fbpx

Sosyal İzolasyonun Olumsuz Etkileri ve Bu Etkilerle Başa Çıkma Yöntemleri

Sosyal izolasyonda olduğumuz günlerde özgürlüğümüzün kısıtlanması, sevdiklerimizden ayrı kalmak, belirsizlik gibi etkenler canımızı sıkabilir. Sosyal izolasyonun ruh ve zihin sağlığımıza olası etkilerine ve bu etkileri azaltmak için neler yapabileceğimize birlikte bakalım mı?

Öncelikle, sıklıkla kullandığımız hatta tam olarak içinde bulunduğumuz ‘karantina’ kavramına kısaca bir göz atalım.

Nedir bu karantina?

Karantina uygulaması 14.yy’da Ortaçağ’da kıyı kentlerini veba salgınından korumak için, Venedik’e gelen enfekte olmuş gemileri limanda 40 gün bekletmek üzere (limana 40 gün önce demir atma) başlamıştır. Bu uygulama, İtalyanca 40 gün anlamına gelen quaranta giorni kelimelerinden türetilmiştir ve günümüze kadar tarihin çeşitli dönemlerinde salgın hastalıklar ile mücadele sürecinde hastalıkların yayılmasını önleyici amaçlı olarak başvurulan bir yöntem olmuştur.

Peki, insan ve toplum sağlığı için önemli olan bu uygulama, süreç uzadığında vücudumuza ve beynimize nasıl etki eder ve bu olumsuz etkilerle nasıl mücadele edebiliriz?

Karantina sürecinin olası etkileri

2015 yılında 308.000’den fazla kişi üzerinde yapılan meta analizine göre, sosyal ilişkileri zayıf olan kişilerin, belirli bir dönemde zarar görme olasılığının sosyal ilişkileri güçlü olan kişilere oranla %50 daha fazla olduğunu göstermiştir.* Bu nedenle, sosyal bağlantılardan uzak kalmak mutsuz hissetmemizi sağlayabilir.

SARS virüsü bulaşmış kişiyle temas ettiği için karantina altına alınan kişilerde, korku, sinirlilik, üzüntü ve suçluluk hissinin karantina süreci boyunca sık görülen olumsuz duygular olduğu bildirilmiştir.* İçinde bulunduğumuz süreçte ise belirsizlik hissiyle birlikte en çok ortaya çıkabilecek psikolojik problemlerden biri kaygıdır.

Sosyal İzolasyonun Psikolojik Etkileriyle Başa Çıkmak İçin 7 Öneri

Dışarı çıkamadığımız, evden çalıştığımız ve hareketlerimizin de kısıtlı olduğu Pandemi gibi özel durumlarda, fiziksel aktivitenin az olması veya hiç olmaması da zihnimizi olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durum da mutsuzluk, umutsuzluk, öfke, çabuk sinirlenme, üzüntü, korku gibi duygularımızı tetikleyebilir.

Hastalıklara karşı en savunmasız olan insanlar zihinsel sağlık sorunları yaşayan kişiler olmakla birlikte bu etkilerin şiddeti sahip olduğumuz kişisel özelliklerimize ve geçmişimize bağlıdır. Sosyal izolasyon döneminden etkilenme derecemiz de kişilik yapımıza bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Tüm bu olumsuzlukları aşmak için yapabileceklerimiz:

  1. Evde egzersiz planları yapabiliriz. Böylece vücudumuz, bize mutluluk veren ve stresi azaltan hormonlar salgılar, kan dolaşımımız hızlanır ve ciğerlerimize daha fazla oksijen girer.
  2. Eğer egzersiz yapmak hoşumuza gitmezse sorun değil; dans edebilir, yoga veya meditasyon yapabiliriz.
  3. Yaşam normale döndüğünde fazla kilo alımına bağlı olarak suçluluk ve mutsuzluk duygusunu yaşamamak adına besin değeri zengin ürünleri tercih edebilir, sağlıklı ve besleyici bir beslenme planı oluşturabiliriz.
  4. Alkol, sigara ve aşırı şekerli ürünleri kontrollü bir şekilde tüketmeyi bir plan dahilinde gerçekleştirebiliriz.
  5. Stresimizi azaltmak için; sosyal bağlantılarımızla iletişime geçerek, bu süreci nasıl geçirdiklerine dair bilgi alışverişinde bulunabiliriz. Eğer bu konuyu gündemimizde daha fazla tutmak istemiyorsak sevdiklerimizle video konferans yaparak başka şeylerden bahsedebiliriz.
  6. Günü planlayarak vaktimizi daha verimli değerlendirmeyi seçebiliriz.
  7. Her ne kadar sürecin ne zaman biteceğini öngöremiyor olsak da hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediğini sık sık kendimize yüksek sesle tekrar edebiliriz.
  8. Online müze, sergi ziyaret edebilir, eğitimlere katılabiliriz.
  9. Can sıkıntısıyla başa çıkmak için günlük hayatımızda vaktimiz olmadığı için yapamadığımız her şeyi bir liste haline getirip her gün bir tanesini yapmayı deneyebiliriz.
  10. İçsel olarak sıkışık olduğumuz bu dönemde, kendimizi aşırı üretken olma zorunluluğundan serbest bırakıp, kendimize biraz daha yavaş olma izni verebiliriz.

Yakınlarımızın yalnızlık ve sıkılmışlık duygularına karşı, bu dönemde onlara göstereceğimiz sevgi ve destek ile hem kendilerini daha kolay ifade etmelerini, hem de bu günleri daha kolay geçirmelerini sağlayabiliriz.

Sağlıkla kalın.

Yardımcı kaynaklar:

Julianne Holt-Lunstad Probes Loneliness, Social Connections, 2017 , www.psikiyatri.org.tr

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Akademisyen, İş yaşamının insani yönünü irdeleyen çeyrek asırlık bir İK profesyoneli. Bütünsel Yaşam Koçluğu, Farkındalık Koçluğu ve Kariyer Koçluğu çalışmaları halen devam etmektedir. Hayatta başımıza gelenlerin sonuçlarından çok, nedenleriyle ilgilenen bir "Ayurveda" takipçisi... Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde lisans ve iki yüksek lisans derecesine sahip; Yeni İnsan Kaynakları Yönetimi Yaklaşımları, Farklılıkların Yönetimi, Çalışma Hayatında Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yöntemleri, Kendini Gerçekleştirme, Etkili İş Görüşmesi Teknikleri konularında uzun yıllar çalışmış ve eğitimler vermiştir. Çeşitli Kişisel Gelişim eğitim ve atölyelerinde yer alarak insanın iç dünyasına yönelik çalışmalarını derinleştirmiştir. Hepsi bir yana, Zor İnsanlarla Etkili İletişim, Kişilik Tipleri, Kişilik Analiz Yöntemleri, Ennegram Kişilik Modelleri ve buna bağlı İletişim Biçimleri, Kariyer Koçluğu, Motivasyon, Tükenmişlik gibi, hayatın insanları sınadığı noktalarda, mücadele edebilmeyi konu eden çalışmalarda eğitim vermeye ve yazılar yayınlamaya devam etmektedir.