fbpx

İnsan Hayatında 4 Temel Amaç ve Bu Amaçlara Kılavuzluk Eden İki Kardeş: Yoga ve Ayurveda

Yoga, ayurveda, astroloji, mantra vb. kadim bilgileri içeren “saf bilgi kayıtları” olarak adlandırılan Hindistan kökenli Vedik bilgiler, her insanı harekete geçiren dört temel amaçtan bahseder. Kama (zevk), arta (refah), dharma (görev) ve moksha (özgürleşme). Bu dört amaç, hayatta kalma ve hayatın devamı; kişinin geçimini sağlaması; tüm toplum ve varlıkların hayrına hizmet etmesi için verilmiş olan yeteneği kullanması ve nihai olarak ruhun özgürleşmesine hizmet eder. Bu amaçlar ışığında sürdürülen bir yaşam, kişinin eylemlerini erdemli bir şekilde yerine getirmesini gerektirir ki böylece isteklerini yerine getirebilmek için gereken sağlık ve canlılık, sosyal refah sağlansın, huzurlu bir zihin ile manevi doyuma ulaşılabilsin.

Fakat doğumumuzla birlikte bize bir de “kendini tanıma kılavuzu” hediye edilmediği için kendimizi pek tanımaz, bu nedenle de eylemlerimizi yerine getirirken bilinçli seçimler yapmakta zorlanırız. Bu durumda seçimleri ego yapar; biz de kendimizi zevke fazla kaptırabilir, aç gözlülük ya da cimrilik yapabilir, statü veya güç peşinde koşabiliriz. Ruhsal özgürleşme ise yerini kibir duygusuna bırakır. Hayat zor gelir. Biz de manevi doyum ve özgürleşmeyi ruhsal öğretmenlere, spiritüel liderlere bırakırız.

İşte yoga ve Ayurveda sadece keşişler, spiritüel öğretmenler ya da ruhani liderlere değil, her birimize bu amaçlara ulaşmada kılavuzluk eden Hindistan doğumlu iki kardeş bilimdir.

Ayurveda daha doyumlu bir hayat için kendimizi kullanma kılavuzumuz olur. Geleneksel yoga öğretisi ise zihnimizin sonsuz potansiyelini ortaya çıkarmamıza yardım eder. Vedik bilgiler ve Ayurveda konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden biri olan David Frawley’e göre Ayurveda bedeni ve zihni iyileştiren sistemdir. Yoga ise iyi işleyen bir zihin-beden sistemine dayalı olan kendini gerçekleştirme sistemidir. Yani Ayurveda yogayı, yoga da Ayurvedayı tamamlar.

Kardeşleri Tanıyalım: Ayurveda ve Yoga

Yaklaşık 5000 yıl önce, bilimsel çalışmaların uygulanan tedavi yöntemlerinin etkisini ortaya koyacak seviyede olmadığı yıllarda Hindistan’da uygulanan bir doğal şifa sistemi olan Ayurveda, fiziksel, zihinsel ve enerjik beden üzerinde birlikte çalışan kayıtlı ilk tıbbi yaklaşımdır. Ayurveda, nihai özgürlük yolculuğunda sağlığımızı bir araç olarak kullanmamıza rehberlik eden kadim bir öğretidir.

Kutsal Ayurvedik metinlerden biri olan Charaka Samhita’da Ayurveda ‘Kişinin kendi sağlığı için faydalı ve zararlı olanı, mutluluk ve mutsuzluk hallerini ve uzun ömür için iyi ve kötü olan şeyler ile yaşamın kendisini anlatan bilim’ olarak tanımlanır. Ayurveda’nın kişiye özgü beslenme, günlük rutin, egzersiz, bitkiler ve arınmaları içeren hayat tarzı önerileri ile bedendeki enerjiler dengelenir, fiziksel bozulma ve hastalıklar büyük ölçüde önlenebilir. Ayurvedik Tıp Doktoru Vasant Lad’a göre bireyin kendini iyileştirme yetisi Ayurvedik bilimin temelidir. Ve Ayurveda mükemmel sağlığı kişinin kendi merkezinde, dengede ve yüksek benlik ile bağlantıda olduğunda ulaşılan mükemmel hal olarak (svastha) olarak tanımlar.

Yoga ise Sanskrit dilinde yuj kökünden gelmekte olup başlıca bir araya getirmek, birleştirmek, bağlamak anlamlarına gelmektedir. Yoga pratiğinin amacı, bilincin dışarıya yönelerek mutluluğu orada araması yerine içe yönelip kendi içindeki saf bilinci keşfetmesidir. Nihai amaç, yüksek bilinçle birleşmektir. Günümüzde daha çok hareket yönüyle ön plana çıkan yoga pratiklerinde yapılan çalışmalarda kazanılan fiziksel yararlar (ki saymakla bitmezler) ise bonus kazanımlardır.

