fbpx

Güzellik ve Estetik Hakkında Merak Ettiklerinizi Sorduk: Dr. Yasemin Savaş ile Sohbet

Kilosundan memnun olmayan ve kilo değişimi isteyen hastalarım, bu süreçte küçük uygulamaları bana da sık sık soruyor. Fark ettim ki insanların aklında hep benzer sorular var. Bu yüzden istedim ki, hep beraber konuşalım, bilgilenelim. Bugün sizlerle bilgisine ve eline çok güvendiğim Medikal Estetik Hekim Dr. Yasemin Savaş ile sizlerin soruları üzerine yaptığımız röportajı paylaşmak istedik. Hadi gelin hemen başlayalım.

Yasemin Hanım öncelikle zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Artık küçük şikayetlerimizi kolaylıkla çözebilir hale geldik. Gözaltı morlukları, cilt lekeleri, sivilceler ve dahasını soracağım ama sizce “güzellik nedir?” önce bundan başlamak isterim.

Herkese merhaba, sorular için oldukça heyecanlıyım!

Güzellik değişken bir kavram aslında. Kişiden kişiye, yaşına, cinsiyetine, içinde bulunduğu sosyal ve psikolojik duruma göre bile değişkenlik gösterir. Tarihler boyunca bunu bir kavrama dökmeye oldukça uğraşmışlar elbette. Bunun sonucunda da “altın oran” dediğimiz bir kavram çıkmış ortaya.

Altın oran, güzel bir bütünün tüm parçaları arasında ki tespit edilmiş değer-orandır.

Biz de medikal estetik hekimleri olarak bu oranı korumayı hedefliyoruz. Kişi bazen altın orana veya simetriye sahip olmasa bile, her yüzün kendine has bir uyumu var ve o doğallığın getirdiği uyum da sağlıklı bir güzellik diye düşünüyorum.

Genç kişilerde de bazen göz çevresi sorunları ile karşılaşılabiliyor. Bunun bir bakımı var mıdır? Neler yapılmalı?

Evet bu gerçekten benim programlarda en çok anlattığım, kapımı çalan hastaların en büyük şikayetlerinden birisi. Her şeyden önce yaşam şekline bağlı nedenleri var. Uyku problemleri, stres, sigara, vitamin eksiklikleri, sıvı kayıpları, dolaşım bozuklukları, cildin nemsiz kalması gibi sebepler var. Burada en temel şey, cilt tipini doğru bilmek ve belirlemek. Çünkü bu sayede ilerde olabilecek problemleri öngörebiliyoruz. Genetik olarak göz altı morlukları, göz altı torbaları gibi sorunlar olabiliyor.

Genç hastalarımız güneşlenmeyi çok seviyor ve güneşe fazla maruz kalıyor, bu da dolaşım bozukluklarına, elastikiyet kayıplarına veya ince çizgilere neden olabiliyor.

Öncelikle göz çevresinin nemini dengede tutmak önemli, o bölgede vitamin eksiklikleri varsa belirlemek ve tamamlamak gerekir. Bu evrede koruyucu ile ilerleyen yaşlarda oluşabilecek pek çok problemi oluşmadan önlemek mümkün hale geliyor. Vitamin enjeksiyonları, somon DNAları, kollajen aşıları ve kollajeni tetikleyecek ısı yada lazer teknolojileri veya botoks uygulamaları, dolgular, bu bölgede anlamlı değişimler yaratır.

Göz altı morlukları ve göz altı halkaları farklı şeyler mi ?

Aslında ikisi farklı şeyler. Göz altı morlukları, gözün altında ciddi anlamda renk pigmeninin yoğun olması nedeniyle oluşan renk koyuluğudur.

