fbpx

Mutlu Çiftlerin Anlaşmazlıklar Karşısında Sahip Oldukları 5 Tutum: Sihirli Oran!

İstersen, mutlu bir ilişkinin ne olduğundan bahsetmeden önce, ne olmadığından bahsedelim.

Instagram’daki gezgin, çılgın, aşık çiftleri görüp iç çektiğini biliyoruz ama sana bir haberimiz var: mutlu ilişki mükemmel ilişki demek değil. (En azından sen kendi “mükemmel” tanımını oluşturana kadar.) Instagram’ın mutlu çiftleri Eyfel Kulesi önünde, piknik sepetleriyle birlikte romantik akşam yemeklerini seninle paylaşıyor olabilirler fakat birbirlerini feci şekilde kırdıkları kavgalarından da bahediyorlar mı, pek emin değilim. Önce derin bir nefesle birlikte Instagram’ın oynadığı mutluluk-tatmin ayarlarımızı varsayılana alalım, ondan sonra elbette mutlu ve sağlıklı ilişkiler hakkında konuşacağız.

Tamamsan, devam ediyoruz.

Dr. John Gottman’a göre mutlu ilişki nedir? Mutlu çift kimlere denir?

Mutlu çift dendiğinde akla birçok unsur gelebilir, zira herkesin mutluluk tanımı birbirinden farklıdır. Hepimiz kendimize göre mutlu bir ilişkinin tanımını yaparız; hiçbirimiz oturup verilerle mutlu ve başarılı ilişkinin nasıl olduğunu araştırmayız. Gerek de yok zaten; çünkü John Gottman bunu yaptı. John Gottman evlilik bilimi alanında akla gelen ilk isimlerden biri. Kendisi, evlilik istikrarı üzerine araştırmaları olan Amerikalı klinisyen, yazar ve psikoloji profesörü.

Her şey, Gottman 1980 yılında Indiana Üniversitesi’nde Levenson ile bir araya geldiğinde başladı. İlk olarak, ikili otuz evli çiftin etkileşimlerini inceledi ve ilişki memnuniyetinin çiftlerin birbirlerine karşı fizyolojik tepkilerine bağlı olduğunu kanıtlayabildi.

1983 yılında Gottman, gözlem laboratuvarına farklı yaşlarda 79 çift davet etti. Amaç, boşanmaya yol açan davranışları veya süreçleri tahmin etmek. Dört yıl sonra bu çiftleri kontrol eden Gottman, ilk hipotezini teyit edebildi: ilişki çatışmasını kötü idare edenlerin boşanma olasılığı daha yüksektir. Bu bulgular sihirli orana yol açtı:

Gottman’a göre başarılı çiftlerin her bir negatif durum için beş olumlu etkileşimleri var.

Gottman’a göre ilişkisinde başarılı olan çiftler çatışmaya diğerlerinden farklı şekilde girerler. Gottman bu insanlara “Evlilik Üstatları” diyor ve bu üstatların ortak iki özellikleri var:

  1. Çatışmaya daha nazik yaklaşıyorlar
  2. Anlaşmazlıklarda uzlaşma konusunda daha proaktifler

Başka bir deyişle, başarılı bir ilişki ile sağlıksız ilişki arasındaki farkı yaratan etmen, çatışmayı nasıl ele aldıkları.

İşte mutlu çiftlerin sahip olduğu olumlu özelliklerden 5 tanesi:

1. Empati

Empati, sağlıklı insan ilişkilerinin inanılmaz derecede önemli bir parçasıdır. Bir çatışma sırasında veya sonrasında eşinle empati kurmak, onun nasıl hissettiğini ve ne düşündüğünü anlamaya çalışmanı sağlar. Basit empati ifadeleri uzun bir yol kat edebilir; örneğin basit bir baş sallama ya da hafif bir gülümseme… Sözel empati de önemlidir. “Nasıl hissettiğini anlıyorum” ya da “Neden böyle düşündüğünü anlayabiliyorum…” demek bile harikalar yaratabilir.

Empati, çatışmayı çözme ve iyileştirme yeteneğine sahip derin bir ilişki becerisidir. Daha da önemlisi, empati ifadeleri birlikte olduğun kişinin karşısında değil, onunla aynı takımda olduğunu, karışıklık yaratma niyetinde olmadığını, sadece karışıklığı çözmek istediğini gösterir.

2. Sempati

Sempatik davranışlar, tansiyonu düşürmek ve karşındakinin gardını indirmesini sağlamak için harika bir yoldur. (Tartışma esnasında bile!)

