fbpx

Kış Ruhunu Yansıtan İçinizi Isıtacak 9 Film Önerisi

Kışın tam ortası, Ocak ayı! Evde kendimizle baş başa kaldığımızda veya sevdiklerimizle keyifli bir akşam geçirmek istediğimiz zaman yapılacak en güzel aktivitelerden biri de battaniye altında sıcacık içeceklerimizle film izlemek değil de nedir? Öyle filmler vardır ki, bize kış mevsiminin keskin soğuğunu unutturur, içimize sevgi dolu bir sıcaklık hissi verir. İşte o filmlerden bazılarını senin için derledik.

İyi seyirler!

Winter’s Tale (Kış Masalı)

IMDb: 6,2

Yapım Yılı: 2014

Tür: Drama, Fantastik, Gizem

Yönetmen: Akiva Goldsman

Oyuncular: Colin Farrell, Jessica Brown, Russell Crowe

1916 yılının New York şehrindeyiz… İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly’i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir…

Groundhog Day (Bugün Aslında Dündü)

IMDb: 8,0

Yapım Yılı: 1993

Tür: Komedi, Fantastik

Yönetmen: Harold Ramis

Oyuncular: Bill Murray, Andie MacDowell, Chris Elliott

Phil Connors, ekranlardaki samimi kişiliği ve eğlenceli yüzüyle kendine has bir şöhrete sahip olan, ancak kameralardan kurtulduğu an kendini beğenmiş ve kibirli kişiliğine geri dönen bir hava durumu spikeridir.

Bu huysuz adam, hiç sevmediği kırsal yaşamın hüküm sürdüğü Pensilvanya’nın kırsal kasabalarından birine, Groundhog Day etkinlikleri için gönderilir. Burada yaşanan hayat ve mütevazi insanlardan iğrense de, bu hayata bir günlüğüne, görevi için katlanmak zorundadır. Ancak ansızın çıkan bir kar fırtınası tüm ulaşım yollarını kapattığında Phil, talihsiz kaderiyle başbaşa kalır. Ertesi sabah uyandığında ise daha büyük bir sürpriz kapıdadır: Phil, zaman döngüsüne yakalanmıştır; nefret ettiği o günü tekrar tekrar yaşamak zorundadır!

2 Şubat tarihinin sinemaseverlerdeki yeri ayrıdır. Bu tarihi borçlu olduğumuz Grounghog Day, dahice yazılmış senaryosu ve başarılı oyunculuklarıyla son derece eğlenceli bir klasik.

Mrs. Doubtfire (Müthiş Dadı)

IMDb: 7,0

Yapım Yılı: 1993

Tür: Dram, Komedi

Yönetmen: Chris Columbus

Oyuncular: Robin Williams, Robert Prosky, Sally Field

Daniel ve Miranda’nın evlilikleri hiç iyi gitmemektedir. Miranda, Daniel’in ne kadar iyi baba olduğunun farkında olsa da onu çok sorumsuz bulmaktadır. Karısına ve çocuklarına karşı büyük bir sevgi besleyen Daniel istemeye istemeye boşanmayı kabul eder. Fakat mahkemenin çocukları annelerine vermesi sonucu çocuklarından ayrı kalmak zorunda kalan Daniel, bu duruma bir çözüm bulmaya kararlıdır. En iyi bulduğu çözüm ise dadı kılığına girerek çocuklarının bakıcısı olmaktır. Bu şekilde olduğundan bambaşka bir karaktere bürünerek çocuklarının ve karısının güvenlerini tekrar kazanan Daniel’in başı, aksiliklerden kurtulmayacaktır.

Film ülkemizde diziye uyarlanmıştır ve Dadı rolünü Emmy ödüllü oyuncumuz Haluk Bilginer canlandırmaktadır. Ne yazık ki dizi uzun süre yayında kalamamıştır.

Serendipity (Tesadüf)

IMDb: 6,9

Yapım Yılı: 2001

Tür: Komedi, Romantik

Yönetmen: Peter Chelsom

Oyuncular: John Cusack, Kate Beckinsale, Jeremy Piven

Sara ve Jonathan bir dükkandaki son eldiveni aynı anda satın almak isteyince tanışırlar. Satın aldıkları eldiven halen kimsenin malı değildir ve kime ait olacağına karar vermek üzere bir kafeye girerler. Sıradan bir sohbet şeklinde başlayan tanışıklık tüm gece sürer. O gece ayrılmak zorundadırlar. Birkaç yıl sonra ikisi de başka insanlarla evlenmek üzeredirler. Ancak akıllarına yıllar önce beraber geçirdikleri güzel akşam gelir. Artık yapılacak tek şey vardır: Birbirlerini bulmak ve yeniden konuşmak…

August Rush (Kalbini Dinle)

IMDb: 7,5

Yapım Yılı: 2008

Tür: Dram, Romantik

Yönetmen: Kirsten Sheridan

Oyuncular: Freddie Highmore, Keri Russell, Jonathan Rhys-Meyers

Lyla Novacek ünlü ve güzel bir viyolonselist, Louis ise gitar çalıp bir kulüpte vokal yapan biridir. Bu iki insan birbirlerini tanıdıklarında müziğin de ritmine uyarak aşık olurlar birbirlerine. Ancak çok farklı hayatları vardır ve ayrılmak zorunda kalırlar. Bir sorun vardır ki Lyla hamiledir. Geçirdiği bir kaza sonucu bebek kurtulur ama Lyla’nın babası, onu kızına söylemeden başkasına evlat edinmesi için verir. Tek korkusu kızının kariyerine engel olacak bir durum gelişmesidir.