Göz altı halkası ise biraz daha ilerleyen yaşlarda eşlik eden bir sorundur. O bölgedeki yağ dokudaki kayıplar, kas dokusunda gevşeme, kemik dokusundaki erime, ciltteki sarkmayla birlikte hatta destek doku olan yağ dokunun sadece erimesi değil, yer değiştirmesi kemik dokunun erimesi ile birlikte yağ doku, kemik dokunun altından kayarak öne ve ileriye doğru gelir ve bir fıtıklaşmayla o bölgede torbalanmalar da eşlik edebilir. Boşluk oluşabilir, bu boşluklar zaman zaman sıvılarla dolup ödem oluşturabilir.

Çözümü var mıdır peki?

Çözümü var, örneğin göz altı morlukları için vitamin enjeksiyonları yada lazer teknolojileri uygulanabiliyor. Göz altı halkalarında ise boşluğu yerine koymak önemli. Göz altına hyalüronik asit dolgularla tamamen özel tekniklerle ve enjeksiyonlarla o bölgedeki boşlukların dolmasını sağlıyoruz. Çünkü boşluk, kişiyi yorgun ve mutsuz gösteren bir durum oluyor.  

Göz kapağı için ameliyatsız çözümler var mı?

Artık günümüzde bunlar mümkün. Ameliyat bir seçenek tabi ama ameliyat istemeyen hastalarımız için de seçeneklerimiz var. Göz kapağındaki düşüklük minimal düzeydeyse yine burada da botoks uygulamaları veya doldu uygulamalarıyla kaşı kaldırarak hafif bir açılma sağlayabiliyoruz ama gerçek göz kapağı düşüklüğünde plazma teknolojisinden faydalanıyoruz. Bu yöntem göz kapağı üzerindeki fazla yığılmanın buharlaştırılarak ortamdan uzaklaştırılmasını sağlıyor. Yapılan bu uygulama klinik ortamında yapılabildiği için son derece konforlu oluyor, kişinin sosyal hayatında kesinti yaratmamış oluyor. Sadece güneşten çok iyi korumak gerektiği için kış aylarında yapmayı daha fazla tercih ediyoruz.

Peki bu göz kapağı uygulaması ne kadar süre dayanır?

Bu tamamen kişinin cilt yapısına, elastikiyete bağlı aslında. Dokunun yaşlanma süreci yavaşsa 5-6 yıla kadar uzayabilir, hatta 10 yıldan bile bahsedebiliriz. Ancak hızlı bir süreçte 3-4 yıl ile sınırlı kalabilir. Bu evrede kişinin cildine bakması, dokularına bakması, cilt kalitesine yaptığı yatırımlara ve kişinin metabolik süreçlerindeki hıza bağlıdır.

Cilt konusunda çok fazla bilgi var aslında. Doğru-yanlış çok sık karışıyor. En büyük karmaşalardan birisi de “Güneş” olsa gerek. Güneş cildimizi yaşlandırır mı?

Evet bu konu gerçekten çok fazla soruluyor. Biraz kafalar karışmış diyebiliriz gerçekten. 🙂 Güneş çok ciddi bir enerji kaynağı, ülkemiz de bu konuda şanslı bir coğrafyada ama güneşten korunmalıyız. Çünkü cildin yaşlanması, kuruması veya pigment bozukluklarına, lekelere neden olan büyük bir etken. Tabii ki yaşlanmaya sebep olan sadece güneş değil, sağlıksız beslenme, sigara, stres, alkol gibi etkenler de oldukça önemli.

Gelen sorulardan birisi de ciltteki geniş gözenekler ve akneler, bunlar için neler yapılabilir?

Sağlıklı bir cilt için sağlıklı beslenmek oldukça önemli. Sağlıklı beslenmeyi iyi öğrenmek ve hayatımıza iyi entegre etmemiz gerekiyor. Özellikle su tüketimi çok çok önemli. Cildi temiz tutmak ve ona iyi bakmak yine en etkili yöntemlerden. Burada cilt bakımlarını devreye sokabiliriz aslında.

Cilde özel yapılan bakımlar ve karbon peeling dediğimiz uygulama bu şikayetler için en net sonuç aldığımız tedavilerdendir.