Gülümseyerek yapılan küçük bir şaka veya sempatik bir cümle, tartışma esnasında iki tarafın da gözüne indirdiği kara perdeleri aralayabilir. Birbiriniz için ne ifade ettiğinizi size hatırlatır; böylece tartışırken mikrofonu egolarınızın elinden alırsınız.

Tabi ki, şefkat içermeyen, aşırıya kaçan esprilerden kaçınman lazım ve aksi takdirde kaş yaparken göz çıkarabiliriz. Başka bir deyişle, elbette oyun oynayabilirsin, ancak böyle bir oyunun senaryo için uygun olduğundan emin ol.

3. Dikkat

Birlikte olduğun kişinin söylediklerine gerçekten dikkat etmenin önemini nasıl anlatsak? Tartışma esnasında savunmacı ve duygusal olma eğilimindeyiz. Sevgilimizle veya eşimizle göz göze gelmediğimizde, bizi dinlemediğini hissettiğimizde, kendimizi duvarla iletişim kurmaya çalışan bir aptal gibi hissedebiliriz.

Tartışmalarda en büyük isteğimiz anlaşılmaktır. Karşı taraf anlaşıldığını hissettiğinde bütün inadı, hırsı, siniri geçecek, istediğini almış olacaktır. Öfke, hırs gibi duygular sahneden çekildiğinde geriye tüm yalınlığıyla karşındaki insan kalacak ve seni anlaması, sana hak vermesi kolaylaşacaktır.

Eşinin söylediklerine dikkat etmek – hemfikir olsanız da olmasanız da – sevgi ve saygı belirtisidir. Çatışma zamanlarında yanlış anlaşılmayı ve potansiyel bir yükselmeyi önlemek için dikkat kesilmek çok ama çok önemlidir.

4. Anlaşma eğilimi

Daha önce de belirtildiği gibi, mutlu çiftler çatışmanın çözümü için proaktif bir yaklaşım benimsemede, diğer çiftlere oranla daha iyidir. Anlaşma arayışı iki şeyi başarır: (1) eğer varsa, devam eden bir çatışmanın sonunu hızlandırır ve (2) bir sorunu çözmek için her iki tarafı bir araya getirerek samimiyete teşvik eder.

Zaman zaman bu, bir kişinin ilişkinin iyiliği için gururunu ayaklar altına alması(!) gibi görünebilir. Bize dizilerde, filmlerde böyle öğretildi değil mi? Hepimizin bildiği gibi, ağır bir çatışmanın ortasında bunu yapmak her zaman kolay değildir!

Fakat şunu unutma: Haklı olmak için tartışmıyorsunuz. Anlaşmak ve orta yol bulmak için buradasınız. Bu bir savaş değil.

5. Sevgi gösterme cesareti

Ortak bir çatışmada yapılması kolay olmayan bir şeyden bahsedeceğiz. Biraz sevgi göstermeye ne dersiniz? Bu zaman zaman biraz garip gelse de (evet belki öyle), herhangi bir çatışmaya hızlıca bir son verebilir; ya da en azından çözümü daha kolay üretmenize yardım edebilir.

Zor olduğu bir anda sevgi göstermek, tam da zor olduğu için bir cesaret ve sadakat eylemidir.

Bu zorluk, böyle bir eylemi daha özel ve sempatik hale getirir. Bir dahaki sefere bir çatışma ortaya çıktığında, eşinin elini tutmayı, bir öpücük için yanaşmayı ya da basitçe “Seni seviyorum” demeyi dene.

Yardımcı kaynak: https://www.powerofpositivity.com/psychology-explains-5-secrets-of-a-happy-relationship/

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

KİK'i bizimle tanıştıran Ceren, Uluslararası İlişkiler mezunu. Rüzgarı arkasına alarak kurumsal hayatı bırakıp hayallerine koşan klişe(!) bir öyküsü var. Bilinçaltı Dönüşüm Programı, NLP ve Yaşam Koçluğu eğitimlerini tamamlayarak sevdiği işi yapmak için kollarını sıvadı. Şimdi, insanlara daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hatırlatmakla meşgul. Hayvanlara aşık; bir köpeğin güzelliğinden gözleri kolaylıkla dolabilir. Hava durumuyla ruh hali paralel olarak değişir. Her duyguyu hakkını vererek yaşamaktan, durmadan konuşmaktan ve sabah uyandığında kahve içmekten asla vazgeçmez.