fbpx

İyi Bir Dinleyici Olmak Mümkün: Etkin Dinleme Becerisini Geliştirmenin Yolları

İletişim kurmak insanlar için temel bir ihtiyaç. İş ilişkilerimizde, arkadaşlık ilişkilerimizde, romantik ilişkilerimizde ve aile ilişkilerimizde bir başka deyişle hayatımızın her alanında kendimizi anlatmaya ihtiyacımız var. Ancak iletişim sadece bir kişinin kendi kendisini anlatması ile gerçekleşemiyor. İletişim kurulabilmesi için olmazsa olmaz iki beceriye ihtiyaç duyarız. Biri konuşma becerisi diğeri ise dinleme becerisidir. Eğer duyma ve konuşma yetisinde fizyolojik bir problemi yoksa tüm insanlar uygulamada iletişim kurabilir. Eğer böyleyse neden hem konuşma hem duyma becerisi olan kişiler arasında iletişim problemleri oluyor?

Çevremizdeki kişiler ile daha iyi bir ilişki kurmak için öncelikle iletişim problemlerimizi çözmemiz gerektiğinden ve bu problemleri çözme aşamasındaki ilk adım olan konuşma becerisini geliştirmemize yarayan kendini açma davranışından önceki yazılarımda bahsetmiştim.

İlgini çekebilir: Kişilerarası İlişkilerde Kendini Ne Kadar Açıyorsun: Johari Penceresi

Bu yazımda sağlıklı iletişimin kurulabilmesi için gerekli diğer ayağı olan dinleme becerisinden ve nasıl etkin dinleme becerimizi geliştirebileceğimizden bahsedeceğim.

Dinleme becerisini geliştirmenin yolları

Kişilerarası iletişimde en az iki kişi yer alır ve bu iki kişiden birisi konuşan yani aktarmak istediklerini aktaran kişi rolünde diğer kişi ise dinleyen yani aktarılan bilgileri alan ve bu bilgilere uygun tepkiyi veren kişi rolündedir. Dinleme becerisi karşımızdaki kişiye verdiğimiz değeri, onun varoluşuna duyduğumuz saygıyı ve onu önemsediğimizi ifade eder.

Dinleme esnasındaki mimiklerimiz, göz temasımız, el-kol hareketlerimiz, baş sallayışımız karşı tarafa ne kadar ciddiye alındığına ve söylediklerinin dinlediğine dair ipucu verir. Bu nedenle dinleme esnasında karşımızdaki kişi konuşurken başka yöne bakma, telefonla ilgilenme, başını onu onaylamıyormuş gibi sallama, sabırsız olup lafını bölme ya da umursamaz bir tavırla ‘Hı hı.’, ‘Aynen.’ gibi kısa cevaplar verme gibi davranışlar konuşan kişiye kendisini değersiz hissettirebilir.

İlgini çekebilir: Duygusal Olarak Kapalı İnsanlarla İletişim Kurmanın 10 Adımı

Örneğin, lisede bir soru üzerine söz hakkı alarak cevaplamak için ayağa kalkıp konuşmaya başlamıştım. Öğretmenimin bilgisayarı ile ilgilenmesi üzerine konuşmayı kestim. Ne olduğunu sorduğunda ise kendimi dinlenmiyormuş gibi hissettiğimi söylemiştim. Öğretmenim de hak verip bilgisayarını kapatmış ve beni pür dikkat dinlemeye odaklanmıştı. Görüldüğü gibi bizler aynı anda çok işi yapabileceğimizi iddia etsek de ve hatta yapsak da sağlıklı bir iletişim kurma amacı söz konusuysa sadece iletişim kurmaya odaklanmamız gerekiyor.

Yargısız dinleme becerisi

İletişim sürecinde karşımızdaki kişi konuşurken tüm dikkatimizi olabildiğince anlatılanlara odaklamak ve yargısız bir biçimde anlatılanları anlamaya çalışmak etkin dinlemenin ilk basamağıdır.  Aslında yapmamız gereken çok basittir ancak uygulaması zordur: Kişi konuşurken zihnimizde onu yargılamadan, kesin hüküm vermeden, çıkarım yapmadan, savunmaya başlamadan önce sadece dinlemek.

İlgini çekebilir: İnsanlarla İletişim Kurarken Hangisisin: Davranış Biçimlerine Göre 3 İnsan Tipi

İletişimde sözlü veya sözsüz tepki

Dinleme becerisi sadece dinleme eylemi ile sınırlı değil. Karşımızdakini anlayıp uygun tepkiyi vermek de dinleme becerisinin içinde yer alır. Vereceğimiz tepki ister sözlü ister sözsüz olsun konuya uygun bir tepki vermek önem arz eder. Bu noktada da karşımızdakinin ne anlattığını dinledikten sonra anlatmak istediğini anladığımıza dair bir tepki vermek ya da tam olarak anlamadıysak bunu doğru bir biçimde ifade etmek anlaşmazlık yaşamamızın önüne geçecektir. Vereceğimiz tepkinin açık ve net olması, destekleyici ve yapıcı yorumlar içermesi, duruma uygun olması iletişim kalitemizi arttıracaktır.

Aslında iletişimin konusuna göre verilecek tepkiler çokça çeşitlenecektir. Bundan dolayı nasıl tepki vereceğimizden ziyade nasıl tepki vermememiz gerektiğine dair birkaç öneride bulunmam daha fazla fayda sağlayabilir.

Dinleme esnasında kaçınılması gereken durumlar:

  • Başka bir şeyle ilgilenmek
  • Olumsuz jest ve mimik kullanmak
  • Karşıdaki konuşurken ona vereceğin cevabı düşünmek
  • Karşıdaki konuşurken bize geçmişi hatırlayan bir cümlesi ile geçmişi düşünmek
  • Karşımızdaki kişinin sözünü kesmek
  • Karşımızdaki kişiyi yargılamak
  • Zihinden sürekli vereceğin cevabı tekrarlamak
  • Zihninden sürekli haklı olduğunu düşünmek
  • Karşımızdaki kişinin söylediklerinin bazıları dinlemek bazılarını dinlememek
  • Karşımızdaki kişi ile kendimizi karşılaştırmak

Tepki verme esnasında kaçınılması gereken durumlar:

  • Karşımızdaki kişinin söylediklerinden alakasız tepki vermek
  •  ‘Benim de başıma şöyle bir şey gelmişti.’ diyerek karşımızdaki kişinin anlattıklarını yorumlamadan konuyu değiştirmek
  • Karşımızdaki kişi ile atışmaya yönelik tepkiler vermek
  • Karşımızdaki kişiye emir verici cümleler kurmak
  • Karşımızdaki kişiye tehdit edici cümleler kurmak
  •  Karşımızdaki kişiye bir münazaradaymış gibi cevap vermek
  • Karşımızdaki kişiyi suçlayıcı, rencide edici, utandırıcı cümleler ile cevap vermek
  • Karşımızdaki kişinin anlattığı konuyla alay edici tepkiler vermek

Konuşmak da dinlemek de kaliteli olduğu sürece hayatımızı kolaylaştırır. Aslında iletişim problemlerinin çözümü yukarıda okuduğunuz gibi basit eylemler ile gerçekleşir. Yeter ki çözüm istensin.

Sevgiler

Yardımcı kaynaklar:

  • Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa. M. Hakan Türkçapar.
  • İletişim Donanımları, Doğan Cüceloğlu.
Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Kendini bildi bileli psikolog olmak isteyen Özge Karatuğ, Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümünü bitirdi. Ardından 2 yıl özel sektör ve kamu sektöründe çalışıp en başından beri istediği psikoterapist olmak hedefini gerçekleştirmek için istifa etti ve İstanbul’a taşındı. Psikoterapist olma yolunda Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. Şu anda psikolojinin her alanıyla ilgili sürekli okumaya, araştırmaya, öğrenmeye ve bu öğrendiklerini uygulamaya devam etmektedir.