fbpx

Hedefe Giden Yolda Sana Yardım Edebilecek 5 Durak

Güvenli bir limandan çıkıp uçsuz bucaksız dalgalı denizlere yelken açmanın belirsiz ve ürpertici hissini çoğumuz yaşadık. Genellikle güvenli liman evimiz ve uçsuz bucaksız dalgalı denizler de başarmaya adım atmak için önümüze koyduğumuz hedefler oluyor. Konfor alanından çıkıp, kalabalığa karışıp koşuşturmanın ürkütücü gelmesi çok normal! Bugün başarmak istediğin hedeflerle dolu dalgalı denizde kendin için güvenli bir yelken yapmanın yollarını bulmaya çalışacağız.

Hadi atla denizci, yolumuz uzun. Yelkenler fora!

Farklı olanın çekiciliğine her zaman güven.

Dışarısı bizi kare borcama sokmak isteyen bir sürü insanla dolu. Üstelik ellerindeki oklavaları her an kafamıza yiyecek gibi hissediyoruz. Sakın bunlara aldanma, kalıpta pişmeden de kabarman mümkün!

Kendi farklılıklarını hemen şu an düşün. Diğerlerinden ayrı, seni öne çıkaran neler var?

Hangi özelliğinin farklı olması seni bir adım öne çıkarmıştı bir vakit? Bu gibi soruları kendine sor ve biraz beyin fırtınası yap bakalım. Şimdi bulduğun bu farklılıklardan hedefine en yakın bulduğunu ve yararlı olabileceğini düşündüğünü seçip onu kendine mütemadiyen hatırlat. Kim bilir, belki de bu farklılık seni bir yıldız gibi parlatacak kadar ışıklıdır!

Hedefine yürürken hangi ayakkabıyı giydiğine dikkat et.

Topuklu ayakkabılar çoğu kadının kabusu. İncecik topukların üstünde havada kalmak ve yürümeye çalışmak insana gerçekten de güvensiz hissettiriyor. Bu yüzden hedeflerini seçerken de onların ince topuklar üstünde yükselmemelerine dikkat etmelisin. Her zaman gerçekçi, yere sağlam basan, sınırları esnek ama belirli ve en önemlisi de yolda canını sıkmayacak hedefler seni rahat hissettirir ve varış noktasına güvenle varmanı kolaylaştırır. Tıpkı en sevdiğin ve her şeyin altına yakışan beyaz spor ayakkabın gibi.

Özündeyken güvende hissetmeyi önemse.

“Özgüven” kelimesi kulağa klişe geliyor olabilir.

Ama bir de şu yönden bakalım: Özgüven dediğimiz şey aslında özümüzdeyken güvende hissetmek olabilir mi?

Tabi ki özgüven öyle hemen kazanılacak bir beceri değil. Zaman, emek ve özveri istiyor. Çok yönlü bir tarafı da var. İçinde neler yok ki? Özşefkat, özsaygı, özfarkındalık, özkabul… Hepsinde dikkatini çeken bir şey oldu mu? “Öz” ile başlaması değil mi? Her şey de zaten özde başlayıp özde bitmiyor mu? İşte bu yönden bakmayı denersek başarı da özdeki farkındalıkla gelen, öze güvenle çok bağlantılı bir durum.

Eğer kendi başarılarının farkında ve öz potansiyelinin bilincinde olursan başka başarıların kapılarını aralamak hiç de zor olmaz.

Bunun için öncelikle özünü fark etmeye ve kabul etmeye yoğunlaşmalı ve bu süreci de özşefkatle desteklemelisin. Eğer bunları halledersen artık seni kimsenin tutamayacağına emin olabilirsin!

Güdümlü bir füze gibi ilerle.

Seçtiğin hedefe odaklı bir füze gibi ilerlemen çok önemli. Tabi ki arada düşüp kalkmalar olacak, motivasyon düşecek. Önemli olan gittiğin hedefe odağını bozmadan kalkıp devam edebilmek. Aynı şekilde bu hedefe giden küçük adımlarla çalışırken de en küçük adımda bile konsantre olarak çalışmak ve kendini yaptığın işe verebilmek de başarmanın en önemli anahtarlarından biri.

 Zamanın kölesi değil, efendisi olmayı öğrenmeye çalış.

Hedefe giden yolda zamanı yönetmek ve verimli kullanmak da bir başka önemli mesele. Örneğin bir şeye gereğinden fazla zaman ayırmak, yapılacak işi gereksiz yere ertelemek, yapılacak çok iş olduğunda hepsini halletmek için çok yetersiz zaman aralıkları koymak gibi hatalara düştüğün olmuştur. Gününü veya herhangi bir zamanını planlamayı deneyebilirsin. İlk başlarda bazı planladığın işleri ertelediğini, zamanını kaydırdığını veya hiç yapmadığını görmen normal. Kendi düzenini kendin bulacaksın, sadece biraz sabır ve istikrar gerekli.

Planlardan sıkılan biriysen de kendine uzun zaman aralıkları içinde yapmak istediğin bir hedef listesi oluşturman işine yarayacaktır. Mesela bir ay boyunca kendi hedefine giden yolda neler yapmak istediğini yazıp kendini küçük bir zamanla sınırlamadan ama hedeflerine yavaş yavaş tik koyarak kendini başarıya yaklaştırabilirsin.

Unutmaman gereken bir şey daha: Başarı dediğimiz kavram değişken ve önemli fakat her şeyden önemli değil. Bu etiketi kendine yapıştırıp sıkıca tutunduğunu hissediyorsan öncelikle o etiketi yavaşça sök alnından. Eline bir ayna alıp kendine de ki: “Ben başarı değilim, hem başarılı hem de başarısız olabilen nadide bir ruhum.”

Sevgi ve ilhamla kal!

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Kendini etiketlerle tanıtmaya yabancı olduğu için "Sen kimsin?" sorusuna her zaman en sevdiği aktiviteyle başlar: Filtre kahvesinin yanında çikolata yerken kitap okumaya bayılması mesela. Pamukkale Üniversitesinde Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalında lisans öğrencisidir. Spiritüel yaşama dalmayı seven, meditasyonla içli dışlı bir hayat yolcusudur. Çocukları çok sever ve ileride de onlarla çalışmayı hedefler. Yetişkin olmayı reddedip kendi gezegenindeki çiçekleri sulamaya devam etmeye çabalamaktadır. Hayattaki amaçlarından biri de yetişkin insanların içindeki solan çiçekleri diriltmelerine yardımcı olabilmektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir