fbpx

Potansiyelini Harekete Geçirecek Bir Teknik: Düşündüğünden Çok Daha Fazlasını Yapabilirsin!

Louis Zamperini…

Güney Kaliforniya’da doğmuş bir işçi çocuğu. Biraz serseri kendisi, sık sık başını belaya sokar. İçindeki enerjiyi kontrol edemeyen belalı tiplerden anlayacağınız. On dokuz yaşında spora başlayınca o bitip tükenmek bilmeyen enerjisi legal bir kanala akmaya başlar. Yine de Berlin Olimpiyat Oyunları’nda Hitler’in özel bayrağını çalar. Öylesine vahşi ve kural tanımayan bir ruh…

İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte asker olur ve Hawaii’den kalkan bir bombardıman uçağında görev alır. Kader bu ya, Louis’in uçağı Pasifik Okyanusu’nun derin maviliklerine çekilir. Louis ve bir arkadaşı, altı hafta boyunca köpekbalıklarıyla ve okyanusun hırçın tehlikeleriyle mücadele ederek sağ kalırlar.

Cankurtaran botlarıyla batı yönünde 2000 mil sürüklendikten sonra Marshall Adaları’nda kıyıya vurur ve Japonlar tarafından esir alınırlar. İki yıl boyunca görmedikleri işkence kalmaz. Dışkıyla dolu çukurlarda şınav çekerler, nefessiz kalana dek suya boğulurlar. Fiziksel ve psikolojik şiddetin her türlüsünü tadarlar.

İşin ilginç yanı, tüm bunlara rağmen yılmadan onları esir alanların lehine anti-Amerikan propagandası yapmayı reddederler. Savaş eziyetleriyle birlikte sona ererken Louis Zamperini, doğduğu Güney Kaliforniya’ya dönerek mutlu mesut yaşamaya devam eder. 97 yıllık ömrünün (benimki herhalde köpek balıkları kısmında sona ererdi) son günlerine dek çalışır, üretir. Ona “neşe virtüözü” adı verilir. Hikayesi iki kitaba ve Unbroken adlı filme konu olur.

İlham verici bir deli olduğu konusunda hemfikiriz sanıyorum. Bırakın hayatta kalmayı, tüm bunları yaşadıktan sonra eve dönüp üretken bir rutin edinmek…

Diyorum ya, ben daha köpekbalıkları kısmında korkudan gitmiştim.

Bu adamı hepimizden farklı kılan, bu kadar dayanıklı olmasını sağlayan neydi?

Zihnin tutumu…

İnsan potansiyeli söz konusu olduğunda herhangi bir alandaki en güçlü adamla sıradan olanı ayıran şey… Tamamen bakış açın, yaklaşmak için seçtiğin yol. Neyse ki içimizde var olan, öğrenilebilir, üstünde çalışılabilir ve (dolayısıyla) geliştirilebilir bir şey.

Siz sormadan ben söyleyeyim: Peki nasıl?

Potansiyelinizi harekete geçirecek bir tekniğe var mısınız?

Köpekbalıklarından kurtulabildiysek eğlenceli bir egzersizle devam ediyoruz yola.

  • Louis Zamperini’nin dayanıklılığı,
  • Shakespeare’in aşkı,
  • Leonardo da Vinci’nin yaratıcılığı,
  • Richard Branson’un başarıları,
  • Dalai Lama’nın spiritüelliği…

Gözlerinizi kapatın ve bakış açısından en çok faydalanmak (biraz ileri gidelim, o olmak) istediğiniz kişinin karşınızda durduğunu hayal edin. Hayal gücünüzde o kişinin bedenine süzülün ve her şeyi onun göreceği şekilde görün. Kendinizde geliştirdiğiniz özelliğe odaklanın ve edindiğiniz iç görüleri fark edin. Rol modelinizin bakış açısından kendinize aşağıdaki soruları sorun:

  • Neyi daha fazla yapmalıyım?
  • Neyi daha az yapmalıyım?
  • Ne yapmaya başlamalıyım?
  • Neyi yapmaya bırakmalıyım?
  • Neye ihtiyacım var?

Mümkün olan en kısa zamanda cevaplarınız doğrultusunda harekete geçin.

Bu tekniği her denediğinizde, potansiyelinizi daha fazla harekete geçireceğiniz için özgüveniniz, iyimserliğiniz ve dayanıklılığınız artacak. Elin serserisi (affedin ama öyle) köpek balıklarıyla savaşıp b*k çukurlarına düşüp 97 yaşına kadar “neşe virtüözü” olabiliyorsa; tutmayın beni, dünyayı değiştiresim var!

İçinizdeki potansiyele inandığınız, kendiniz olmaktan vazgeçmediğiniz (evet her yazımda bunu söyleyeceğim!) ve düşündüğünüzden çok daha fazlasını yapabildiğinizi bildiğiniz bir hayatın şerefine!

Yardımcı kaynak: Bugün Kaderinizi Değiştirecek 3 Şey, Paul McKenna

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Özgür doğasını arayan vahşi bir ruh. Ankara Fen Lisesi ve ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunu. Kavun, Sütlaç ve Bebe’nin annesi. İlişkilerle, kadın ve erkeğin özüyle kafayı bozmuş. Zekanın sadece özel durumlarda kullanılması gerektiğini bilir. Masallara ve kedilerinin sihrine inanır.