fbpx

Parayla Olan İlişkini İyileştir: Tasarruf Yolunda Altın Adımlar!

Ah kredi kartları! Kaçınılmaz borç döngüsü nasıl başlıyor?

Bir arkadaşınla AVM’de yemeğini yedin. Yemek sonrası işe gitmeden önce şöyle bir vitrinlere bakındınız ve bir de ne göresin? Ay olamaz! O senin bayıldığın ve neredeyse iki maaş toplamın kadar pahalı olduğu için alamadığın kırmızı ayakkabı %70 indirimde! Mağazaya girerken ağlamak üzeresin, içinden dualar ediyorsun: “Lütfen numarası bitmiş olmasın lütfen!” İçeri girip öğreniyorsun ki, bitmemiş! Çok şanslısın! Çok istediğin ayakkabı, hem de senin numaran indirimde.

Fakat farkında değilsin ki yine de maaşının yarısının üzerinde bir rakam ödeyeceksin. Çünkü ayakkabı senin 2 maaşındı. Ama olsundu; zaten senin aşırı şapşahane bir kredi kartın vardı!

Yani senin bu ayki gelirinden değil de bundan sonrakilerden parça parça çıkaracaktı acısını. Ama bilir misin ki 12 ay taksit yapsan bile o para senin gelirinden faiziyle eksilecek? Yani şimdi o ayakkabının esas fiyatı üzerine bir de ekstra para gidecek gelirinden.

Sonra o kartın borcunu kapatıp rahatlama dürtüsü seni kredi kartı kullanımının bir tık ötesine itiyor ve ta-da! Bir de bakıyorsun ki kendini blabla bankasının kredilerden sorumlu uzmanının karşında bilmem kaç liralık kredi çıkacak mı diye merakla beklerken buluyorsun!

Peki bunun sonu ne?

Sonu genelde hüsran, hacizler, maaşa el koymalar, kara listeler, biten evlilikler, aile içi problemler vs. Götürebildiğimiz yere kadar götürürüz örnekleri. Ben şimdi bu mevzunun patolojik, psikolojik, sosyolojik vb. hallerini irdeleyecek değilim. Ama kendi mantığımla edeceğim bir iki laf var.

Tasarruf yolunda altın adımlar!

Kural 1: Tasarruf, akıllı insanın yaşam tarzı olmak zorundadır.

Özetle mühim olan tasarrufu bir amaç, varılacak bir yol olarak değil, hayatının bir parçası haline getirip daimi olarak uygulayabilmek. Misal, kas yapmak için spor yapıyorsun, kaslar çıktıktan sonra bıraktın. Ama bil bakalım iki-üç ay sonra ne olacak? Kullanmadıkça kasların da fıs diye sönecek. 🙂 Buna karşın, sağlıklı ve zinde olabilmek için bu yola girdiysen her daim çivi gibisin demektir. İşte, onun gibi düşünebilirsin.

Kural 2: Kredi kartlarından kurtulmaya bebek adımlarıyla başlanabilir.

Şimdi sakince o kredi kartlarını elinden bırak. Tamam tamam, hemen panik yaşama. Bu ay, sırf kendini garantide hissetmek için cüzdanında tutup o hiç kullanmadığın 5 kartı iptal ederek işe başlayabilirsin. Bana sorarsan kullandığın iki kartı da yok et ki düzlüğe bir an önce çıkabilesin. Ama şimdilik bebek adımlarıyla başlayabilirsin.

Kural 3: Bilinçli kullanıcı not almayı ihmal etmez.

Borçlar kapanana kadar kemerleri sıkıyorsun, nasıl mı? Kredi kartı ekstreni eline al ve yanında bir de kalem ve not defteri…  Şimdi o ekstreden almasan da olabilecek tüm kalemlerin üzerini çiz ve bu ay onlardan uzak dur. Mutfak alışverişinde de aynı şeyi yapmalısın. Sağlıklı beslenmek hem ucuz, hem iyidir. Her gün “Aman canım, bir bu keyfim var” dediğin bazı kalemlerden de uzak duracaksın; mesela her gün o kahveciye gitmesen de oluyor! İnan bana.

Evet iyi gidiyorsun; kararlı olmak harika, borçlar da yavaş yavaş kapanıyor. Gelir-gider dengesi uyuma geçti gibi çünkü farkındalığın yükseliyor. Şimdi artık daha bilinçli bir liste yapma zamanı geldi.

Neye ne kadar harcıyorum? sorusununun cevabını gerçekçi ve ayrıntılı bir şekilde vermeye başladığında muhtemelen o müsriflik kalemlerin de iyiden iyiye çıkacak ortaya. Zaten kuralların sonunda asıl mevzunun görünmeyen küçük kalemlerden çıktığını fark edeceksin. Şimdi harcamalarını gelir gider cetvelinde listeleyeceksin ki önümüzdeki aylar ve geçen aylarla mukayese edebilesin. Biraz sıkıcı ve zor bir iş biliyorum, ayrıca zaman ayırman gerekiyor ama istikrarlı olup kararlı devam edersen başarı kaçınılmaz.

Kural 4: Her zaman durum değerlendirmesi yapılmalı.

Şimdi listeleri değerlendirme zamanı. Neye ne kadar harcadığını gördün. “Olmazsa olmaz”larınla, “olmasa da olur”larını iyi biliyorsun artık. Bence bu noktada kendini takdir etmelisin. Çünkü kendinle yüzleşmeyi başardın. Şimdi bir karar dönemecindesin! Ya gelirini arttıracaksın ya da giderini azaltacaksın. Gelir arttırmak bir düzen içinde evrilip giden için zor bir durumdur ama en azından ek bir iş yapana kadar gider azaltmanın yollarını bulabilirsin. Kimi bilir belki de bunda o kadar başarılı olursun ki ek işe gerek bile kalmaz.

Giderleri azaltmak için birkaç ipucu!

Giderlerini kontrol edebileceğin bir sistem geliştir.

Harcamalarını nakit kartınla yapmayı deneyebilirsin. Bunun ilk nedeni, harcamalarının dökümüne daha kolay ulaşmak. Bankaların akıllı telefon uygulamaları bu konuda müthiş bir destek bana kalırsa teknolojinin iyi taraflarını sonuna kadar kullanmaya bayılıyorum. Harcamaları kartla değil de nakit olarak yapmayı destekleyenler de var zira paraya dokunup somut varlığını hissetmek harcarken bizi nasıl kazanıldığını düşündürttüğünden daha kontrollü oluyormuş. Doğru-yanlış diye bir şey yok. Sana hangisinin daha iyi geldiği önemli. Fakat, eğer böyle yapmayı tercih edersen bu kez harcamaları fiş üzerinden kontrol etmeyi unutma!

Toptan alışverişin gücü!

Toptan alışveriş ve kampanyaları tuvalet kağıdı, deterjan, şampuan gibi bittikçe yenilenen, sürekli olarak kullanılan ürünlerde kullanabilirsin. Artık hangi ürünün hangi boyutunun hangi markette kaç lira olduğunu gösteren karşılaştırmalı uygulamalar da var oradan da takip edilebilir. Akıllı telefonların muhteşem yanları da var!

Ev ekonomisi için bilmen gerekenler…

Gece belirli bir saat sonrası elektrik indirimli olduğundan çamaşır ve bulaşık makinelerinin kullanımını bu saate bırakabilirsin.

Beyaz eşya demişken alırken zaten A+ olmasına dikkat edilmesi gerektiğini herkes biliyor artık. Buzdolabının ısı ayarı, klimanın filtre temizliği damlatan musluk, kombinin ayarları ufak tefek sorunlar gibi görünse de dikkat edilmediği zaman el birliği ile faturaları ikiye katlamaları işten bile değil. Kombi, klima seçilirken evin metrekaresini göz ardı etmemek çok etkili ve önemli bir durum. Artık enerji harcama oranı çok düşük, tasarruf ampulleri önemli bir diğer konu. Ütünün en fazla enerji tüketen ev aletlerinden biri olduğunu bilmeyen kalmadı, kireçlenmemesi için içme suyu kullanmak ve toplu bir biçimde yapmak ayrı ayrı zamanlarda yapmaya oranla 3 kat enerji tasarrufu sağlıyor. Zira ütü ısınması esnasında çok enerji harcayan bir alettir.

Ev temizliğini kendim yapıyorum ve çok ciddi bir para tasarruf ettiğimden eminim. Üstelik herkesin temizlik anlayışı farklı.  Temizliği yapıp gidenin ardından, bir de ben üzerinden geçtiğimden beri sağlıklı olduğum müddetçe temizliği kendim yapmaya karar verdim.

Kişisel bakımının ne kadarını evde yapabilirsin?

Kişisel bakım işleri özellikle kuaför salonunda harcanan çılgın paralar ve deli zamanlar hiç bana göre değil. Genellikle kendim yapıyorum bu işleri saç kesimi dışında. Artık kuaförlerde bulunan birçok aleti ev için de ürettiler. Cilt bakımı, vücut bakımı, mani, pedi, fön, maşa genellikle kendi yaptığım işlerden. Deneyebilirsiniz!

Gıda alışverişine gelince…

Gıda alışverişinde sebze ve meyveyi kilolarca değil de günlük ihtiyacımı karşılayacak şekilde almaya başladım. Hem taze oluyor hem de çürüyüp çöpe gitmemiş oluyor. Ayrıca bazı büyük marketlerin kendi adına çıkan ürünlerini denemeyi severim fiyatı kesinlikle diğer markalara göre daha uygundur. Ve büyük güvenilir markaların fabrikalarında üretilir. Ama elbette yine de içeriğe bakmakta fayda var.

Yemeği dışarıdan söylemek yerine evde hazırlamak hem daha sağlıklı hem de daha ekonomik. “Hiç mi dışarıdan söylemeyelim?” ya da “Bir AVM gezisinde acıkınca yemeyelim mi?” diye sorarsan, evet elbette arada bir güzel bir yemek nefis oluyor ama her zaman değil. Yemek meselesini kapatmadan önce eklemek isterim yine kendi deneyimimden ben iş yerime evde hazırlayıp yanımda götürüyorum öğle yemeğimi ve ara öğünlerimi.

Aboneliklerini gözden geçir!

Spotify, Netflix, Digiturk, bilmem ne… O aplikasyon, bu aplikasyon… Yenilenmek zorunda olan abonelikleri gözden geçirebilirsin. Hangilerini gerçekten kullanıyorsun? Hangileri öylece duruyor?

Evet en sıkı başlıklardan biri, gardırop meselesi… Kapsül gardırop!

Bu konuyla ilgili de ayrıca bir yazı yazacağım kesinlikle ama kısa başlıklar halinde belirteyim; iki küçük gardırop (küçük gardıroptan kastım neredeyse bebek dolabı ebatlarında) dediğim ve iki de çekmece içinde yaşıyorum toplamda. Çok mutluyum ve bir tık ötesinde hiç zorlanmadan tek bir dolaba geçebilirim. Artık iyice benimsediğim alışveriş kurallarım var. Kesinlikle bir stilim var ve bunu iyi bildiğim için dışına çıkmıyorum. Bir tür kapsül gardırobum var diyebilirim ve mutlu muyum? Evet fazlasıyla. Kombin yapmak çok kolay sabah ne giyeceğini düşünmemek harika.

Çılgınca tüketim aslında kendini tüketmenin, hazıra konmak ise tembelliğin farklı bir versiyonu. Hem kişiye, hem çevresine, hem ülkesine zarar veren bir durum. Mühim olan sağlıklı, farkındalığı yüksek, işini gücünü seven, yaşam amacının peşinde, kendini daima geliştirme odaklı bireyler olabilmek.

Herkes bu bilinçte yaşayınca sistem de değişmek zorunda kalacak. Ve böylelikle üretim-tüketim dengesi değişecek. Sen almadığın her kırmızı ayakkabıyla bir kez daha sistemin çarkına girmediğini ya da bunun farkındalığını hissedeceksin. Bu farkındalığın sayısı arttıkça dünyadaki denge daha hızla değişmeye başlayacak.

Para ve mutluluk ilişkisi

Harvard Üniversitesi tarafından yapılan uzun soluklu bir çalışmada mutlu bir hayatın sırrının kazanılan para veya elde edilen şöhretle ilgisi olmadığını çıkarmış ortaya. Sağlıklı ve mutlu bir ömrün sırrı; ailen, arkadaşların ve eşinle olan ilişkinin sağlamlığına dayanıyor.

Kolombiya Üniversitesi’nde ise Prof. Dr. Elizabeth Dunn para ve mutluluk ilişkisi hakkında bir araştırma yapmış. Araştırma sonuçları bilim adamlarını şaşkına çevirmiş. Çünkü araştırma sonucuna göre, geliri iki kat artan insanların mutluluğu yüzde yüz değil, yüzde 9 artmış.

Özetle, parayla mutluluk birbirinden apayrı kavramlar diyor bilim adamları. Tıpkı elma ile armut gibi… Her ikisi de birbirinden güzel, ama bir o kadar da birbirinden apayrı kavramlar!

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir