fbpx

Temmuz Ayının Ruhuna Uygun 5 Kitap Önerisi

“İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.”

Temmuz ayı önerileri en iyi okumalar ve en iyi sohbetler için geliyor.

Haydi başlayalım…

Ayrılık Çeşmesi Sokağı – Selçuk Altun

Temmuz ayının ilk önerisi Selçuk Altun’un “Ayrılık Çeşmesi Sokağı”… Yıllardır akademisyenlik yaptığı Cenevre’den dönüp Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki konağına sığınan Ziya Adlan ve en büyük tutkusu saksafon çalmak olan Artvin’in hayatı çeşitli olaylarla kesişir ve olaylar ilerledikçe roman da sizi içine çektikçe çeker. Romanı okurken pek çok tarihi olaya, kişiye, sanat yapıtına dair bilgilerle kuşanacaksınız. Romanı okurken Kadıköy’ün hoş bir semtinde bulunan sessiz, sakin ve tarih kokan sokağı ziyaret de edebilirsiniz. Emin olun ki romandaki her olay gözünüzde bir kez daha canlanacak.

Sur Kenti Hikâyeleri – Ali Ayçil

“Dünyanın en güzel iki ülkesine sahip olduğumu da, karanlık bir han odasından başka bir yer olmadığımı da bugün anladım.” diyor Ali Ayçil. “Sur Kenti Hikâyeleri” birçok hikâyenin bir araya gelmesi ile oluşuyor. Başta birbirinden bağımsız hikâyeler ve birbiriyle ilişiği olmayan kahramanlar gibi gözüken tablo biraz ilerlediğinizde birbiriyle ne kadar bağlantılı olduğunu hemen hissettiriyor. Yazarın dili, anlatımının akıcılığı ve betimlemelerindeki canlılık sizi kendisine hayran bırakacak. Bakalım sizin en beğendiğiniz hikâye hangisi olacak?

Kum Kitabı – Luis Borges

Fantastik hikâye sevenler buraya! Bu ayın üçüncü önerisi fantastik tür âşıklarına… Luis Borges, “Kum Kitabı” adlı eseri ile dünü, bugünü, zamanın akışını, yaşamı, ölümü ve daha pek çok şeyi fantastik unsurlar ile donatıyor; sonra da okurlarının karşısına çıkartıyor. On üç ayrı hikâyenin yer aldığı eser, büyülü gerçekçiliğin hakkını tam anlamı ile veriyor. Tanıtım bülteninde de ifade edildiği gibi “Bilinmeyen bir dilde yazılmış olan bu öykü sonsuzdur, sayfaları çevrildikçe sonuna yeni sayfalar eklenir. Tıpkı kum gibi ne başı ne sonu vardır…” Borges’in görme becerisini kaybettiği yıllarda, sekreteri ve hayat arkadaşı Maria Kodama’nın yardımıyla yazdığı Kum Kitabı yazarın olgunluk çağının en önemli eseri olarak anılıyor. Özellikle daha önce Luis Borges ile tanışmamış kişiler için çok iyi bir başlangıç Kum Kitabı.

Turgut Reis – Halikarnas Balıkçısı

Bu öneri, biraz deniz özlemi çekenlere biraz tarih sevenlere… Hem deniz özlemi çekip hem de tarih sevenlerin aradığı şey ise tam da bu! Bodrum ve deniz sevdalısı olarak bilinen Halikarnas Balıkçısı, “Turgut Reis” isimli eseri ile hem tarihe ışık tutuyor hem de Turgut Reis’in hayatını bir serüven tadında bizlere anlatıyor. Osmanlı’yı, o dönemin savaşlarını, dönemin sosyal ve kültürel penceresini müthiş bir üslûp ve hayran bırakan denizcilik bilgisi ile minik öyküler eşliğinde anlatıyor Halikarnas Balıkçısı.

Çavdar Tarlasında Çocuklar – J. D. Salinger

Bu ayın son önerisi ise kimileri tarafından övgülerle bahsedilen kimileri tarafından ise sıklıkla yerilen “Çavdar Tarlasında Çocuklar” olacak. J. D. Salinger’e ait ilk ve tek roman. Kitabın Fransızca aslından ilk çevirisi “Gönülçelen” adı ile yayımlanıyor. Yayınevi değişikliği sonrası ise “Çavdar Tarlasında Çocuklar” ismi ile yayımlanmaya başlıyor. Dünyanın pek çok ülkesinde gençlere en çok okutturulan eser, bizim ülkemizde de büyük ilgi görmüştür. Çavdar Tarlasında Çocuklar; bir gencin penceresinden dünyaya bakışı, yetişkinlerin düzenine karşı koymayı anlatır. Kitabın kahramanı Holden ve onun isyan dolu dünyasıyla tanışmak için Çavdar Tarlasında Çocuklar’a bir şans vermelisiniz.

İlgini çekebilir: Hayata Bakışını Tamamen Değiştirecek 3 Kitap Önerisi

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Mine Karaca, çocuk yaşlarında karar verip bir daha asla değiştirmediği fikrini gerçeğe dönüştürüp üniversite eğitimini Türk Dili ve Edebiyatı alanında onur öğrencisi derecesi ile tamamlıyor. Ve daha sonra alanında yüksek lisans da yapıyor. Seyahat ederken keşfetmeyi, okurken değişmeyi ve gelişmeyi, yeni yemekler yapmayı denerken öğrenmeyi, bir de şu sıralar bilinçaltının gizemli dünyasını araştırırken büyülenmeyi çok seviyor. Çok sevdiği mesleği öğretmenliğe, kep attıktan kırk sekiz saat sonra başlamış ve hâlâ mesleğini icra etmeye devam ediyor.