fbpx

Film Gecesine Hazır mısın? Sinemanın Yeni Dahi Çocuğu Christopher Nolan ve 3 Film Önerisi

Filmlere geçmeden önce sinemanın “yeni” dahi çocuğu ile ilgili muhtemelen bilmediğiniz ve ilginç bulduğum birkaç bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

  • Yönetmen, e-posta kullanmıyor. Asistanı çok önemli bir mail gelirse yazıcıdan çıkartıp kendisine iletiyor. 
  • Yönetmenin neredeyse bütün filmlerinin bestecisi Hans Zimmer’dir.
  • Senaryolarının büyük bir çoğunu kardeşi Jonathan Nolan ile birlikte yazıyor. 
  • Hafta sonları asla çalışmıyor. Hafta sonu mesailerine oldukça karşı.
  • Tam bir çay bağımlısı. Her yere sıcak çay dolu termosuyla gidiyor. 
  • Senaryolarını babasının daktilosunda yazıyor.
  • 10 filminden 8’i IMDb Top 250 listesinde.

The Prestige (Prestij) / IMDb-8,5

Sihirbazların saygın ve dahi olarak görüldüğü bir dönemde İngiltere’de iki genç sihirbaz Alfred ve Robert, kariyerlerine yakın arkadaş olarak başlarlar. Gösterilerini birlikte yapmaktadırlar. Arkadaşlıkları, Robert’ın eşinin bir gösteri sırasında ölmesiyle son bulur. Çünkü Robert karısının ölümünden Alfred’i sorumlu tutmaktadır. Ve böylece ikili arasında uzun yıllar sürecek bir ölümcül rekabet ortaya çıkar. 

Bir sihirbazlık gösterisi 3 bölümden oluşur; vaat bölümünde sihirbaz seyirciye bir nesne gösterir. Dönüşüm bölümünde sihirbaz bu sıradan nesneyi alışılmadık bir şekilde sıra dışı bir hale dönüştürür. Son bölüm olan Prestij’de ise beklenmedik ve şok edici bir biçimde gösterisini bitirir. İşte film de bir sihirbazlık gösterisi gibi 3 bölüme ayrılmış ve beklenmedik – şok edici bir şekilde bitirilmiştir.

“Siz sırrı çözmek değil, kandırılmak istiyorsunuz.”

Filmle ilgili vermek istediğim diğer bilgiler kısaca şöyle:

  • Film bir bölümünde de Nikola Tesla ve Thomas Edison’un rekabetine de yer verir. Birisi şu an tarihin tozlu raflarına gömülüyken bir diğerinin adı ders kitaplarına girmiştir.
  • Film aslında bir trajedidir. Uzmanlık alanı seyircisini kandırmak olan sihirbazlar, kendi illüzyonlarında kaybolurlar.
  • Filmle ilgili küçük bir diğer bilgi olarak; Alfred karakterinin çocuğu rolünde karşımıza çıkan bebek, Christopher Nolan’ın kendi bebeğidir.

Inception (Başlangıç) / IMDb-8,8

Duvar Kağıtları ID:610318

Cobb bir rüya hırsızıdır. Zihnimizin en savunmasız olduğu anlarda insanların rüyalarına girer ve bilinçaltının derinliklerindeki sırları çalar. Bu özelliği ile aranan casuslar arasına girmiştir. Ancak son çalışmasında işler ters gider. Kendisini ve ekibini kurtarmak için bir anlaşma yapar. Bu defa bilinçaltından bir fikir çalması değil, yerleştirmesi gerekmektedir.

Yönetmenin filmin senaryosunu yazması 10 yılını almıştır. Bu süre zarfında en çok zorlandığı şey rüya ekibini yaratmak olmuş. En sonunda en doğru bildiği şeyi yani film yapım sürecinden ilham alarak ekibi oluşturmuş. Bu hesaba göre Cobb, yönetmen;  Arthur, yapımcı; Ariadne, yapım tasarımcısı; Eames, oyuncu; Saito, stüdyo; Fischer da seyirci oluyor. Ayrıca filmin ana karakterlerinin baş harfleri birleşince “Dreams” yani “Rüyalar” kelimesi oluşuyor.

“Bir şey sorayım. Rüyanın başlangıcını hiç hatırlamazsın değil mi? Olup bitenin ortasında bulursun kendini.”