Zaten yan etki olmaksızın, sosyal hayatı aksatmadığı için oldukça rahat bir tedavi yöntemi oluyor. Uyguladığımız bu peeling sonrasında pürüzsüzlük, parlaklık, birçok lekenin kısa sürede açılması, gözeneklerin hemen sıkılaşması gibi geri dönüşler almak bizi mutlu ediyor elbette.

Bir de son olarak saçlara değinelim istiyorum. Yine çok gelen sorulardan birisi, aşırı saç dökülmesi. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Aslında günümüzde en sık rastladığımız sıkıntılardan birisi. Kadın erkek farketmeksizin bir çok etkene bağlı olarak saç dökülmeleriyle karşılaşabiliyoruz. Tabii burada geçici veya kalıtsal olarak da ayrılıyor bu dökülmeler.

Özellikle stres, beslenme, hormonal değişimler, hamilelik ve menopoz, yanlış kozmetik ürün kullanımı, saç boyatmadan kaynaklanan dökülmeler ve mevsimsel dökülmelerden çok fazla etkileniyoruz.

Bunu 3 şekilde gruplandırabiliriz;

  • Tepe bölgesinde, saç çizgisinin 2 cm gerisinde başlayan dökülmeler
  • Tepe bölgesindeki yoğun dökülmeler
  • Tüm kafa bölgesindeki dökülmeler

İlk olarak saç dökülmesine neyin sebebiyet verdiğinin belirlenmesi gerekli. Bunun için de bireyin içinde bulunduğu yaşamı ve ruh halini iyi analiz etmesi gereklidir. Ama en önemlisi saç dökülme şüphesi duyulduğu anda bir doktora başvurmaktır.

Doktor durumunuza göre size uygulanacak saç mezoterapisi, ilaç tedavisi, kök hücre ile saç tedavisi, saç bakımı, PRP kürü gibi tedavi sürecine kadar verecektir. Geç kalınmış saç dökülmesi vakalarında ise saç ekimine başvurmak gerekir.

Aktardığınız bilgiler için çok teşekkür ederiz Yasemin Hanım. Umuyoruz ki birçok insanın sorularına ortak bir cevap oluşturabilmişizdir.

Davetiniz için ben teşekkür ederim. Ortaya çıkabilecek bu sıkıntıları öncesinde önlemek tabi ki çok daha önemli. Umarım verimli olmuştur. Daha detaylı bir destek için bana da direkt olarak danışabilirsiniz. Sevgilerimle. 🙂

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

İnsanların hayatına dokunmayı seven ve mesleğinin bu yönde olması adına Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih eden Zeynep Ekici, 2018 yılında İstanbul Gelişim Üniversitesinden başarı ile mezun oldu. Eğitim hayatı boyunca bir çok seminer ve kursa katılarak kendini geliştirirken, Renkli Diyet, Fark Etmeden Diyet, Nutrist Beslenme ve Danışmanlık Merkezi, İyi Beslen Dengeli Yaşa Kliniği gibi Nişantaşı’nda bir çok merkezde intern diyetisyen olarak çalışmıştır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Şişli Kolan Hospital, İstanbul Obezite Akademisi ve Diyetkolik.com da intern diyetisyen olarak görev almıştır. Mezun olur olmaz Plena Physiyo & Pilates ve Nişantaşı Merve Akkaya Güzellik Merkezi’nde diyetisyen olarak görev almıştır. Online Diyet sistemi ile disiplinli bir hasta takibi sağlamaktadır. Diyet kelimesinin önyargısını kırmak ve yasaklar olmadan, önemli olan şeyin dengeli beslenmek ve dengeli yaşamak olduğu mottosunu savunmaktadır. Genç diyetisyenler internet sitesi, DiyetMag dergisi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Tadımlık dergisinde çeşitli yazıları olan Zeynep Ekici, ekibimizin bir parçası olarak aramıza katılmıştır.