fbpx

Mart Ayının Ruhuna Uygun 5 Kitap Önerisi

“İçinde iyi yanı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur.” diyor Geothe. Okuyalım o zaman… Bahar mevsiminin ilk ayı Mart için yüreğinizde de çiçekler açtıracak, yaşam umutlarınızı gün yüzüne çıkartacak, güç verecek, gülümsetecek okuma önerilerimiz olacak. Hadi başlayalım!

Mart Menekşeleri – Sarah Jio

 

Adını Mart ayından alan “Mart Menekşeleri” Sarah Jio’nun Library Journal En İyi Kitap Ödülü’ne layık görülen kitabıdır. Yaşadığımız zor günlerde bir şeylerin içinden sıyrılmak, çok da zorlanmadan bir olay örgüsünün ve sıcak bir anlatımın içinde kaybolmak isteyenler için uygun bir kitap Mart Menekşeleri. Aşk, acı, hüzün, mutluluk ve geçmiş olaylar zincirinin içinde kaybolma…

Yazarın sıcak ve samimi anlatımı da cabası. Bu ay, salt keyif okuması yapmak isteyenler için ideal bir kitap.

Yaşamak – Yu Hua

 

Etkileyici, sürükleyici ve düşündüren bir yaşam öyküsü okumak isteyenler için Çinli yazar Yu Hua’nın “Yaşamak” adlı romanı biçilmiş bir kaftan. Yaşamın ve yaşamanın ne demek olduğunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz… Pişmanlık, merhamet ve samimi sevgi gibi duyguları romanın kahramanlarıyla beraber yaşayacağınız bir kitap Yaşamak.

Şu dönemde yaşamını, yaşamayı sorgulayan herkesin okuması gereken bir kitap…

“Bu kadarı da yeter artık!” dediğiniz tam o noktada baş etmeyi öğretecek bir kitap. En önemlisi gerçekten yaşamaya niyeti olanlara bu gücü aşılayacak bir kitap… O dönem Çin’i hakkında bilgi edinecek olmak da cabası. Çevirmenin çeviri başarısı ve dilinin muazzamlığı ise hayranlık uyandırıcı.

Çisenti – Nezihe Meriç

 

Mart ayı içerisinde bir kadın öykücünün kitabına yer vermek isteyenler: Buyurun buraya! Nezihe Meriç’in “Çisenti” adlı öykü kitabı, kitabın tanıtım yazısında da bahsedildiği üzere birbirinden farklı ama birbiriyle bağlantılı on dokuz öyküden oluşuyor.

Nezihe Meriç, kitabından hem kendi yaşamından hem yaşamın kendi kaynaklarından naif ‘çisentiler’ sunuyor.

Benim Adım Feridun – Mahir Ünsal Eriş

 

“Yaşa, işe, güce, itibara en ufak hürmeti olmayan bu acıya aşk acısı diyorlar.” cümlesi ile yürekleri saran, herkesin ömründe en az bir defa yaşadığı bir duyguyu yeniden hatırlatan, içinizde hissettiren bir eser: Mahir Ünsal Eriş’in “Benim Adım Feridun”u. Bir çizgi öykü tadında okuyacağınız bu eser Murat Başol’un capcanlı çizimleri ile renklendirilmiş. Herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği, sıcacık bir anlatım. Harikulade bir dil.

Yazarın acıyı bile gülümseterek anlatabilme, okuyucuya da bunu hissettirebilme yeteneği o kadar büyük ki okurken sık sık “Aa, ben bunu biliyorum!” diyeceksiniz.

Son olarak Benim Adım Feridun’un filmi de var!

Mesmenya’dan Sevgiler – Fabienne Betting

 

Bu ayın son okuma önerisi ise Fabienne Betting adlı yazarın “Mesmenya’dan Sevgiler” adlı kitabı ile bize merhaba diyor. Yine bir kadın yazar… Ve onun ilk romanı…

Mesmenya’dan Sevgiler sizi bir dünya içinde başka dünyalara sürükleyecek.

Konusunun ilginçliğiyle cezbedecek. Mesmenya ve o ülkenin dili Mesmence haritalarda, sözlüklerde arayacağınız kadar gerçek… Mesmence tercüman arayan bir gazete ilanını görmesi ve aslında o dili hiç bilmediği halde bir tercümeye kalkışan Thomas’ın hikâyesi. Bu tercümanlık macerası ile birlikte başına gelenler… Sürükleyici bir yolculuk.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Mine Karaca, çocuk yaşlarında karar verip bir daha asla değiştirmediği fikrini gerçeğe dönüştürüp üniversite eğitimini Türk Dili ve Edebiyatı alanında onur öğrencisi derecesi ile tamamlıyor. Ve daha sonra alanında yüksek lisans da yapıyor. Seyahat ederken keşfetmeyi, okurken değişmeyi ve gelişmeyi, yeni yemekler yapmayı denerken öğrenmeyi, bir de şu sıralar bilinçaltının gizemli dünyasını araştırırken büyülenmeyi çok seviyor. Çok sevdiği mesleği öğretmenliğe, kep attıktan kırk sekiz saat sonra başlamış ve hâlâ mesleğini icra etmeye devam ediyor.