fbpx

İnsanların Senin Hakkında Ne Düşündüğünü Önemsemediğinde Bu 5 Şey Olacak

Restoranda verdiğimiz siparişten spor salonunda yaptığımız antrenmana kadar, başkalarının ne düşündüğünü fazlasıyla önemsiyor ve hareketlerimizi onlara göre şekillendiriyoruz.

“Beni yargılıyacaklar mı?”

“Aptal olduğumu mu düşünecekler?”

Aklımızda gezen binbir tilkiyle; o çok kıymetli enerjimizi, başkalarının ne düşündüğünü tahmin etmeye harcıyoruz. Aferin bize! Hayatımız ne kadar etkileniyor, yolumuz nasıl değişiyor onun bunun gözünde güzel sıfatlar kazanmak için?

Çözüm kolay ama bir o kadar da zor, biliyoruz. Bunu başarabildiğinde kucaklayacağın güzellikleri hatırlatmak istedik. Hazırsan, başlıyoruz.

Özgür hissedeceksin!

Başka insanların seni, kararlarını, seçimlerini ve davranışlarını nasıl gördüğünü zerre umursamamak… Şu fani dünyada elde edebileceğimiz en büyük özgürlük: Koruyucusuz, katkı maddesiz, zartsız zurtsuz kendin olmak… Nasıl giyindiğinden tut kariyerin için çizdiğin yola kadar, kendin olmanın hazzı…

Gerçekten “sen” olduğunda ve başkalarının düşünceleriyle seçimlerin arasındaki bağı kopardığında tüm olasılıklar önüne serilecektir.

İnsan ilişkilerin güçlenecek.

Başkalarının ne düşüneceğini önemsemeden seçimler yapmaya başladığında insanlar “gerçek seni” görme fırsatı yakalayacaklar.  Bu gerçeklik, inan bana, göz kamaştırıcıdır. Maskelerden arınmış o yalınlık içindeki özgün rengi görmelerine olanak verecektir. Tüm bu samimiyet, ilişkilerine yansıyacak ve uzun vadede sana mutluluk olarak dönecektir.

Neyi başarmak istediğini keşfedeceksin.

Ali’nin, Ayşe’nin, konu komşunun görüşleri önemsiz olmaya başladığında kişisel hedef ve tutkuların gün yüzüne çıkacak. Toplumun yargılarını, düşlerini okyanusun erişilmez derinliklerine hapseden bir yük gibi hayal et. O yükü taşımamayı seçtiğinde sana dair ne varsa görülür olacak. Bu hayata gelme amacın, en büyük tutkun… Keşfetmeyi beklediğin her neyse önüne serilecek.

Hayatındaki stres azalacak.

Şu dünyanın en yorucu şeyi nedir, biliyor musun? Olmadığın biri gibi davranmak.

“Ali’yi üzmeyeyim, Ayşe beni daha çok sevsin” diye şekilden şekle girmek. Kendin olduğunda bu stresin tamamı eriyecek. O güne kadar başka biri gibi davranmanın ruhunda gereksiz bir stres yarattığını farkedeceksin.

Ciğerlerinin yarısı o stresin dumanıyla doluymuş da, ilk kez gerçekten nefes almaya başlamışsın gibi…

Birilerinin seni sevmemesi o kadar da umrunda olmayacak.

“Daha entelektüel olsam daha iyi olacak.

Daha eğlenceli birisi olsam daha iyi olacak.

Daha sakin ve havalı olsam daha iyi olacak.

Daha canlı ve neşeli olsam daha iyi olacak.

Daha şöyle olsam daha böyle olacak…”

Hala bazıları tarafından sevilmemenin suçunu kendinde arıyorsun. İstersen böyle devam edebilirsin; ama seni temin ederim ki bu yolun sonu yok. Birileri seni onaylamayacak. Birileri yaptığını yanlış bulacak. Birileri senin çok yapmacık bir insan olduğunu düşünecek. Birileri fazla geveze olduğunu düşünecek. Birileri fazla sinsi olduğunu… Hatta birileri seninle alay edecek. Sen istesen de istemesen de bu hep olacak. Asıl soru; tüm bunlar karşısında sen kim olacaksın?

Odağını yalnızca kendi üzerinde tuttuğunda, diğer insanların seni hırpalama gücünü onların ellerinden bir çırpıda alacaksın!

Yardımcı kaynak: https://www.niashanks.com/benefits-not-caring-people-think/

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Özgür doğasını arayan vahşi bir ruh. Ankara Fen Lisesi ve ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği mezunu. Kavun, Sütlaç ve Bebe’nin annesi. İlişkilerle, kadın ve erkeğin özüyle kafayı bozmuş. Zekanın sadece özel durumlarda kullanılması gerektiğini bilir. Masallara ve kedilerinin sihrine inanır.