fbpx

Bir Kayıp Sonrası Yaşanan Yas Sürecinde Neler Yapılabilir?

Birini kaybetmek -ne şekilde olursa olsun- üstesinden gelinmesi kolay bir şey değildir. Yas tam anlamıyla hayatımızda hiçbir zaman bitmese de, bazen gelgitler yaşatabilir. Bazı günler diğerlerinden daha kolay olabilir ve bu kesinlikle normaldir. En önemli şey bu mücadelede yalnız olmadığını bilmektir.

Yas sürecinde bazı günler çok zor geçebilir ve hissettiğin ıstırap kendini çok yoğun hissettirebilir. Bu yazımızda yas üzerine uzmanlık yapmış olan David Kessler, bu duyguların dayanılmaz hissettirdiği zamanların içerisinden daha kolay geçmenizi sağlayacak bazı ipuçları veriyor. “Birini kaybettiğimizde hayatımız boyunca yas tutarız, ama bu demek değildir ki her zaman acı içinde olacağız.”

İlgini çekebilir: Var Olmanın 4 Temel Kaygısı

Kederinin işaretçisi olan duyguları keşfet

Kessler, her şeyden önce kederinin altında saklanan o duyguyu keşfetmenin bu duruma yardımcı olabileceğini söylüyor. Bu herkes için değişebilir: Kimisi için bu üzüntü ya da çaresizlikken; kimisi için bu korku olabilir. Kessler’ı sorarsanız, o bu duygunun kendisi için öfke olduğunu söylüyor. “Öfke, acının muhafızıdır, ne zaman öfkelendiğimi hissetsem, kendime o an aslında acı içinde olduğumu hatırlatırım.” Bu spesifik duygu ne olursa olsun biraz daha derine bakarak, o duygunun kederinin işaretçisi olan duygu olup olmadığını çözebilirsin.

İlgini çekebilir: Kötü Günlerin İçinden Geçmek İçin 4 İpucu

Duygularını yaşamana izin ver

Hangi duygunun kederini yansıttığının farkına vardıktan sonra, o zorlu anlarda yapılabilecek en iyi şey, kendin için şefkat göstermek olur. Sadece bugünün kötü bir gün olmasına izin ver.

Kabul ediyoruz, söylenildiği kadar kolay değil. Kessler’a göre sonuç olarak “duygularımız hakkında duygularımızın olması” toplum tarafından içimize işlenmiş bir durum. Kessler bunu şöyle açıklıyor: “Kızgın hissediyoruz ama bu şekilde hissetmememiz gerektiğini, bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Ya da üzgün hissediyoruz, ama böyle hissetmeye hakkımız olmadığına inanıyoruz. Böylece bütün duygularımızı bastırmaya çalışıyoruz ve o duyguların hepsi yarım kalıyor.” Bu duyguları bastırdığımız zaman bunlar vücudumuza basınç uygulamaya eğilimli hale geliyorlar ve uzun vadede baş edilmesi çok daha zorlaşıyor. 

İlgini çekebilir: Ruhunu Şifalandır: Kendini Kötü Hissettiğinde Bu 5 Adımı Takip Et!

Buna ek olarak, o anlar çok acı verici hissettirse de, yasın getirdiği duyguları kabul etmeli ve benimsemelisin. O duyguların gelmesine ve kendilerini tam anlamıyla hissettirmesine izin verdiğinde, birkaç dakika içerisinde o duygu yoğunluğu hafifleyecek. Ama o duyguları yaşamana izin vermediğin ve onları bastırdığın zaman, bir noktada tekrar ortaya çıkacaklar. Kessler, “Eğer dökmen gerekecek 1000 gözyaşın varsa, 99.’da durmayacaksın” diyor. Olay sadece o gözyaşlarının ne zaman ortaya çıkacağında. Bu yüzden eğer yapabiliyorsan, en iyisi o duyguları geldikleri anlarda acı verici olsa da sonuna kadar deneyimlemek. Aksi takdirde daha sonrasında kederden yapılmış bir hız trenine binmek daha zor olabilir.

Kısacası, eğer şu anda kendini dayanılmaz bir acı içinde hissediyorsan, yapabileceğin en iyi şeylerden biri o duyguların sürecini tamamlamasına izin vermek. Yasın “üstesinden gelmek” için denenmiş ve tamamen işe yarayan bir yol olmadığı için, hissettiğin duyguları kabul etmen ve kendine şefkat göstermen, bu aşamaları daha kolay geçirmene yardımcı olabilecek önemli adımlar.

Sevgiyi yayalım! Paylaş: