fbpx

Yaşadığım Gerçek Aşk mı Takıntılı Aşk mı?

Aşk öforik bir duygu olabilir. Takıntılı aşk, bu duyguların daha da ilerisine geçerek, kişinin sevdiklerine aşırı bağlanmasına ve onlara bir nesne gibi davranmasına neden olabilir. Bu yazımızda takıntılı aşkı neyin karakterize ettiği, arkasındaki nedenler ve bazı olası tedavi seçeneklerine göz attık.

Takıntılı bir aşkın belirtileri

Aşk ve sevgi güçlü bir duygu halidir. Bu duygulara sahip olan insanların beyninde dopamin ve diğer güçlü beyin kimyasalları yoğun biçimde aktif haldedir. Bazı insanlar için, bu duygular o kadar güçlüdür ki, sevdikleri kişiyi yanlarında tutmak ve o kişileri kontrol etmekle takıntılı hale gelebilirler. Zaman zaman eşlerine boyun eğiyor gibi görünebilirler, ancak en ufak bir tehdide karşı öfkeli veya kıskançtırlar.

Gerçek sevgi uzlaşma ve müzakere gerektirirken, takıntılı sevgide kişi isteklerinin yerine getirilmesini ister.

Takıntılı sevgi fiziksel şiddet veya duygusal istismar içerebilirken, gerçek sevgi diğer kişinin refahını ön planda tutar ve asla hiçbir türlü şiddeti içermez.

Gerçek aşk diğer kişiyi ve o kişinin kusurlarını kabul etmeyi gerektirirken takıntılı aşk kusurları kabul etmeyi reddederek değiştirmek istemeyi içerebilir.

Takıntılı aşkta kişi reddedilmekten ve terk edilmekten çok korkar. Her ne kadar ilişkisi acılı ve sorunlu olsa da kişi ilişkiyi bitirmekte çok zorlanır veya terk edildiğini kabullenemez.

İlgini çekebilir: Toksik Bir İlişki Yaşadığınızı Gösteren 6 İşaret

Takıntılı aşka neden olan etmenler

Sınır kişilik bozukluğu

Sınırda kişilik bozukluğu olan insanlar, terk edilmekten yoğun bir şekilde korkabilir ve duygularını yönetmekte zorlanabilirler. Çoğu zaman bir şeyi tamamen iyi veya tamamen kötü olarak görmek arasında değişen, siyah ve beyaz terimlerle görürler. Bu, başkalarını kontrol etmeye veya kendini ilişkide kalmaya yönlendirmeye neden olabilir. Bu bozukluğu olan insanlar tutarlı bir kimliğe veya benlik duygusuna sahip olmayabilir. Bu, takıntılı eğilimleri kötüleştirebilir, çünkü kendilerini ilişkilerinden ayrı olarak gerçek veya değerli olarak görmek için mücadele edebilirler.

Bağlanma bozuklukları

Bir kişinin başkalarıyla sağlıklı bağlar kurma yeteneği çocuklukta başlar. Bağlanma bozukluğu, anne baba tarafından çeşitli sebeplerle ve çoğunlukla istemeden çocuğun ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu probleme sahip kişiler terk edilme korkusunu yüksek düzeylerde yaşadıklarından ilişkiye bağımlı hale gelebilirler. Bağlanma bozukluklarına neden olan etmenlerden bazıları:

  • Çok ve sık bakıcı değişikliği yapılması
  • Çok kısa zamanda üst üste çocuk sahibi olma
  • Annenin doğum sonrası depresyon geçirmesi
  • Çocuğun çok erken aylarda TV, tablet ve telefon karşısında uzun saatler geçirmesi
  • Anne evde iş yaparken çocuğun uzun saatler yalnız kalması

Sosyal ve kültürel normlara maruz kalmak

Çocukluk döneminde çeşitli ilişkilere “normlara” maruz kalmak, bazı insanların sevginin sahiplik anlamına geldiğine veya eşlerine sevgilerini kanıtlamak için onların istedikleri her şeyi yapması gerektiğine inanarak büyümelerine neden olabilir. Bu düşünme kalıpları “toksik erkekliğin” ayırt edici özelliğidir. Bu özelliğe sahip insanlar, eşlerine fiziksel veya duygusal olarak zarar verecek şekilde davranmanın kabul edilebilir olduğuna inanabilir.

İlgini çekebilir: Kişilerarası İlişkilerde Kendini Ne Kadar Açıyorsun: Johari Penceresi

Teşhis

Psikiyatrist kişinin ilişkisinin, sergilediği belirtilere ve kişinin hayatını olumsuz yönde etkileyip etkilemediğine bağlı olarak takıntılı olduğuna karar verebilir. Takıntılı aşk için belirli bir tanı kriteri yoktur. Takıntılı aşk genellikle başka bir akıl sağlığı durumunun bir işareti olduğundan, bir sağlık uzmanı bir kişinin akıl sağlığı geçmişi hakkında sorular sorabilir. Ayrıca, özellikle kişi sanrılı davranış gösterirse psikolojik veya tıbbi testler önerebilirler.

Tedavi

Psikolojik destek almak oldukça önemlidir. Ayrıca psikaytrist gerekli gördüğü anda ilaç tedavisi de önerebilir. Yaşadığımız her duygu ve düşüncenin geçmişimiz ile ilintili olduğunu düşünürsek üstünü kapatmak yerine yüzleşmek, kabul etmek ve farkına varmak önemlidir. Düşüncelerimize ve duygularımıza yanlış savunma mekanizmaları eklemek yerine uzman vasıtasıyla çözümlemeye çalışmamız duygu ve düşüncelerimize sahip çıktığımız anlamına da gelmektedir.

İlgini çekebilir: Hasarlı Bir İlişkiyi İyileştirmek İçin 10 Gerekli Adım

Yardımcı Kayak: https://www.medicalnewstoday.com/articles/327098#obsessive-love-vs-real-love

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olan Eda Hayta, şu anda Acıbadem Üniversitesi’nde hem Beslenme ve Diyetetik, hem de Psikoloji bölümü lisans öğrencisi olarak öğrencilik hayatını sürdürüyor. Ek olarak yoga ve pilates alanında dersler alarak kendini geliştirmeye çalışıyor. Seyahat etmeyi, kültürel tadımlar yapmayı,dil öğrenmeyi ve keşfe çıkmayı çok seviyor. Onun için günün en güzel aktivitesi ise; sabahın erken saatlerinde sessizce kahvesini yudumlarken yaptığı 5 dakikalık meditasyon. Mutluluğu ve huzuru daima içimizde keşfedebileceğimizi ama sabırlı olmamız gerektiğini düşünen her zaman çocuk kalacak birisi o.