fbpx

Ayurvedik Detoks: Agni Nedir? Detoks Neden Kişiye Özel Olmalıdır?

Ayurveda’ya göre detoksun amacı ‘agni’ olarak bilinen sindirim ateşimizi arttırmak ve ‘ama’ dediğimiz toksinleri uzaklaştırmaktır.

Agni bir nevi metabolizmamızdır. Ateştir. Keskindir, sıcaktır, berraktır. Dayanıklılığımız ve gücümüzün ölçütüdür. Zekamızdır. Hücrelerimize, dokularımıza ve organlarınıza çalışma gücü verir. Zihinde agni bize duygusal güç, keskin bir anlayış ve istikrar sağlar. Sağlıklı ve yeterli bir agni canlılık, netlik ve keyif getirir. Bu nedenle Ayurveda’nın bütünsel sağlık yaklaşımda agni oldukça önemlidir.

Agni dengede olduğunda, sağlıklı dokular oluşturulur, atıklar verimli bir şekilde ortadan kaldırılır ve ‘ojas’ dediğimiz ince bir öz üretilir. Bu öz, fiziksel ve duygusal anlamda gücün ve bağışıklığın temelidir. Aynı zamanda dolu dolu yaşama hissini, keyif ve neşeyi getiren de budur.

Eğer agni zayıflarsa, sindirim tamamlanmaz, atıklar atılmaz ve sindirilmeyen atıklar bir kalıntı haline gelir. Buna da ‘ama’ denir. Ama’nın da V-P-K türleri olsa da vücuda yerleşerek uzun süre kalan kapha ama’dır. Ağır, yoğun, soğuk ve sümüksüdür. Enerji akışlarını bloke ederek hücresel seviyede beslenmeyi engeller ve hastalığa neden olur. Ayrıca, sadece besinler değil sindirilmemiş duygular da ama ya neden olur.

İlgini çekebilir: Ayurveda Nedir? Antik Şifa Sanatı Ayurveda Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Vücutta ama denilen toksinlerin varlığının genel belirtileri:

  • Dilde kalın beyaz tabaka
  • Halsiz, şişkin ve uykulu hissetme, özellikle yemeklerden sonra
  • Hazır ve işlenmiş yiyecekler veya abur cuburlar için istek duymak
  • Cilt döküntüleri
  • Kötü ağız kokusu
  • Ter, gaz ve dışkıda kötü koku
  • Solgun ve mat bir cilt ve göz akı
  • Sarı dişler
  • Beyin sisi, odaklanamama
  • Motivasyonsuzluk

Ayurvedik detoksta amacımız agni’yi arttırmak ve ama’yı uzaklaştırmaktır.

Eğer agni’yi arttırmadan ve bedeni detoks sürecine hazırlamadan ama’yı uzaklaştırmaya kalkarsak, bedenimizin detoks organlarını (boşaltım organları, karaciğer, deri, akciğerler, böbrekler) kapasitelerinin üstünde bir “temizlik” yapmaya zorlarız. Ve onlar da bu yüke dayanamayıp çeşitli reaksiyonlar gösterebilirler. Detoks sürecinde agni yetersizken, uygun olmayan gıdalarla beslenme devam ederse bedenin gıdaları işleme, dönüştürme ve detoks kapasitesi yetersiz kalır.

Bahar aylarında ortaya çıkan alerjilerin de çoğunlukla nedeni budur, beden agni zayıfken artan ama ile mücadele etmek zorunda kalır. Benzer sonuçlar öfke, kıskançlık, hırs vb. duyguların bastırılması, bunların açık, nazik ve yargısız bir farkındalıkla kabul edilip dönüştürülmemesi sonucunda da ortaya çıkar.

Diğer bir faktör de bazı bitki ve besinlerin bedenin detoks yapmasına farklı yollarla destek olmasıdır. Birçok baharat toksinleri elimine etmenin aksine, bedenin bunları metabolize etmesine yardımcı olarak detoksa destek olur. Birçok sebze, meyve, kahve, sirke, yağ hatta su ise hem metobolize edilmesinde hem de vücuttan uzaklaştırılmasında görev alır. Ve bedenin farklı dönemlerde farklı desteklere ihtiyacı olabilir.

İlgini çekebilir: Kahveye Ayurvedik Bir Yaklaşım: Ayurvedik Beden Tipinize Göre Kahvenizi Nasıl Tüketmelisiniz?

Dolayısıyla Ayurvedik bir terapi sürecinde (tedavi, detoks, panchakarma vb) beden tipi oldukça önemlidir. Ama en önemli faktör agni, yani sindirim ateşi ve ama, yani toksinlerin durumudur. Bedeni, sindiremeyeceği ve işleyemeyeceği bir besinle detoksa zorlamak bedene iyi gelmeyeceği gibi ekstra yorgunluk yaratır. Sebze suları, salatalar, tek çeşit beslenmeler bazılarına çok iyi gelirken, bazıları için istenmeyen sonuçlara neden olabilir.

Ayurveda’nın temel yaklaşımında olduğu gibi, her birimizin kendine has ve çok özel bir yapısı var. Lütfen, diyet, beslenme, detoks gibi süreçlerde kişiye özgülüğü dikkate alan bir uzman desteğini almaya özen gösterelim.

Bir sonraki yazıda agni artırıcı Ayurvedik önerilerde buluşmak üzere.

İlgini çekebilir: Kadim Yaşam Sistemi Ayurveda’ya Göre Bütünsel Sağlık: Ruh, Beden, Zihin Dengesi

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

2012 yılında ilk yoga dersine katıldığında ne ilaçların ne de terapilerin çözüm olamadığı kalp çarpıntılarının dindiğini fark eden Müge yoganın bir süre sonra hayatının merkezi olacağını bilmiyordu. İlk yoga eğitmenlik eğitimi sürecinde hissettiği “başka bir hayat mümkün” algısı, tam da o dönem konulan bipolar bozukluk tanısına rağmen değişmedi! Bütünsel sağlık arayışı serüveninde, bilişsel terapilere eşlik eden düzenli yoga pratiği ve hayatına giren kadim yaşam bilgisi Ayurveda sayesinde zihin-beden-ruh bütünlüğünün gerçek anlamını keşfetti. Kariyerinin orta yerinde hayata bir makas atan Müge şimdi başkalarının yolculuklarına Bütünsel Yoga Terapi, Hatha Yoga dersleri ve Ayurvedik Yaşam Danışmanlığı ile eşlik ediyor. En büyük tutkusu anlamak, öğrenmek ve paylaşmak olan, doğa ve hayvan dostu, cesaret ve samimiyeti kendine mesken edinmiş bu yengeç kadını evli ve bir kedi annesi. Ve ömür boyu öğrenciliğin keyfini sürenlerden….