  Filmle ilgili vermek istediğim diğer kısa bilgiler ise şöyle:

  • Sıfır yer çekiminin olduğu otel sahneleri bilgisayar tekniği kullanılmadan çekildi. Bunun için 360 derece dönebilen set tasarlandı. 
  • Nefes kesici özel efektlerin sırrı, yönetmenin efektleri post prodüksiyon sürecine bırakmadan çekim sırasında editlemesi.
  • Film Japonya’da yayınlandığında, karışıklığı önlemek adına televizyonun köşesinde o esnada hangi katmanda olunduğu yazılmış.  
  • Robert Fischer’a su getiren uçuş görevlisi, Christopher Nolan’ın kuzeni Miranda Nolan’dır.

Dunkirk / IMDb-7,9

Film, ikinci dünya savaşı sırasında gerçekleşen ve savaşın seyrini değiştirdiğine inanılan Dunkirk Tahliyesi’ni konu ediniyor. Filmle ilgili bilgilere geçmeden önce kısa bir tarihi bilgi vermem gerekiyor: 

Tahliye, İngiliz tarihinde çok önemli bir yer tutuyor. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında 1940’da Fransa’yı işgal etmesinin ardından İngiliz ordusu ana karaya çıkarma yapmıştı. Alman ordusu karşısında tutunamayan çoğunluğu İngiliz, Fransız ve Belçikalı askerlerden oluşan ordu 400 bin kişi Dunkirk sahilinde sıkışıp kalmıştı. Nazi ordusunun Hitler’in emriyle hız kesmesinin yarattığı kısa bir boşluk ortamında İngiliz hükümetinin çağrısıyla sivil teknelerin de dahil olduğu bir kurtarma operasyonuyla bu askerlerin 338 bini İngiltere’ye dönmeyi başardı. Nazilerin tereddüdünün nedeni hiçbir zaman netleşmezken, İngiliz ordusunun imha olmaktan kurtulması savaşın da kaderini değiştiren anlardan birisi olarak kabul ediliyor.

Film, hava-deniz-kara olmak üzere 3 parçadan oluşuyor. Kara bölümü 1 haftalık, deniz bölümü 1 günlük, hava bölümü 1 saatlik zaman dilimini kapsıyor. 3 farklı zaman ve mekanda 3 farklı karakter var. Bunların filmin sonunda birleşmeleri çok zekice yapılmış. Bu 3 karakterle duygusal açıdan herhangi bir bağ kuramıyoruz. Film onları tanımamıza izin vermiyor. Hatta filmde doğru düzgün diyalog bile kullanılmamış. Anlaşılan yönetmen gereksiz dramatik sahnelerden kaçınıp tamamen savaş atmosferine odaklanmamızı istemiş. 

Savaşın anlatıldığı bir film olmasına rağmen kan ve düşman askerinin geçtiği tek bir sahne yok. Ayrıca genelde savaş atmosferi yaratmak adına çatışma, silah, top ve bağırışma sesleri kullanılır ancak Nolan atmosferi sessiz tutup gerilimi müziklerle vermeyi tercih etmiş. Arka fonda ise sürekli “Tik Tak” sesleri duyuluyor. Bu da zamanın kısıtlı olduğuna gönderme. 

Doğru düzgün diyalogun olmadığı filmin senaryosu 76 sayfa sürmüş. Çünkü yönetmen bütün ince ayrıntıları senaryoya yazmış. Verdiği bir röportajda ise “Baktığınızda anlatış tarzım epey karmaşık gözükebilir ancak emin olun hikaye çok sade ve yalın olacak.” demiş.

Dunkirk kesinlikle bir savaş filminden ziyade bir savaş simülasyonu. 

Yardımcı kaynaklar: gazeteduvar.com.tr , onedio.com,  filmloverss.com 

Bunlar da ilgini çekebilir:

Sevgiyi yayalım! Paylaş:

Bu hayatta en sevdiği aktivite olan yorgan altında film izlemeyi mesleği haline getirmeye karar verip, Ege Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema bölümüne girdi. Çocukluğundan beri geliştirmeye çalıştığı yazı dilini 7.sanat için kullandı. Sinema haricinde hayatının diğer vakitlerinde tam bir İzmir kızı olarak kordon boyunda iyot kokusunu içine çekmeyi, arkadaşlarıyla saçma şeylere gülmeyi ve müzik dinleyerek yürümeyi seviyor. Şu sıralar eğitimi için gittiği Kuzey Amerika’da geyik kovalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir