fbpx

Prebiyotik ve Probiyotik Arasındaki Fark Nedir? Faydaları Nelerdir?

Prebiyotikler, insan vücudunun sindiremediği bir posa türüdür. Bakteri ve maya da dahil olmak üzere bağırsakta yaşayan küçük mikroorganizmalar olan probiyotikler için gıda görevi görürler. Hem prebiyotikler hem de probiyotikler bağırsaktaki yararlı bakterileri ve diğer organizmaları destekleyebilir.

Prebiyotikler ve probiyotikler, bağırsakları destekleyen, sindirime yardımcı olan sağlıklı bakterilerdir. Gelin bu iki dostun farklarına ve faydalarına birlikte göz atalım.

Probiyotiklerin Yararları

Sindirim sistemi sağlığı

Birçok çalışma, probiyotiklerin bazı insanlarda sindirim sağlığını iyileştirebileceğini bulmuştur. 2017 Cochrane incelemesi, antibiyotik kullanırken probiyotik almanın antibiyotikle ilişkili ishal riskini yüzde 60 oranında azalttığını buldu. 24 çalışmanın 2014 analizi, probiyotiklerin erken doğmuş bebeklerde hayatı tehdit eden nekrotizan enterokoliti önlemeye yardımcı olabileceğini bulmuştur.

İlgini çekebilir: Sindirime Yardımcı Olan En İyi Besinler

Akıl sağlığı

Probiyotiklerin zihinsel sağlığı iyileştirebileceğini düşündürmektedir. Bağırsak ve beyin sağlığı arasında bağlantı incelenmiştir. Bir 2017 incelemesi, probiyotiklerin depresyon semptomlarını hafifletebileceğini buldu, ancak yazarlar bunu doğrulamak için ek çalışmaların gerekli olduğunu belirtti.

İlgini çekebilir: Anksiyete ile Başa Çıkmak İçin 6 İpucu

Gastrointestinal sağlık

Çalışmalar sonucunda mideyi ve bağırsakları etkileyen rahatsızlıkları olan kişilerin probiyotiklerle iyileşmeler görebileceğini göstermektedir. Örneğin, irritable bağırsak sendromu (IBS) olan kişilerde yapılan çalışmaların sistematik olarak gözden geçirilmesi, probiyotiklerin bu kişilerin semptomlarını (gaz, şişkinlik, ağrı, diyare, abdominal gerginlik vs. ) iyileştirdiğini buldu.

Genel sağlık

Cochrane incelemesinin 2017 incelemesinin yazarları, probiyotiklerin potansiyel faydalarını destekleyen kanıtları dikkate aldı. Probiyotiklerin ayrıca aşağıda belirtilen durumları da azalabileceğini buldular:

  • Antibiyotik ihtiyacı
  • Soğuk algınlığı
  • Ventilatör destekli pnömoni insidansı
  • Gestasyonel diyabet
  • Maya enfeksiyonları gibi vajinal enfeksiyonlar
  • Egzama

Bununla birlikte; yan etki riskinden endişe duyan herkes, probiyotik alımını önemli ölçüde artırmadan önce bir doktorla mutlaka konuşmalıdır. Ulusal Tamamlayıcı ve Bütünleştirici Sağlık Merkezi tarafından yapılan diğer araştırmalar, probiyotiklerin altta yatan ciddi tıbbi durumları olan insanlar için güvenli olmayabileceği sonucunu desteklemektedir.

İlgini çekebilir: Bütün Hastalıklar Bağırsakta Başlar: Disbiyozis Nedir? Beslenme ve Bağırsak Sağlığı İlişkisi

Prebiyotiklerin Yararları

Prebiyotikler, vücudun sindiremediği fakat bağırsak florası için çok önemli bazı gıdaların bir bileşenidir. Prebiyotikler birçok gıdada doğal olarak bulunur, bu nedenle insanların prebiyotik takviyeleri almasına gerek yoktur. Yeterli miktarda alım ile endojen floranın özelliklerini geliştirerek bağırsak sağlığını olumlu yönde etkilerler. Probiyotiklerin; prebiyotik besinleri fermentasyonu sonucu SCFA denen mikrobiyal atıklar oluşur. SCFA’lar vücutta bu tip işlevleri gerçekleştirirler:

  1. Vücutta kalsiyum ve su emilimini artırmak
  2. Bağırsak ortamını asidifikasyonu ve ph duyarlı patojenik bakterilerin gelişiminin inhibasyonunu sağlamak
  3. Bağırsak bakterilerinin probiyotik büyümesini desteklemek, potansiyel olarak sindirimi ve metabolizmayı arttırmak, enerji sağlamak

Prebiyotikler meyveler, sebzeler ve kepekli tahıllar gibi lif bakımından zengin gıdalarda bulunur. (Yer elması, kereviz, hindiba, sarımsak, soğan, enginar, çavdar vb.)

Probiyotikler ise, yoğurt, kefir, ayran, boza, lahana turşusu ve tarhana dahil olmak üzere birçok fermente gıdada görülür.

Bunlarla birlikte unutulmamalıdır ki kişiler ihtiyaçları doğrultusunda doğru diyet ve takviye için özel tavsiyeye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorlarsa mutlaka bir doktor veya diyetisyene danışmalıdır.

İlgini çekebilir: Bağışıklık Sistemini Destekleyen 3 Sağlıklı Atıştırmalık Tarifi

Yardımcı kaynak: www.medicalnewstoday.com

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Saint-Joseph Fransız Lisesi’nden mezun olan Eda Hayta, şu anda Acıbadem Üniversitesi’nde hem Beslenme ve Diyetetik, hem de Psikoloji bölümü lisans öğrencisi olarak öğrencilik hayatını sürdürüyor. Ek olarak yoga ve pilates alanında dersler alarak kendini geliştirmeye çalışıyor. Seyahat etmeyi, kültürel tadımlar yapmayı,dil öğrenmeyi ve keşfe çıkmayı çok seviyor. Onun için günün en güzel aktivitesi ise; sabahın erken saatlerinde sessizce kahvesini yudumlarken yaptığı 5 dakikalık meditasyon. Mutluluğu ve huzuru daima içimizde keşfedebileceğimizi ama sabırlı olmamız gerektiğini düşünen her zaman çocuk kalacak birisi o.