fbpx

Anne ve Babanla Olan İlişkin Hayatını Nasıl Etkiliyor? Dişilik Eğitmeni Işıl Gence’ye Sorduk!

Merhabalar Işıl Hanım, tekrar hoş geldiniz!

Öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Hiç vakit kaybetmeden sorulara geçelim istiyoruz.

Merhabalar. Asıl ben teşekkür ederim.

Daha önce de Dişi enerji ile ilgili çok keyifli bir röportaj yapmıştık. Okuyucularınızdan çok güzel geri dönüşler aldım, çok mutlu oldum. Hepinize çok teşekkür ederim.

Annemizle olan ilişkimiz, hayatımızı nasıl etkiler diyerek başlayalım sorularımıza.

Annemiz ile olan ilişkimiz daha anne karnında başlar. Anne karnında ondan beslenirken aynı zamanda annenin yaşadığı ve hissettiklerini hisseder, sanki kendi hislerimiz gibi içselleştirebiliriz. Tabii bunun bilinçli bir şekilde farkında olamıyoruz.

Daha sonra bilinçaltımız, 0-7 yaşına kadar yaşanan olayları (mantık filtresi henüz net olarak devreye girmediğinden ötürü) duygular yoluyla bir mantık kurarak kayıt eder. Bu kayıtları evdeki tüm aile fertleri ve içinde yaşadığımız toplum da dahil olmak üzere duyduğu, gördüğü veya hissettiği şeyler için de yapar.

Ancak anne-baba kendi yaşanmışlıklarını sundukları ve yaşayarak gösterdikleri için bu konu da önemlidir. Anne ve babanın hayatımızın tüm alanlarında %50 %50 etki ettiğini düşünebiliriz. Özellikle sevgi alanında bizi ve ilişkilerimizi etkiler. Anne-babadan alamadığımız sevgi (burada göremediğimiz demiyorum) yaşamdan genel olarak almamıza ve vermemize engel olur.

Dişi enerjinin ilk örneği Anne’dir. Kadın olarak baktığımızda dişi enerjimizi anneden ve anne atalarımızdan alırız. Dişi enerji ile bahsettiğim duygular, yaratıcılık, sevgi, şefkat, almayı bilmek, kabul etmek, güven, anın tadını çıkartmak kalmak, akışta olmak ve şifa gücünü hatırlamaktır. Bu açıdan annemiz ile ilişkimizi sadece görünürde değil gerçekten kalpten olarak, yani içten bir şekilde düzeldiğinde hayatımızın sevgi alış ve veriş dengesini oturtabilir ve dişi enerjimizi bütünleştirebiliriz.

@thelovedesignedlove

Annemizle nasıl barışabiliriz? İlişkimizi nasıl şifalandırırız?

Annemizle barışmak ona içtenlikle tam kalpten kabul vermek ve saygı duymak demektir. Burada en önemli olan kelime ise saygıdır. Özellikle anne ve babaya göstermemiz gereken saygıdır. Çünkü aile sistemi gereği sevgi akışı büyüklerden küçüklere akar. Bu sevgi akışı küçükten büyüğe gösterilmeyen saygı ile sekteye uğrar. Saygı çok geniş bir kavram olmakla beraber şöyle açıklayabilirim: Annemizin yaşam yolu, davranışları, ilişkileri, hayattaki seçimleri bize doğru veya yanlış gelen yaptıklarını düşünerek yargıladığımız her an ona saygısızlık etmiş oluruz. Söylememize gerek yok, biliyorsunuz, enerjisel alanda zaten çalıştığı için direkt hissedilir. Böyle bir durumda anne veya baba göstermese bile içten içe kırılır ve farkında olmadan sevgi akışı yavaşlar, alamaz ve veremez hale gelir.

Tabii bu arada bir kadın olarak dişi enerjisine de saygı duymadığımız için ondan dişi enerjisini de alamaz hale geliriz. Bizde ne olduğunu anlamaz bir halde alamadığımız sevgiyi dışarıda bir başka yerde bulmak için sevgi arayışına çıkarız. Ve sonrasını aşağı yukarı hepimiz biliyoruz…

Anne ve babaya tam kabul ve saygı, onlarla ilişkilerimizi şifalandırmak için çok güzel bir başlangıç olacaktır.

Peki ya babamızla olan ilişkimiz? Aile ilişkilerimizi şifalandırmak gerçekten bu kadar önemli mi?

Babamız için de aynı şeyler geçerlidir.

