fbpx

Adını Ağustos Ayından Alan 4 Kitap Önerisi

Okumak, bilgiye yol almak demektir. Bu nefis yolculuğa bu ayın okuma önerileri ile gidiyoruz. Ağustos ayı okuma önerileri karşınızda! Üstelik bu ayın tüm önerileri adını içinde bulunduğumuz aydan alıyor olacak!

Ağustos Işığı – William Faulkner

William Faulkner tarafından yazılan Ağustos Işığı bu ayın ilk önerisi olacak. Amerikan tarihinde büyük izler taşıyan beyaz ve siyahi sorununu ele alan roman, okunması kolay romanlardan değil. Yazarın; bilinç akışı, iç monolog, geriye dönüş gibi anlatım tekniklerini belleklerde iz bırakan bir tarih anlatısıyla birleştirmesi ve pek de alışık olmadığımız cümle tarzları okumayı zorlaştırsa da Faulkner’ın hayal gücünün derinliği sizi sarıp sarmalayacak. Hem geçmiş yılların hem de yakın zamanın devam eden bu ırkçılık sorununa kurgusal bir bakış açısı ile yaklaşmayı başaran eser oldukça ilgi çekici.

Ağustos Başağı – Sevinç Çokum

Bu ayın ikinci önerisi ise Ağustos Başağı olacak. Sevinç Çokum tarafından yazılan bu kitap tam bir Kurtuluş Savaşı öyküsü. Sade ve samimi bir anlatım eşliğinde hüzünlü bir mücadele öyküsü okumak isteyenler için bu eser tam bir biçilmiş kaftan.  Aynı zamanda içinde bir mücadele öyküsü dışında pek çok şey bulacağınız bu eser, doğa güzellemelerine ve güzel bir aşka da derinden yer veriyor. Sevinç Çokum her zaman olduğu gibi nefis bir üslûp ile bağlıyor okuyucusunu kendisine. Ağustos Başağı, şu anın neslinin okurken geçmişine yolculuk edebileceği bir eser.

İlgini çekebilir: Yaz Tatillerinde Yanınızdan Ayıramayacağınız İham Veren 6 Kitap Önerisi

Ağustos Esintisi – Zeynep Ataç

Bir kadının yaşamını konu olan bir roman okumak isteyenler için Zeynep Ataç’ın Ağustos Esintisi adlı eseri giriyor öneri listemize. İnci’nin hayat hikâyesi ve sevgiyi tanımlama çabası hepimize tanıdık gelecek. Ağustos Esintisi adlı eserde çocukluğundan beri sevgi eksikliği duyan bir kadının, sevginin hayatın en güzel hediyesi olduğunu fark etmesiyle başlayan süreci konu edinmektedir. Sevgi hayatın en güzel hediyesiydi ancak kime, ne kadar, ne ölçüde verilmeliydi? Yüreklere derinden dokunan bir hayat hikâyesiyle bu sorulara cevap bulma zamanı.

 O Ağustos Günü – Rindert Kromhout

Bu ayın son önerisi ise hem çocuklara hem de farklı bir dünyanın içine girmek isteyen yetişkinlere hitap ediyor. Rindert Kromhout, O Ağustos Günü adlı öyküsünü on dört yaşındaki Enrico üzerinden anlatıyor. Güzel sanatlara meraklı ve eskiz defterine çizimler yaparak yaşamını sürdüren bir gencin hayatta kalma mücadelesi ile yaşamak ve insan olmak için sevgiye ne denli ihtiyacımız olduğunu gösteren sıcacık bir öykü O Ağustos Günü.

İlgini çekebilir: Tatilde Bir Çırpıda Okunabilecek 5 Stefan Zweig Kitabı

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Mine Karaca, çocuk yaşlarında karar verip bir daha asla değiştirmediği fikrini gerçeğe dönüştürüp üniversite eğitimini Türk Dili ve Edebiyatı alanında onur öğrencisi derecesi ile tamamlıyor. Ve daha sonra alanında yüksek lisans da yapıyor. Seyahat ederken keşfetmeyi, okurken değişmeyi ve gelişmeyi, yeni yemekler yapmayı denerken öğrenmeyi, bir de şu sıralar bilinçaltının gizemli dünyasını araştırırken büyülenmeyi çok seviyor. Çok sevdiği mesleği öğretmenliğe, kep attıktan kırk sekiz saat sonra başlamış ve hâlâ mesleğini icra etmeye devam ediyor.