8 basamaklı geleneksel yoga öğretisine göre kişiler öncelikle yama, yani etik disiplinleri uygulayarak toplumla, çevresiyle olan ilişkilerini düzenlemeli (yama; zarar vermemek, dürüstlük, çalmamak, ılımlılık, biriktirmemek) sonra niyamayani kişisel disiplinler uygulayarak kendileri ile ilişkilerini düzenlemelidir (niyama; temizlik, memnuniyet, disiplin, öz-çalışma, teslimiyet). Duruş, nefes, odaklanma, konsantrasyon ve meditasyon çalışmaları ise sonraki basamaklardır. Kişiler bu basamakların izlenmesi yoluyla zihinlerini sessizlik ve odaklanma, kendilerini de öz-farkındalık konusunda eğiterek mutlak mutluluk haline ulaşabilirler.

Ayurvedanın ve Yoganın İlişkisi

Beden zihinden, duygulardan ve ruhtan bağımsız değildir. Benzer şekilde, zihin bedenle, duyguyla ve ruhla desteklenir. -Swami Sivananda

Hindistan’da yoga çalışmasına başlamadan önce Ayurveda öğrenmek bir gelenektir çünkü Ayurveda beden bilimidir ve beden zinde ve sağlıklı olduğunda kişi ruhsal yoga yolculuğuna hazır olur. Dünyaca ünlü Ayurvedik Tıp Doktoru Vasant Lad’a göre yogiler etik ve toplumsal disiplinlerin yanı sıra fiziksel, enerjitik ve konsantrasyon çalışmaları uyguladıkça vücutlarında biriken ve durgunlaşan enerjiler harekete geçer. Zihin, beden ve bilinç temizliği sürecinde ortaya çıkan toksinler geçici fiziksel ve psikolojik hastalıklar yaratabilir. Yogiler Ayurveda’nın kişiselleştirilmiş beslenme, nefes, meditasyon çalışmalarını uygulayarak sağlıklarına yeniden kavuşurlar.

David Frawley’e göre ise Ayurveda Yoga’yı hastalıkların teşhis ve tedavisi açısından tamamlar, yoganın manevi yaklaşımıyla uyumlu bir diyet ve bitkisel tedavi imkanı sağlar. Yoga ise Ayurveda’yı tamamlar çünkü Yoga Ayurveda’ya manevi ve psikolojik bir boyut kazandırmaktadır. Bu boyut olmadan Ayurveda sadece fiziksel bir iyileşme modeli olma eğilimindedir. Kısaca el ele veren bu iki kardeş birbirini her zaman desteklemektedir.

Kısaca, Ayurveda günlük hayatı yaşama, Yoga ise sonsuz varlığı keşfetme bilimidir. Her ikisi de hepimiz içindir…

Hayatlarımızda olsunlar dilerim!

Namaste 

Yardımcı kaynaklar:

  • Ayurvedic Yoga Therapy, Mukunda Stiles, 2008
  • Ayurveda, Dr. Vasant Lad, 2005
  • Yoga and Ayurveda, A Complete System of Well-Being, David Frawley, 2016
Sevgiyi yayalım! Paylaş:

2012 yılında ilk yoga dersine katıldığında ne ilaçların ne de terapilerin çözüm olamadığı kalp çarpıntılarının dindiğini fark eden Müge yoganın bir süre sonra hayatının merkezi olacağını bilmiyordu. İlk yoga eğitmenlik eğitimi sürecinde hissettiği “başka bir hayat mümkün” algısı, tam da o dönem konulan bipolar bozukluk tanısına rağmen değişmedi! Bütünsel sağlık arayışı serüveninde, bilişsel terapilere eşlik eden düzenli yoga pratiği ve hayatına giren kadim yaşam bilgisi Ayurveda sayesinde zihin-beden-ruh bütünlüğünün gerçek anlamını keşfetti. Kariyerinin orta yerinde hayata bir makas atan Müge şimdi başkalarının yolculuklarına Bütünsel Yoga Terapi, Hatha Yoga dersleri ve Ayurvedik Yaşam Danışmanlığı ile eşlik ediyor. En büyük tutkusu anlamak, öğrenmek ve paylaşmak olan, doğa ve hayvan dostu, cesaret ve samimiyeti kendine mesken edinmiş bu yengeç kadını evli ve bir kedi annesi. Ve ömür boyu öğrenciliğin keyfini sürenlerden….