Aradan on bir yıl geçtikten sonra küçük Evan, esas ailesinin onu beklediğine inanır ve onları bulmak üzere New York’a gider. Orada kendinde var olan müzik yeteneği onu başarıya taşırken aynı zamanda da başına dertler açacaktır.

Hugo 

IMDb: 7,5

Yapım Yılı: 2011

Tür: Macera, Dram, Aile

Yönetmen: Martin Scorsese

Oyuncular: Asa Butterfield, Chloe Grace Moretz, Ben Kingsley

Hugo Cabret Paris tren istasyonunun duvarları arasında gizlice yaşayan ve saatlerin düzgün çalışmasından sorumlu olan kimsesiz bir çocuktur. Bir müze yangınında saat ustası babasını kaybeden Hugo, ondan yadigar kalan bir “automaton”u da gizlice tamir etmeye çalışır. Bu arada Paris tren istasyonunun güvenlik görevlisinden sürekli saklanır, oyuncak dükkanı sahibi Bay Georges’tan (Méliés) çaktırmadan mekanik parça aşırır. Bir gün Georges’un manevi kızı Isabella ile tanışması Hugo’ya yeni bir dünyanın kapılarını daha açacaktır. 

Bu filmin yeri bende oldukça ayrıdır. Paris’in soğuk kış günlerinde geçen yapım, “Dünya Sinema Tarihi” dersinde bize ilk okutulan filmlerden biridir. Çünkü film, günümüz sinema dünyasını oluşturan Georges Méliés’e yapılan bir omajdır (Sinemada, yönetmenin kendisinden daha büyük bir yönetmene yaptığı saygı duruşu). Filmde gösterilen eski film parçaları gerçekten 1800’lü yıllarda sinema salonlarında oynatılan filmlerdir.

Eva

IMDb: 6,7

Yapım Yılı: 2011

Tür: Dram, Bilimkurgu

Yönetmen: Kike Maillo

Oyuncular: Daniel Brühl, Marta Etura, Alberto Ammann

2041’de geçen hikayede, Alex, tanınmış bir robot programcısıdır. Mezun olduğu üniversitede yeniden yeni bir proje üzerinde çalışmak için doğup, büyüdüğü kente döner. Proje, bir seri robot çocuk üretme üzerinedir. Bu arada Alex yıllardır görmediği erkek kardeşi David ile bir araya gelir. Kardeşi kendi eski sevgilisi Lana ile evlenmiştir ve 10 yaşında Eva adında bir kızları olmuştur. Alex çocuk robot tasarımı için ilhamı 10 yaşındaki yeğeni Eva’da bulur ve beraber geçirdikleri süre boyunca küçük kızın bütün davranışlarını izler, kayıt altına alır. Fakat bu sürede küçük kızın verdiği tepkiler Alex’te proje için şüphelere yol açar, diğer yandan Lana’ya karşı eski duyguları da canlanmaya başlar. Acaba Eva annesi ve kendisi hakkında çok önemli bir sırrı mı saklıyordur? 

Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği)

IMDb: 8,1

Yapım Yılı: 1989

Tür: Dram, Komedi

Yönetmen: Peter Weir

Oyuncular: Robin Williams, Ethan Hawke, Robert Sean Leonard

Listeyi Robin Williams’ın efsanevi filmi ile kapatmadan olmazdı elbette. 1950’lerin Welton Akademisi ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan ancak gerikafalılığın iktidarda olduğu bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir yer haline getirmektedir. Fakat yeni İngilizce öğretmeni John Keating’in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.

Green Book (Yeşil Rehber)

IMDb: 8,2

Yapım Yılı: 2018

Tür: Dram, Biyografik

Yönetmen: Peter Farrelly

Oyuncular: Viggo Mortensen, Mahershala Ali

Geçen yıl En İyi Film dalında Oscar alan film, ünlü bir piyanist ve konser turu kapsamında onun şoförü olarak çalışan Tony’nin hikayesini anlatıyor. Tony Lip, Bronx’taki bir İtalyan Amerikan mahallesinde yaşamaktadır. Ünlü Afro-Amerikalı piyanist Dr. Don Shirley ise konser turu için hazırlanmaktadır. Ünlü müzisyen tur kapsamında Manhattan’dan güneye doğru birçok yere gidecektir. Kendisi ile şehir şehir gezecek bir şoför arayışında olan Shirley, bir süredir işsiz olan Tony’yi işe alır. Tony, yolculuk sırasında Afro-Amerikalılar için güvenli olan güzergahları kullanabilmek için “The Green Book” isimli kılavuzdan yardım alır. Dr Shirley ve Tony çıktıkları bu yolculukta ırkçılıkla, tehlikeyle ve beklenmedik nezaketle karşılaşır. İkili bu zorlu yolculuklarında farklılıklarını bir kenara bırakmak zorundadır.

Yardımcı kaynak: beyazperde.com

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bu hayatta en sevdiği aktivite olan yorgan altında film izlemeyi mesleği haline getirmeye karar verip, Ege Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümüne girdi. Çocukluğundan beri geliştirmeye çalıştığı yazı dilini 7.sanat için kullandı. Sinema haricinde hayatının diğer vakitlerinde tam bir İzmir kızı olarak kordon boyunda iyot kokusunu içine çekmeyi, arkadaşlarıyla saçma şeylere gülmeyi ve müzik dinleyerek yürümeyi seviyor. Şu sıralar eğitimi için gittiği Kuzey Amerika’da geyik kovalıyor.