Baba eril enerjinin bildiğimiz ilk örneğidir. Eril enerji; mantık, güç, koruyup, kollamak, objektiflik, netlik, kararlılık, yaşamda ilerlemek, eyleme geçmek ve verme enerjisidir.

Aynı şekilde babamıza da saygı göstererek başlamalı ve eril enerjisine saygı duymalıyız. Aile ilişkilerimizi şifalandırmak gerçekten bu kadar önemlidir. Gerçekten ruhsal ve içsel olarak gelişmek istediğimizi düşündüğümüz zaman bir 10 gün kadar hiç ayrılmadan ailemizle vakit geçirelim. O zaman neler yaşıyorum? Neler ile çalışmam gerekir? Hangi duygusal durumlar ortaya çıkıyor? Çok açık ve net olarak şifalanan ve şifaya ihtiyaç olanı görebilirsiniz…

Dişil enerjimizin gücünü başka hangi sebepler yüzünden hissedemiyor olabiliriz?

Dişi enerjimizi hissedemiyor olmamızdaki en büyük engellerden biri bilinçaltı korkularıdır. Bu korkulardan daha önce bahsetmiştik; değersizlik, sevilmeme, kaybetme, teslimiyet, güvensizlik gibi derin korkularımız olabiliyor. Bu korkular yüzünden kendimi değerli hissetmediğim için güzelliklere layık olmadığımı, sevilmeyi hak etmediğimi bilinçli olarak düşünmesem bile derinde böyle hissederek dişi enerjinin değerlilik, sevgi, almak gibi kavramlarına uzak kalabiliyoruz. Aynı zamanda kişinin sadece kendine özel negatif bilinçaltı inançları olabiliyor. Bu negatif inançlar yaşamda tekrarlanan kısır döngüleri yarattığı gibi tekrarlanan negatif duygular yaratıyor: Endişe, kaygı, panik, suçluluk, çaresizlik ve öfke gibi…

Bu negatif duyguların kaynağını dönüştürmeden dişi enerjinin neşe, güven, huzur, sevgi, şefkat, kabulde olmak gibi muhteşem duygularını hissetmekte zorlanıyoruz. Tabii bunun yanında dişi enerji ile ilgili ataerkil sistemin getirdiği kişisel ve toplumsal yargılar da var. Bunlar da başlı başına dişi enerjimizi hissetmemize engel oluyor. Böylece dişi enerjinin güzellikleri yerine geçmişe takılıp kalma, aşırı eril enerjiyi çalıştırma, kabul vermeme, kontrol etmeye çalışma, teslim olmamama, akışa güvenmeme gibi davranışlar gösteriyoruz.

Bahsettiğimiz tüm bu negatif etkileri dönüştürebilir miyiz?

İnsan kadın ve erkek ayırmadan yaşam yolunda ruhsal olarak kendi öğreneceklerini öğrenerek ve kendini dönüştürerek devam ediyor. Bütün bunları değiştirmek için önce karar vermek ve bu yolda içindeki bütünlüğü, varlığını, değerini ve zihin dışında ilahi bir plan olduğuna güvenerek devam etmek gerekiyor.

Sen karar verdikten ve bunun için niyetlerini koyduktan sonra dönüşmeyecek bir şey olmuyor. Eğer varsa bile ya alacağını henüz alamadığından ya da daha iyisi için hazır olmaya hazırlandığından oluyor.

Ben bu konuda bireysel olarak veya seminerlerimde dönüşmek isteyen ve kendilerine inanıp bahsettiğim konularda kendileri ile çalışmaktan vazgeçmeyenlerin dönüşüm hediyelerini yaşamdan almadıklarını görmedim.

Yaşam bu değil mi?

Ben de sen de hepimiz hep birlikte farkındalıkla, sevgi ile dönüşüyoruz.

Enerjiniz, emeğiniz için çok teşekkür ederiz. Takipçilerimiz size nasıl ulaşabilirler?

Ben teşekkür ederim. Her zamanki gibi KİK le sohbet etmek çok güzel.

Bana Instagram’dan @isilgence hesabını takip ederek, veya www.isilgence.com‘dan ulaşabilirler.

Kapak görseli: lightanddwell.com

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Özgür doğasını arayan vahşi bir ruh. Ankara Fen Lisesi ve ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunu. Kavun, Sütlaç ve Bebe’nin annesi. İlişkilerle, kadın ve erkeğin özüyle kafayı bozmuş. Zekanın sadece özel durumlarda kullanılması gerektiğini bilir. Masallara ve kedilerinin sihrine inanır.