fbpx

Mutluluk Veren Hayal Ev Akımı: Tiny House

Hayal kurmak çoğu zaman unutulsa da, bunun hayatımızda yadsınamayacak kadar büyük bir yeri vardır. Özellikle de böyle bir dönemde… Çünkü biliyorsunuz yaklaşık 6 aydan beri pandemi devam ediyor ve son 3 aydır kontrollü sosyal hayat ile beraber ağırlıklı olarak #evdekal’maya devam ediyoruz. Dolayısıyla işlerimiz ve hayatımız devam ederken en önemli ve güvenli mekânımızın evlerimiz olduğunu, zamanımızın çoğunu evlerimizde geçirirken daha iyi anladık!

Herkesin bir hayal evi vardır, kiminin pembe panjurlu, kiminin ufak, kiminin ise kocaman. Bu yazımızda biraz Tiny House (mikro ev) akımından, çıkış noktasından ve böyle bir eve sahip olmanın hayatımızda ne gibi etkileri olacağından bahsedeceğiz.

Bu akım nereden çıktı?

Tiny house fikri, pahalı konutları satın alıp hayat boyu borç ödemek istemeyen ve bağımsız yaşamak isteyen kişiler tarafından Amerikada ortaya çıkmıştır. Bu fikrin en önemli özelliği, barınma ihtiyacını minimum alanla ve maliyetle gerçekleştirip, sade ve basit bir hayat sürmektir. Özgün çıkış noktası karavan olan tiny house, karavan kadar sık seyahat etmeyen ve kısıtlı bir mekâna sahip olmadan yaşamak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir.

Dolayısıyla karavan ve çadır ile karşılaştırıldığında Tiny House‘lar sağlam malzemeler, teknolojik donanım ve daha lüks oluşları gibi öne çıkan özellikleri ile çok daha rahat seyahat etmenize olanak sağlamaktadır. Tabii ki bu özelliklerin de belli bir miktar bedeli olmaktadır. Bu rakamlar ülkemizde ortalama olarak 25.000 TL – 100.000 TL gibi geniş aralığa sahiptir. Kişi isteğine özel tasarlanan Tiny House’lar temelde 1 adet oda, açık mutfak, yatak odası ve banyo ile ortalama 15 m2 – 60 m2 aralığında değişmektedir.

İlgini çekebilir: Bakımı Kolay Dekoratif 7 Harika Ev Bitkisi

Tiny House yapımında dikkat edilmesi gerekenler

Tiny House’ların inşasında birçok malzeme kullanılabileceği gibi (kompozit, ahşap, çelik vs.) bizim müşterilerimize önerimiz, uzun ömürlü bir “Hayal Ev” olabilmesi için ahşapla güçlendirilmiş çelik konstrüksiyon olmaktadır. Dış cephede “thermowood ahşap”, alüminyum doğrama ve fırın boyalı sac; iç cephede ise suya dayanıklı olması ve izolasyonun daha iyi olması için “Marin Kontrplak Kaplama” tercih edilirse ortaya çıkan sonuçtan çok memnun olacaksınız.

Isı izolasyonu içinse “taş yünü” fiyat performans olarak tercih edebilir. Bu izolasyon sisteminin en iyi yanı yangına karşı olan sağlamlığıdır. Ayrıca Tiny House projelerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da Tiny House projenizi hareket ettirip ettirmeyeceğinizdir. Eğer hareket ettirip, seyahat planlaması yapıyorsanız sizin için en iyi alternatif olabildiğince hafif malzemelerden evinizi oluşturmanızdır. Fakat sabit kalacaksa yapının güçlü olabilmesi adına biraz daha ağır malzemeleri seçip, sağlam bir dingil üzerine oturtulması olası doğal afetlerden de daha az etkilenmenizi sağlayacaktır.

İlgini çekebilir: Bir Kapsül Gardırop Sahibi Olmak İçin 7 Neden

Dekorasyon önerileri

Birkaç teknik bilgiden sonra gelelim “Hayal Evinizin” içten dışa dekorasyonuna! Tiny House’da olmazsa olmazımız ve dekorasyonunuzu tamamlayacak en önemli özelliklerden biri verandanızdır. Veranda size sıcak yaz günleri ve akşamlarında, açık arazide rahatça vakit geçirebilmenizi sağlayacaktır. Böylelikle dilerseniz barbekü partilerinizi rahatça yapabilir ve arkadaşlarınızı bu keyifli alanınızda misafir edebilirsiniz. Verandanızda sizi ve misafirlerinizi rahat ettirecek kendin yap projelerinden inşaat paletleri ile bir bahçe oturma grubu yapabilirsiniz. Bu size maliyet avantajı sağlamakla beraber aynı zamanda yapımında sizin de elinizin değdiği Hayal Evi’nizi  kurmuş olursunuz!

