerisi

2. Gazap Üzümleri – John Steinbeck

“Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz?”

Gazap Üzümleri, 1939 yılında John Steinbeck tarafından yazılan realist bir romandır. Nobel Ödülü de dahil olmak üzere birçok ödül alan bu roman, Büyük Buhran döneminde kuraklık, yoksulluk ve tarımın kapitalistleşmesi yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan çiftçi bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatır. Böyle umutsuz bir durumun içinde iş bulma ve bir gelecek edinme hayalleriyle yola çıkan bu ailenin umutları, hüzünleri ve sevinçleri, kapitalizmi eleştiren bir tavır ile ustaca anlatılarak 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biri haline gelmiştir.

3. Usher Evi’nin Çöküşü – Edgar Allan Poe

“Kelimeler her daim kuşku taşır içinde.” 

Korku türünün öncülerinden olan ve Arthur Conan Doyle dahil olmak üzere ondan sonra gelen birçok isme ilham olan Edgar Allan Poe, Amerikan edebiyatının en önemli yazarları arasında yer alır. Özellikle gerilim, polisiye, gizem ve korku türleriyle bilinen Poe’nun en çarpıcı öykülerinden biri Usher Evi’nin Çöküşü’dür. Usta kalemiyle ele aldığı bu Gotik kurgu içerisinde delilik, izolasyon ve metafiziksel kimlik gibi temaları bulunduran bu kısa hikaye, okurları aşk ve ölümün birbirini takip ettiği gerilim dolu, karanlık bir yolculuğa çıkarıyor.

İlgini çekebilir: Kitap Okumanın Fiziksel ve Zihinsel Sağlığınıza 8 Faydası

4. Walden – Henry David Thoreau

“Kedere bir övgü yazmak değil niyetim, sadece seher vaktinde tüneğinde dikilen bir horoz gibi kuvvetle ötmek ve komşularımı uyandırmak.”

Sivil itaatsizlik anlayışının öncülerinden olan Amerikalı yazar ve filozof Henry David Thoreau’nun 1854’te yazdığı Walden eserinin; kişisel bir bağımsızlık bildirgesi, sosyal bir deney ve spiritüel bir keşfe doğru yapılan bir yolculuk olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta ormanın içerisinde, şehirden kopuk yaşadığı iki yıla ait deneyimlerini marjinal fikirleriyle birlikte okuyucular ile paylaşıyor ve sosyal ve ekonomik hayata dair önemli çıkarımları ile kendi yarattığı dünya düzenini Walden Gölü kıyısında bizlerle paylaşıyor.

5. Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald

“Daha genç olduğum ve daha kolay etkilendiğim yaşlarda, babamın bana verdiği bir öğüt, o gün bugündür hiç aklımdan çıkmaz. ‘Birini eleştirmeye kalktığında’ demişti, ‘herkesin seninle aynı imkânlarla dünyaya gelmemiş olduğunu aklına getir.’”

20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en iyi romanlarından biri ve Fitzgerald’ın en parlak yapıtı olan Muhteşem Gatsby, Long Island’da bir malikânede oturan genç ve gizemli bir milyoner olan Jay Gatsby’nin takıntı haline getirdiği eski aşkı Daisy Buchanan’a kavuşma saplantısı ve beş yıl önceki anı tekrar yakalama hayali üzerine kurulmuştur. 1920’lerin Amerika’sında geçen ve “Caz Çağı” olarak bilinen bu ihtişamlı çağı başarılı bir şekilde yansıtan roman; çöküş, idealizm ve toplumsal değişim gibi temaları ele alarak Amerikan Rüyası’nın çöküşünü Gatsby’nin uğradığı yıkım üzerinden okuyuculara aktarır.

İlgini çekebilir: Hayata Bakışını Tamamen Değiştirecek 3 Kitap Önerisi

6. Huckleberry Finn’in Maceraları – Mark Twain

“Vicdanım kadar akılsız bir köpeğim olsa hemen zehirlerdim. Bu meret insanın içindeki geri kalan her şeyden daha fazla yer kaplıyor…”

Büyük Amerikan romanları arasında yerini alan ve başlıca teması kölelik ile özgürlük arasındaki çatışma olan Huckleberry Finn’in Maceraları, Mark Twain’in de en iyi yapıtı olarak kabul edilir. Eğitimsiz, batıl inançlara sahip, ama iyi kalpli bir çocuk olan Huck, işsiz güçsüz ve ayyaş babasından kaçar. Kendisi gibi kaçak olan siyahi köle Jim’le birlikte Mississippi Nehri boyunca macera dolu bir yolculuk yaparlar. Twain, nehrin iki yakasında yaşayan her sınıftan insanı sergileyen eşsiz portreler sunarken, yer yer komik ve ironik bir üslup tutturur.

BONUS!

Seçme Şiirler- Emily Dickinson

Amerikan şiirinin en önemli figürlerinden biri olan Emily Dickinson, izole bir hayat geçirmiş ve hayatta olduğu süreç içerisinde fazla tanınmamış bir şairdir. Yaklaşık 1,800 şiir yazmış olan Dickinson’ın, çağına göre oldukça özgün ve alışılmamış bir tarzı vardır. Basit görünen ama satır aralarında barındırdığı derin anlamlarla okurken büyük keyif alacağınıza eminim!

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümü mezunu olan İzel, her zaman edebiyat, sanat, sinema ve felsefe üzerine duyduğu merak ile kendini bu alanlarda geliştirmeye özen gösterdi. En büyük hayallerinden biri uzun ve plansız bir yolculuğa sadece tek yön gidiş bileti ile çıkmak olan İzel, yeni insanlar tanımak, yeni yerler keşfetmek ve farklı deneyimler tecrübe etmekten hoşlanır. İnsanların kurallarını benimsemekten ziyade kendi doğrularını ve hayallerini yaratarak kendi olma cesaretini ve riskini almaktan kaçınmaz. Hayatın ona sunabileceği olasılıklar karşısında büyük bir heyecan duyar. Şu an kendini keşfetme yolunda hayallerini kovalıyor.