fbpx

Aşkı Canlı Tutmak İçin 5 Öneri

Şu ilişkileri sarımsaklasak da mı saklasak? Ne yapsak, nasıl sahip çıksak birbirimize? İki ileri bir geri derken ne yapsak da aşkı diri tutsak? Biraz tuz atıp limonla turşusunu mu kursak? Ya da mumyalayıp öylece dondursak…

Aşk biter mi ki? Belki azalır, heyecanını yitirir. Belki paslanır, cilaya ihtiyaç duyar. Belki hep oradadır, bakmamayı seçtiğimizi anlamamız zaman alır. Belki de aşk yoktur, inandığımız yalnızca bir masaldır.

Eğer aşk varsa ve canlılığını yitirdiyse ne yapmamız gerekir?

Illinois Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmanın sonuçlarını paylaşacağız bu kez sizinle. Buyursunlar efendim, romantik bir ilişkide ilk günkü heyecanı taze tutmak için kullanabileceğimiz 5 strateji…

Çalışmayı yürüten Brian Ogolsky’a göre ilişkiler arabalara benzermiş. Çalışmaları için belli başlı rutinleri uygulamak gerekirmiş: Yağını değiştirmek, lastiklerin havasını almak, bilmem kaç kilometre bakımını yaptırmak, ara ara yıkatıp paklamak gibi… Gelin birlikte inceleyelim ilişkimizin yağını/suyunu nasıl yenileriz?

Açık Sözlülük

İlişkiyi besleyebilmek için duygularını göstermekten korkma. Hislerini, yaşadıklarını anlat ona. İzin ver, o da paylaşabilsin seninle içindekileri. Yargılama! İlk başta zor gelebilir ama sürdürdükçe ilişkinizi ne kadar güçlendirdiğini göreceksin.

Ortak Sosyal Çevre

Aşkı canlı tutmanın bir başka yolu da çiftlerinin birbirlerinin sosyal ortamlarına dahil olmalarıdır. Kendi arkadaşlarınla olmak rahatlatıcı ve güvenlidir, biliyoruz. Onun arkadaşlarını tanımak için çabalıyor olmak ona kendini “seviliyor” hissettirecektir.

Güven Vermek

Birlikte olduğun kişinin kendini güvende hissetmesi ilişkinizin sağlığı ve sürdürülebilirliği için çok önemlidir. Sevgilin onun için her zaman orada olacağını bilmeli. Bunun için özel bir çaba sarfetmeye ihtiyacın olmadığını düşünebilirsin:

O biliyor zaten benim için ne kadar önemli olduğunu.

Söze dökmekten, ona hatırlatmaktan çekinme lütfen. Sevgilinin orada olduğunu ve kalmaya gönüllü olduğunu duymak dünyanın en güzel hislerinden biridir. İzin ver tekrar tekrar yaşasın.

Pozitif Olmak

Baskı altında hissettiğin her an pozitif bir tavır takınmak ve güzeli görmeye çalışmak… Bazen neşeli olmak çok zor gelir, dudağının kıvrımı bile kıpırdayamaz gülümsemek için; inan anlıyoruz. Eğer kendi kendini motive etmeyi ve hayatı pozitif bir pencereden kucaklamayı seçersen, söz veriyoruz çok daha güzel bir hayatın olacak. Bonus: Bu ilişkine de yansıyacak!

Onu Nasıl Dinleyeceğini Öğren!

Gelelim altın kuralımıza. Üç adımda etkili dinlemeyi deneyimlemeye ne dersin?

  • Yansıt: Aktif dinleme sanatını öğren, çünkü herkes görülmeye ve anlaşılmaya ihtiyaç duyar. Sevgilinin söylediklerini kendi cümlelerinle tekrar et. Buna yansıtma/aynalama denir. İletişim içinde olduğun kişiye verdiği mesaj paha biçilmezdir:

“Seni duyuyorum.”

  • Anla: Söylediği her şeyi onaylamak zorunda değilsin ama onu anlaşılmaktan mahrum bırakma lütfen.

“Bunun senin için ne ifade ettiğini anlıyorum.”

İşte bu kadar basit.

  • Empati Kur: Gözlerine bak ve anlattıklarını orada gör. Duygularını hissetmeye çalış.

“Çok üzüldüğünü biliyorum, bunu kalbimde hissedebiliyorum.”

En önemlisiyse, kendin ol!

Lütfen, lütfen, sahip olduğun duygulara, düşüncelere, ruhunun renklerine saygı duy ve kendini herkesten önce sen sev.

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Özgür doğasını arayan vahşi bir ruh. Ankara Fen Lisesi ve ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunu. Hayallerinin peşinden giderek kendi Dijital Pazarlama Danışmanlığı şirketini açtı. Kavun, Sütlaç ve Bebe’nin annesi. İlişkilerle, kadın ve erkeğin özüyle kafayı bozmuş. Zekanın sadece özel durumlarda kullanılması gerektiğini bilir. Masallara ve kedilerinin sihrine inanır.