İlgini çekebilir: Evdeki Vaktinizi Üretken Geçirmenizi Sağlayacak 4 Kendin Yap Projesi

Mekânınızın içerisinde ise minimum 20 m2 alanınız olduğunu düşünürsek, bu alan size bir küçük oturma alanı, mutfak, banyo ve bir de yatak odası imkânı sağlayacaktır. Eğer yükseklik korkunuz yoksa yatma yerinizi asma bir kat yaratarak bir merdiven ile çıkmanız size alandan tasarruf sağlatacaktır.

Aynı zamanda mekânınızın içindeki mutfağın açık mutfak olması ve bir amerikan bar ile yaşam alanınızdan ayrılması size ilave bir yemek masasına ihtiyaç duymadan yemek yemenize ve depolama alanınızın artırılmasına yardımcı olacaktır. Yaşam alanınızdaki kanepenin ise bazalı veya çekyat mantığı ile açılıp yatak olmasına dikkat etmeniz, size yine ekstra depolama alanı sağlayacak ve misafirlerinizi ağırlamanıza yardımcı olacaktır.

Banyo ve tuvalet bölümünde ise teknik konuların yanı sıra (temiz ve pis su, kompost klozet vs.) alandan tasarruf edebilmeniz ve rahat bir banyoya kavuşabilmeniz adına duş ve tuvalet tarafından hangi tarafın sizin için daha önemli olduğunu düşünmeniz gerekmektedir. Eğer ki duş tarafı sizin için çok önemli değilse, duş tarafını daha küçük tutarak genişliği tuvalet, lavabo ve depolama alanlarına verebilirsiniz. Bu yüzden, Tiny House projelerinizde önceliklerinizi belirlemeniz tasarımın ortaya çıkmasında çok önemli bir yardımcınız olacaktır. Öncelikleriniz belirlendikten sonra dilediğiniz tasarımı yaratmakta özgürsünüz, tek sınırınız yaratıcılığınız!

İlgini çekebilir: Minimalizm Yolunda Az Bilinen Çok Etkili 4 Yöntem

Olmazsa olmaz: Kendi kendine yetebilmek

Lütfen bir şeyi daha unutmayın Tiny House’ların olmazsa olmazları; veranda, yüksek ve geniş camlar ve kendi kendine yetebilmektir. Kendi kendine yetebilmek konusunu gelin biraz daha açalım. “Ne demek bu şimdi?” dediğinizi duyar gibiyiz. Tiny House’ları inşa etmekle tüm iş bitmiyor. Sonuçta bu mekânın enerjiye, suya ve yakıta ihtiyacı olacak. Bunları sürekli bir yerlerden temin etmek, belki de şehir merkezinden çok uzak olan arazinizde mümkün olmayacaktır. Bu yüzden özellikle elektriği güneş paneliyle, taze su tesisatının ise sonrasında bahçenizi sulayacak şekilde yeniden kullanılabilecek pozisyonda düzenlenmesi hem sürdürülebilir ve bağımsız bir yeşil ev sahibi olmamıza hem de daha az karbon ayak izi bırakmamıza yardımcı olacaktır.

Şunu unutmamak lazım, Tiny House aslında sadece bir mekândan ibaret değil, bir yaşam tarzıdır. Bunu yaşam tarzı haline getiren herkes sonuçtan bir hayli memnun olmakla beraber çoğunlukla şehir yaşantısına kesin dönüş yapmak istememektedir. Hayaliniz olan harika manzaralar, organik tarım ve sürdürülebilir hayatı bir gün hepimizin tatması dileğimizle!

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

1989 İzmir doğumlu olan Gökhan Fırat Karamustafa ilköğrenimi Avrupa’da, ortaöğretim ve lise dönemini İzmir’de tamamlamış olup; Doğuş Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık bölümünden 2011’ de mezun olmuştur. Halen Yaşar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İç Mimarlık Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tez öğrencisidir. Mobilyalara olan özel ilgisi sebebiyle 3 yıl süresince mobilya sektörünün önde gelen firmalarından birinde İç Mimar olarak görev yapmış ve 2017 yılından bu yana kendi markasıyla sektöre hizmet vermektedir.